Zihniyet değişmedikçe yıllar geçse, takvimler değişse ne olacak?

ads ads ads
01/01/2022

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Yeni bir yılı karşıladık… Yeni bir şey yok aslında, takvim değişti yalnızca…

  Eskiden klasik bir söz vardı “yeni yılı coşkuyla karşıladık” diye, gazeteler hep bu başlığı atardı, buna itirazlar olurdu, “herkes coşkuyla karşılamaz, genelleme yapmayın” diye.

  En azından o başlık pek atılmıyor artık, Covid-19 salgını ve ekonomik krizler, böyle başlıklar atılmasını, böyle sunuşlar yapılmasını da engelledi.

  Ne coşkusu? Tam tersine hemen herkeste endişe var, kimse önünü göremiyor, en kötü yıllardan birisini geçirdik ve öngörüler 2022’nin daha kötü olacağı yönünde.

   Takvimler değişti, yıl 2022 oldu diye bir şey değişecek değildi tabii ki…

   Ancak adettendir, hep iyi dileklerde bulunulur, geçmiş yılda yaşanan kötü şeylerin yeni yılda olmaması, çok daha iyi şeyler olması temenni edilir.

   Keşke dilekler gerçekleşse ama öyle olmuyor işte, son yıllarda gördük ki bir sonraki yıl hep öncekini aratır oldu, hep daha kötüye gidiyoruz.

   2020 için “gitsin de kurtulalım, ne kötü bir yıl” denilmişti ama 2021 ondan daha beter oldu.

   Yılın adı değişir, geçmiş yılın olayları sıralanır, istatiksel veriler sunulur ama hayat kaldığı devam eder…

    Ne yanlışlardan ders çıkarılır ne de daha iyisi olsun diye çaba gösterilir…

    Covid-19 salgını ve döviz krizi, dış kaynaklı sorunlar ama sorunlara karşı dirayetli bir devlet değiliz.

     Yeni koşullara uyum sağlayamıyoruz, sorunlara çözüm üretemiyoruz, dünyada sorunlarla nasıl mücadele edildiğini izliyoruz, biliyoruz ama kendimize uygulayamıyoruz.

    İllaki kendi bildiğimiz yöntemlerle mücadele etmek istiyoruz.

    Uygulanmak istenenler yöntem bile değil aslında ezberdir…

    Bu ülkeyi yönetenler de toplumun büyük bir kısmı da ezberini bozmak istemiyor, böyle olunca da sorunları çözemiyoruz, hatta işi daha kompleks bir hale çeviriyoruz.

    Kimse hiçbir özveride bulunmadan, bazı radikal ama rahat bozucu tedbirler almadan bu düzene böyle devam edileceği sanılıyor.

    “Bağımlı ekonomiye” taparak ve ona sımsıkı sarılarak, kendi ayakları üzerinde duracak bir toplum yaratılamaz.

     Kamuya açık alanlarda şükran çekerek, perde gerisinde “Türkiye her işimize karışıyor” diye şikayet ederek, diğer taraftan eli açık para dilenerek kendi ayakları üzerinde durulamaz.

     Bu sistemin böyle gitmeyeceği defalarca kanıtlanmasına rağmen, yine de bu ezberden dönülemiyor.

     Kronik hiçbir sorunu çözemeyen, küresel sorun Covid-19 salgınıyla ilgili çaresiz kalan, döviz krizinde yere serilen, teslim bayrağı çeken ama sanki her şey tamammış gibi davranan yöneticilerimiz var…

    Ülke yönetiminde 2021’de de partizanlık, ihmal, istismar ve beceriksizlik hakimdi…

    Örneğin aylarca “Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu (KIB-TEK) nasıl batırabilirim?” diye uğraştılar adeta… Yanaştılar batırmaya, az kaldı…  

    11 ay süren azınlık hükümeti, sayısız fiyaskoya ve başarısızlığa imza attı, defalarca “bu kadarı da olmaz” dedik.

    Her defasında daha kötüsünü yaptılar, görmeye, duymaya alışık olmadığımız yığınla olay yaşandı…

      İki yıldır Covid-19 salgınıyla uğraşıyoruz, reel sektör büyük yara aldı ama hükümetlerin gözbebeği yine devlet daire ve kurumlarıyla, devlet çalışanları oldu.

     Reel sektöre hiçbir şey yapılamadı, batan, mahvolan, borca gömülen, temelli kepenk indiren reel sektör için çare üretme kabiliyetini gösteremedi ülke yöneticileri.

      “Devleti ilelebet yaşatacak” olanlar, üniversiteli işsiz gençlerimizi, “ucuz işgücü olarak” Rum işverenin insafına terk etti.

      Döviz cayır cayır yaktı bu ülke insanını da bu yangını söndürecek bir niyet bile göremedik.

      Ne çare üretebiliyorlar ne de önerileri değerlendirebiliyorlar…  

      Ülkemizde ciddi bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var ama buna yanaşan yok.

       Yakında seçim var, siyasi partiler manifestolarını dağıtmaya başlayacak, oralarda çok güzel şeyler yazacak da ne kadarı uygulanacak acaba? Umutlu olalım mı?

      Zihniyet değişmedikçe yıllar geçse, takvimler değişse, yeni yeni yıllara girsek ne olacak?

DİĞER YAZILARI
01/01/2022 21:28
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.