‘Yapmayın, etmeyin, DAÜ’yü yıpratmayın’ desek ne olacak?

ads ads ads ads
19/02/2020

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Şimdi ben “Yapmayın, etmeyin, DAÜ’yü yıpratmayın” desem, beni mi dinleyecekler? Ben olmasam da uyarı yapan başkası olsa ne fark eder? Yazıyor zaten köşe yazarları, başyazılara konu oluyor, televizyon programlarına tartışılıyor ama kimi dinleyecekler?

    “Yapmayın, sağduyu galip gelsin” dediğimizde ne olacak? Geçmişte birçok gazeteci yazdı, çizdi, televizyon programları yaptı da ne oldu? Kimi dinlediler? Oraları hep bir kavganın içinde oldu. Yine öyle olacak, yine kırıp dökecekler, birbirlerini yiyecekler, basına malzeme verecekler, dünya eleme rezil olacaklar.

    Sonra mı? Sonra da tüm bunlar bittiğinde, rüzgarlar dindiğinde, devirdiklerini toparlamaya çalışırlar. Ne gerek var ki bu kadar kavgaya, gürültüye? Maalesef siyasetin pençesi altındaki tüm kurumlar aynı kaderi yaşıyor… Siyasetin etkisi altındaki kurumlar nefes alamıyor. Siyasilerin hesaplaşma ya da rant sahasına dönüşüyor.

    Şimdi ne yapayım? Kim ne kadar suçlu, kim ne kadar masum onu mu anlatayım? “O onu yaptıydı ama öbürü de şunu yaptıydı” diye durayım satırlarca yazı mı yazayım? Yazıklarıma bakıp kimisi beni rektör taraftarı, kimisi de vakıf yöneticiler kurulu (VYK) yanlısı olarak mı görsün? Derdim değil yani, kim nasıl görürse görsün ama sıkıldık her birkaç yılda bir benzer şeyleri yazmaya da tartışmaya da…

    Bu ülkede hiçbir olumsuzluktan ders almıyoruz ki… Birileri gidiyor, başka birileri geliyor ama hesaplar hep aynı. Bir “paylaşamamadır” gidiyor. Kimisi ego savaştırıyor, kimisi politik hesapların peşinde koşuyor ama olan DAÜ’ye oluyor.

    Ne kadar klasik bir söz; “Olan DAÜ’ye oluyor” ya da “Tek kaybeden DAÜ olacak”… Bin kere atılmış başlıklar… Artık bunu okuyan kişiler de bu söze değer vermiyor… Altını ne kadar doldurursan doldur, artık herkes sıkıldı bu kavgalardan…

     DAÜ benim üniversitem, orada eğitim gördüm… 3 yıl da DAÜ’de çalıştım… Bir gönül bağım var, üzülüyorum… Orasıyla hiç münasebetim olmasa da DAÜ bu ülkenin bir değeri, uluslararası alanda isim yapmış önemli bir kurumumuz. Gözümüz gibi bakmamız gerekir DAÜ’ye… Orasını siyasilerin fink attığı bir arenaya çevirmeye ne gerek var?

     Siyasilerin burnunu soktuğu hangi kurum hayır etti ki? Siyaset maalesef en makul, en sağduyulu insanları ile şeytana dönüştürüyor. Tez elde bir yasal değişiklik yapıp, DAÜ’yü ve LAÜ’yü siyasilerin etkisinden kurtarıp tamamen özerk bir yapıya kavuşturmak lazım.

     Ne rektör VYK’yı yok sayabilir, ne de VYK rektörü işlevsiz hale getirip, kuklası haline dönüştürebilir. Birlikte çalışamazlar mı, hem üniversite için hem de ülke için ortak bir noktada buluşup, faydalı olamazlar mı? İlla ki kavga etmelerine, birbirlerini istifaya çağırmalarına gerek yoktur. Ortada yasalar var, tüzükler var, rektörün de VYK’nın da görevleri yasayla belirlenmiş durumdadır. Rektörün nasıl görevden alınacağı da öyle…

      Birilerinin birilerini itibarsızlaştırıp, bıktırıp, usandırıp da göndermeye, ya da siyasetin gücüyle darbe yapıp göndermeye hakkı yoktur. Siz birbirinizi yerken, (yine o klasik sözü söyleyeceğim) zarar gören üniversite oluyor. Koca koca adamlar bunu nasıl görmez, göremez?

     Birileri arıyor, “Üniversitenin 30 milyon TL aylık gideri var, bunun 25 milyonu personel gideridir. Şu anda üniversitenin kasasında 190 milyon TL var. İleriki günlerde üniversite darboğaza girecek. Bunu da yazın” diyorlar… Yazdım işte… Yazdığımda ne olacak? Bu ayrıntılara da gidebiliriz, personel sayısına, aldıkları maaşlara da değinebiliriz… Onlar da çok tartışıldı zaten…

     DAÜ’yü arpalık gibi kullanıp, geçmişte politik amaçlı birçok istihdam yapıldığı zaten defalarca yazıldı, tartışıldı. Üniversitenin daha ekonomik akılla yönetilmesini sağlayacak, sorunlarını çözecek yeni bir yasaya ihtiyacı olduğu hep söyleniyor ama bu yasa hiç yapılmayacak, siyasilerin orada egemenliğini yitireceği bir yasayı yapmasını mı bekliyorsunuz? DAÜ’yü gerçek anlamda siyasilerden arındıracak, özerk bir yapının olacağına inanıyor musunuz?

    Yapmazlar… Yapmazlar ama her birkaç yılda bir kavga çıkarıp, üniversiteyi rezil kepaze ederler. Koskoca Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı (KTHY) batırdılar da akıllanmadılar, ders almadılar. Üniversitelerimizin, Türkiye’de çok sayıda, çevre ülkelerde, (Avrupa’nın nispeten yeni ülkeleri Bulgaristan, Romanya gibi ülkelerde dahi) birçok rakibi var. Bu kadar rekabetin ortasında biz ülkemizin ilk üniversitesini, gözbebeğimizi rezil edip, kötü propagandaya kendi ellerimizle hizmet ediyoruz. Biz KTHY’yi batırdığımız gibi DAÜ’yü de batırırız da oralarda savaş çıkaranlar sorumluluk kabul etmez, kendinde suç bile bulmaz… Bravo bize… Başka ne diyeyim?

DİĞER YAZILARI
19/02/2020 19:22
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay, köşe yazısı, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.