Cahilliğin Böylesi
15/12/2011
Deniz Gürgöze
Suudi Arabistan'da yayınlanan fetvada kadınların araba kullanmaları halinde 10 yıl içinde ülkede bakire kalmayacağı iddia edildi… bu haberi okuduğum günden itibaren düşünüyorum da ne kadar cahil ülkeler varmış üstelik bu ülke Müslüman ülkesi.
Dünyada kadınların otomobil kullanmasına izin verilmeyen tek ülke olan Suudi Arabistan… olacak iş değil ama ne yazık ki öyle….
Kadınların ikinci sınıf olduğu bu ülkede kadın hakları yok. Hakkı da hukuku da veren ve uygulayan Ülkenin en yüksek dini otoritesi sayılan "Meclis el Ifta el Ala".
İşte bu Meclis El Ifta El Ala tarafından, yasamadan sorumlu Şura Konseyi'ne sunulmak üzere hazırlanan raporda, yasağın kalkması halinde ülkede fuhuşun, pornografinin ve eşcinselliğin de yaygınlaşacağı öne sürüldü. Ne hasla???
Raporda, yasağı kaldırmanın Suudi Arabistan'daki boşanma vakalarını artıracağı da savunuldu. İlginç tabi… Raporda, kadınlara direksiyon yasağı uygulamayan Müslüman ülkelerinde, bahsi geçen 'ahlaki çöküntü'nün yaşandığı vurgulandı. Vurgulandı vurgulanmasına da kadınlar günah keçisi ilan edilirken adamlar kendilerini bir kadının dünyaya getirdiklerini unutuyorlar mı anlamadım doğrusu.
Ben feminist bir kadın değilim. Kadınla erkek eşit demedim demem de… ama kadınların artık erkeklere oranla daha fazla üstünlük gösterdikleri gerçeği de ortadadır. Kadın artık bir erkeğe muhtaç değildir. Tam aksine erkeğin muhtaç olduğu kadındır. Gerek özel yaşantıda gerekse genel yaşantıda kadınların aktif rolü yüksektir. Erkekler kadınları genelde ev hanımı olarak görmek ister. Zaten iş kadınları hem ev kadını hem de iş kadını görevini başarıyla yürütmektedir. Ama erkekler hiçbir zaman ev ile işi bir arada yürütememiştir. (ender örnekler çıkabilir)
Suudi Arabistan, şeriat yasalarının anayasa olarak kabul edildiği bir krallıktır. Krallığın hüküm sürdüğü ülkede doğaldır ki erkek egemen bir yapı mevcuttur. Şeriat kanunlarının geçerli olduğu bu ülkede gelişme imkansızdır. Kadınların hayvandan aşağı bir konuma konulduğu bu ülkede kadınlara hapis cezasının yanında, dayak, kötü muamele, tecavüz, kırbaç ve recm (taşlayarak öldürme) vb. çağdışı cezalar da veriyor.
Hiçbir ülkenin ses çıkarmadığı bu kötü uygulamalar kadına yönelik olurken, erkekler krallar gibi yaşıyor. Her erkeğe 4 kadın eş düştüğü bu günde boşanma halinde yine kadın ikinci planda kalarak, nafaka ve çocuğun velayeti gibi konularda erkeğin üstünlüğü yine ortaya çıkıyor.
Bakın kadınlar daha nelere maruz kalıyor;
• kadınlar, yasal olarak araba ya da bisiklet kullanamıyor.
• Din polisi korkusundan kendi mahallelerinde bile tek başlarına dolaşamayan kadınların Suudi Arabistan sınırları dışına çıkmak için kocalarından ya da babalarından izin almaları gerekiyor.
• Eğer bir kadın çocuklarıyla birlikte ülke dışına seyahate gitmek isterse çocukların babasından yazılı izin almak zorunda.
• Uçağa binmelerine izin var ama havaalanına kadar bir şoförün bırakması şart koşuluyor.
• Bir kadının yanında kendisine eşlik eden erkek bir akrabası olmadan taksiye binmesi ahlaksızlık olarak görülüyor.
• Riyad, bir kadının otobüse binebildiği tek kent. Burada da otobüslerde kadın ve erkeklerin bölümleri ayrı. kadınlar otobüse ayrı bir kapıdan binip arkada kendilerine ayrılan yerde seyahat ediyor.
• Evlerin çoğunda kadın ve erkekler için ayrı girişler var.
• kadınların bir restorana tek başına girmesine izin yok. Din adamları, kadınların aile restoranlarında yemek yemesinin haram olduğu inancında. Uluslararası zincirlere ait restoranlarda da kadınlar ve erkekler ayrı bölümlerde oturuyor.
Anlaşıldığı gibi kadınlar dünyadaki tüm hakları kullanırken Suudi Arabistan’da bu haktan mahrum edilmekle kalmıyor tamamen cahil zihniyetlerin KÖLESİ oluyorlar…














































































































































