Ali Baturay yazdı: Umarız, odağına “insanın” konulduğu global bir iyilik dönüşümü olur

ads
ads
31/03/2020

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Umarız, odağına “insanın” konulduğu global bir iyilik dönüşümü olur

    Sürekli koşuşturuyorduk, hep bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyorduk…

    Kimi zaman bize saatler, günler yetişmiyordu…

    Kimimize kazandığımız para yetişmediği için daha çok çalışıyorduk, kimimizse paramıza para katmak daha fazla kazanmak için…

    Para kazanmak yanında yükselmek de istiyorduk, daha fazla yükselmek, makam elde ermek, daha fazla beğenilmek, daha fazla değer görmek, gözde olmak…

    Bunun için de hırs yapıyor, adeta savaş veriyorduk, amaçlarımız için en yakın arkadaşımızı bile harcamaktan çekinmiyorduk.

   Herkesin kendine göre küçüklü büyüklü hırsları vardı…

   Zaman değişmiş, teknolojik gelişmeler bizi bencil yapmıştı…

   Bir gösteriş, sonu gelmeyen bir gösteriş, peki kimin için?

   İnsanın insana gösteriş merakı, delicesine bir tüketime neden oluyor, gereksiz harcamalara…

   Ne oturduğumuz ev tatmin etmeye başladı bizi, ne sürdüğümüz otomobil, ne kullandığımız cep telefonu, ne pahalı takılar, ne de kıyafetlerimiz…

    Hep çabuk tükettik, bir borcumuz bitmeden diğer borca girdik, halbuki çok eskilerde eşyalarımızla bile bir bağ kurardık, örneğin otomobilimiz bir yakınımız gibi olur, satmaya, elden çıkarmaya kıymazdık ama artık öyle miydi? Artık manevi değerin önemi kalmamıştı bizim için.

    Hep daha yenisini, hep daha modernini, hep daha pahalısını satın alarak, adeta hayatımızı, geleceğimizi ipotek ediyorduk…

    Ne gezmeler kesti bizi, ne tatiller, ne yeme içme partileri…

    Hep geleceğimizden kestik, borçlandık, tatillere çıktık, yedik içtik doyasıya…

    Bunları bol bol da sosyal medyadan paylaşıyorduk, çoğumuz güzel anlarını ölümsüzleştirmek için değil nispet için yapıyordu, başkaları kıskansın ya da “vay be” desin diye.

    Sosyal medyada başka hayatlar kurduk, büyük harcamalarla elde ettiklerimizi burada teşhir etmeliydik, hatta olanı daha da büyük ya da fazla göstererek, sanal dünyamız içinde de kaybolduk gittik.

    Paramız olmasa da imdadımıza yetişen sihirli kartlar, kredi kartları bizi kendine hapsetti. Bir baktık ki biz kredi kartları için çalışıyormuşuz, adeta hayatımızı ipotek almış…

   Tüketirken tabii çevremizi de dünyamızı da tüketiyorduk, bitiriyorduk…

    Doğal felaketler bize ciddi uyarılar veriyordu ama kısa sürede unutuyor, bildiğimizi okumaya devam ediyorduk…

   İnsanoğlunu bitmez hırsları ile dünyayı bitiriyordu ama farkında değildi.

   Kişilerde hırslar vardı da ülkeler arasında yok muydu? Vardı tabii ki, birbirleri üzerinde hakimiyet kurmak en güçlü olmak ya da dünya düzeninde kendine iyi bir pay kapmak, yer edinmek isteyen ülkeleri de insanlar yönetiyordu sonuçta…

    Ülkeleri yönetenlerin hırsları, bencillikleri, doymazlıkları, güç savaşları, halkları mağdur etti, milyonlarca insan yaşamını yitirdi, milyonlarcası antidemokratik şekilde baskı altında, milyonlarcası fakirlik çekiyor, milyonlarcası göç ediyor, bilinmeze sürükleniyor…

    Bunları konuşanlara, yazanlara, kitaplaştıranlara, belgesellere, filmlere çekenlere de hep tuhaf bakıyorlar.

    Çoğunluk, “Bunları mutlaka dert edinmiş bir azınlık vardır” diye düşünür… Onlara göre, bu tuhaf azınlık, dünyaya hep farklı bakmıştır zaten… Global düzene alışamamış aktivistler olarak bakarlar onlara…

    Hep derlerdi ya, “Kişiler de ülkeler de hırslarından, doymazlığından kurtulmalı. Dünyayı bu kadar hor kullanmanın bir gün bedelini ödeyeceğiz. Gelecek kimin haklı olacağını kanıtlayacak…” diye de çok uzak bir gelecek olduğu için umurumuz bile olmazdı. İşte o uzaklar yakın oldu, geldi bizi buldu…

     Bakın oldu işte… Koronavirüs salgını adeta zamanı durdurdu, hayatta delirircesine önemsediğimiz, canımızı yediğimiz, kendimizi parçaladığımız hiçbir şeyin önemi kalmadı.

     Her ne kadar da bu salgının da bir dizayn, bir yeniden yapılanma, dönüşüm projesi olduğunu, bir Amerikan entrikası, Hollywood kurmacalarının hayata uyarlanışı olduğunu iddia edenler olsa da şu an tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz ve bu nedenle hayata ara vermek, ertelemek, umarım neredeyse düşünme yetisini yitiren insanoğluna düşünme şansı verir.

   Gerçekten bir dönüşüm olacaksa, (pek umudum yok ama) umarım hataların, ölümcül hırsların, doymazlığın törpülediği, odağına “insanın” konulduğu global bir iyilik dönüşümü olur.

31/03/2020 20:39
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Ali Baturay yazdı: Umarız, odağına “insanın” konulduğu global bir iyilik dönüşümü olur
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.