Nisan birmiş!
01/04/2011
BEYAZ GÖLGE
Çok yakın bir arkadaşım bugün bana, “Sen bir şey yazmadın mı bu hafta?” diye sordu. “Yok” dedim. Sonra bana “1 Nisan’ı yaz” dedi. “Olabilir aslında” diye karşılık verdim ama kafamda ne yazabileceğime dair en ufak bir fikrim yoktu. Bir başlangıç noktam bile yoktu. Ta ki bir bankamatik tarafından şakalanana kadar. Bunu size anlatacağım ama gülmeyeceğinize söz vermeniz lazım.
1 Nisan, ya da nisanbiiiir, hepimiz biliyoruz bu günü. Çocukken çok daha anlamlı bir gündü. Çünkü anlamsız şakalarla kandırmaca oynamak ve eğlenmek güzeldi. “Kafanda böcek var” deyip daha bakmaya fırsat vermeden “nisaaaan biiir” diye kandırdığını düşünerek, bununla eğlenmek. Büyüdükçe ya umursamaz olduk bu ilginç geleneği ya da kandırılmak ve “aptal” durumuna düşürülmek ağır gelir oldu. Yalan söyleyebilmeyi bir günlüğüne haklı bir nedene bağladık. Nisan’ın biri, şakanın günü; yalan söyleyebilmek, insanları kandırmak ve sahte zaferler üzerinden eğlenebilmek olanağı sundu bize.
Kandırılmak ağırımıza gitse de başkasını kandırmanın verdiği garip tatmin şaka yapmaya devam etmemizin gerekçesi oldu. Tabi herkes bu kadar ciddiye almıyor bu günü ama alanların sayısını azımsamak oldukça güç. Her yıl en garip, en korkunç şakaları yapanlara ana haber bültenlerinde bile yer veriyorlar. Yapılan şakalar bazen “bu kadar da olmaz” bile dedirtiyorlar.
Kaynaklara göre 1 Nisan, batı dünyasında şakaların tolere edildiği, resmi olmayan bir tatil şeklinde geçiyor. Bir nisan ile kandırmacanın arasındaki bağlantının bilinen ilk kaydının da İngiliz yazar Chaucer’in 1392 tarihli Canterbury Tales adlı eserinde olduğundan bahsediliyor. (Chaucer’in hikayesinde kibirli horoz bir tilki tarafından kandırılıyor.) Yani tarihin ve edebiyatın eski dönemlerinde temelleri atılmış bu bağlantının. Üstelik bir gelenek haline gelmiş ve günümüze kadar taşınmış. Dediğim gibi bizde etkilerini hafifçe gördüğümüz bir nisan aslında başka ülkelerde bir kısım insan tarafından oldukça ciddiye de alınıyor. En popüler kandırmacalar listeler halinde uzayıp gidiyor. Gelelim bu yıl ki “bir nisan”a ve benim nasıl aslında kandırılmış olmayı tercih edeceğime.
Ben şahsen böyle kandırılmaktan hiç hoşlanmam ve “nisan bir” gününden de bu sebepten pek çekinirim. Hatta şakalanmamak için şaka yapmamaya özen gösteririm, hani etme bulma hesabı. Bu bir nisanda sadece bir tek kişiye şaka yaptım, o da önceden (üstelik “nisan bir” olmayan bir günde) o kişi tarafından şakalandığım için. Tamamen intikam maksatlı. Oldukça da başarılı bir şakaydı doğrusu ancak fazla uzatmadım. Günün geri kalanını da sakince geçirdim ve işten ayrıldım. Tam da kendi kendime, nasıl da kandırılmadan bir başka “nisan bir”i atlattığımı düşünüyordum, bankadan para çekmem gerektiğini hatırladım. Banka kartımı bankamatiğe yerleştirdim, pin numaramı girdim, nakit miktarını girdim vesaire… Paramı almayı bekliyorum. Kart bankamatiğe sıkıştı. Hani çok yorgunsunuzdur, bir an önce eve gitmek istersiniz de karşınıza çıkan aksilikler kötü bir şaka gibi gelir. Bu da tam öyleydi. İroniktir, bu başıma gelenin şaka olmasını tercih ederdim. Bankamatiğin birden kırmızı ışıklar yakıp söndürüp “sayın müşterimiz, NİİİSAAAAN BİİİR, bir dakika içinde kartınızı ve çektiğiniz tutarı iade edeceğiz” demesini tercih ederdim. Fakat bunun yerine günün ve haftanın sonunda parasız bir şekilde kalakaldım. Banka kapandı, kartımı ve paramı alabilmek için pazartesini beklemek zorunda kaldım. Yani bir gerçekle şakalandım bu bir nisan. Komik aslında. Çok da sinir bozucu. Bütün bir haftanın, o haftanın son günün yorgunluğu omuzlarınızda, eve gitmeye can atıyorsunuz ama bir makine sizinle dalga geçebiliyor.” Kartını yuttum, haftasonu seni parasız bıraktım” diyebiliyor yani.
Ben de Yalın’dan “Ah be kardeşim” şarkısını dinledim üstüne. Yapabilecek daha iyi bir şey yoktu çünkü, nasıl diyor şarkıda “Kavgası, tasası , savaşı, aşkı, derdi...ah be kardeşim başına ne geldi..”
- Annem söylerdi de inanmazdım…
- Dönüşüm muhteşem oldu!
- Bir orkestra deneyimi
- Evlenmeli mi evlenmemeli mi?
- Bugünkü yıldız falınız diyor ki...
- Üzerinden bir yıl geçmiş gibi…
- Noel'den kaçarken Yeni Yıl'a tutulmak!
- Şapkadan tavşan çıkarsa…
- Siz hiç özlediniz mi?
- Bıraktığım yerden başlarken… Umutla…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































