HABER KIBRIS

Yeni Türkiye bizi nasıl etkiler?

ads
13/07/2018

ads

Birikim Özgür


Önümüzdeki 5 yıl Türkiye özel sektör mantığıyla yönetilecek.

Bürokrasi azalacak, devlet hızlanacak.

Sayın Erdoğan yapılamayan ya da geciktirilen işlerle ilgili mazeret üretme, suçu başkalarına yükleme lükslerinin olmadığını söylüyor.

Hedefi, 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek!

Eleştirel dille beton ekonomisi diye tabir edilen büyüme perspektifinin önü tıkalı.

İşin püf noktası eğitim reformu.

Eğitimde dünyanın en iyi 10 sisteminden birine dönüşmesi halinde Türkiye ekonomide de benzer bir sıçrama yapabilecek.

Yeni Eğitim Bakanı Ziya Selçuk kesinlikle bu iş için biçilmiş kaftan.

Çok değerli, tecrübeli bir eğitimci…

Kaygılara, eleştirilere sonsuz saygı duymakla birlikte Türkiye’nin önümüzdeki 5 yılda yeni sistemiyle büyük bir sınav vereceği aşikâr.

Kesin olan bir şey daha varsa o da Türkiye’deki gelişmelerin tamamen bizim irademiz dışında yaşandığı ve yaşanacağıdır.

Ancak yeni Türkiye’nin bizi doğrudan ilgilendiren birtakım özellikleri olacak.

Bu özelliklerin başında hızlı karar üretme ve uygulama kapasitesi gelmekte.

İlk bakışta Kıbrıslı Türkler için müthiş bir fırsat gibi görünen bu özellik aynı zamanda da bir tehdit unsuru.

Şöyle ki;

Kendi hedeflerimiz doğrultusunda her alanda kolektif bir vizyon, politika ve stratejik plan üzerinden yol almaya cehdedersek…

Yeni Türkiye’nin amiyane tabirle etinden ve sütünden ziyadesiyle yararlanabileceğiz.

Yok, eğer kendi kendini yönetme ve Türkiye ile ilişkiler konusunu “Na to kefari, na to mermari” deyimini doğrular nitelikte ele almaya devam edersek de…

Yeni Türkiye’nin hızı bizim için zulme dönüşecek.

“Na to kefari, na to mermari”  Rumcadan Türkçeye “nato kafa nato mermer” şeklinde geçmiş bir deyim.

Herhangi bir konuda farklı şekillerde bilgilendirildiği halde konuyu anlamamakta ısrar eden insanları tanımlamak için kullanılır.

“Bize balık verme, balık tutmayı öğret” derken harman kadar yer istiyoruz.

Ancak sistemimizi güçlendirmeye odaklanmadığımız gibi her krizde Türkiye’den medet ummaya da devam ediyoruz.

Döviz krizi bizi sistemimiz son derece kırılgan olduğu için fena vurdu.

“Düzeldi, düzeliyor” dediğimiz mali yapımız ilk krizde yerle yeksan olmak üzere.

“Sorun bizden kaynaklanmıyor, o yüzden Türkiye bize ilave mali destek sağlasın” demek aklımıza gelen ilk çare.

Hâlbuki imzalanan anlaşma mucibince Türkiye’nin bize sunmak zorunda olduğu 960 milyon TL’den azami düzeyde yararlanmak üzere yapısal düzenlemelerimize yoğunlaşabiliriz.

İlk krizde “düzeldi, düzeliyor” dediğimiz mali yapımız yerle yeksan olmuşsa bunun müsebbibi yıllardır bu ülkede yapısal düzenlemelere burun kıvırıp siyasi kariyerini popülizm üzerine inşa edenlerdir.

“Kendi kendine yetebilen bir sistem” idealini içselleştirememe ve siyasete buna göre yön vermekten kaçınma sorunu bizim en büyük krizimizdir.

Kimse kusura bakmasın ama yapısal reformları savunan siyasilerin “ahmak” diğerlerinin de “akıllı geçindiği” bu düzen artık yıkılmak zorunda!

Aksi takdirde Kıbrıslı Türkler varoluş mücadelesini kaybedecek.

Vizyonsuzluğumuzun bir izdüşümü de elektrikte yaşanmakta.

Yıllardır elektrik düzenimizi güçlendirmek ve maliyetleri düşürmek için kafa patlatanlar bu işin odağına sunduğu çeşitli olanaklar sebebiyle kablo projesini yerleştirdi.

Ancak bu vizyon Türkiye’den KKTC’ye bir elektrik kablosu çekmekten ibaret değil.

KKTC’deki kara deliklerin en büyüğü sayılan mevcut elektrik düzenini çağın gereklerine göre yeniden düzenlememiz gerekiyor.

Bu vizyonu savunanları sırf bu kablo bağlantısı Türkiye ile kurulacak diye “Türkiyeci”, karşı çıkanları da “yurtsever” addedip insan kaynaklarınızı hor görürseniz, kendinizi çıkmaz sokağa hapsedersiniz.

Bilhassa da yeni Türkiye ile muhatap olurken;

“Biz kabloyu istiyoruz” dediğiniz anda değil, elektrik sistemimizi güçlendirme ve maliyetlerimizi düşürme vizyon ve iradesine sahip olduğumuz kanaati oluştuğu anda kablo projesinin ete kemiğe bürüneceğini bilmekle mükellef olduğumuzu düşünüyorum.

Yeni Türkiye ile iş yapmak hem çok kolay hem de çok zor olacak.

Bu yeni dönemde siyasetimiz vizyon odaklı olduğu oranda kolaylıklarla, ezberler ve korkular üzerine inşa edildiği oranda da zorluklarla karşılaşacağız.

“Tevekkül ehli” olursak kolaylıkları “teekkül ehli” olursak zorlukları tadacağız.

Velhasılıkelam, yeni Türkiye bizi nasıl etkiler sorusunun cevabı, içinde gizlidir.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.