O bir ekoldür
29/05/2011
Deniz Gürgöze
‘Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarından biri olan Raif Rauf Denktaş, siyaset hayatındaki tecrübesiyle ülkesini en iyi şekilde müdafaa eden, siyaset hayatındaki istikrarlı duruşuyla Kıbrıs Türklerini kendinden fazla düşünen tarihi bir siyasetçi’
‘Vatan aşkı uğruna babalık görevini yerine getirmemenin sıkıntısını yaşayan Kurucu Cumhurbaşkanı Raif Rauf Denktaş, seksen yedi yıl süren yaşamını, devleti üzerine kurarak vatanı için hayatını hiç düşünmeden yok saydı’
Her ne kadar düşüncelerimiz tam örtüşmese de benim için Denktaş bir ekoldür. Tek kelime ile gelmiş geçmiş devlet adamları içerisinde en zeki olanıdır.
Gerek devlet adamı olarak çizgisinden sapmamış, inandıkları uğruna savaş vermiştir.
Öncelikle büyük geçmiş olsun diyerek başlamak istiyorum yazıma… yoğun bakımda olduğundan dolayı henüz geçmiş olsuna gidemedim. Ama böylesine bir lideri kalemime de almadan edemedim.
Sn Denktaş ile röportajlar yaparak görüşme şansım oldu… Özellikle Kıbrıs konusu söz konusu ise en fazla bilgi sahibi olan kişilerden birisi de odur. Denktaş kendini bir davaya adamış ve o dava uğruna birçok şeyden vazgeçmiştir.
Bir röportaj esnasında ona farklı şeylerden konu açmak istedim ve çekinerek de olsa sordum…

*Oğlunuz Serdar Denktaş ile aranız nasıl?
-Neden? dedi.
*Size çok resmi konuşuyor. Siyaset dışında bile size Denktaş Bey diyor. Yani neden size BABA diyemiyor ya da siz ona nasıl bir BABA oldunuz? Dedim.
Düşündü ve gülümsedi…
-Ben aslına çok iyi bir baba olmak isterdim ama olamadım… Çok iyi bir devlet adamı olursanız çok iyi bir baba olmazsınız dedi. Çocuklarıma istediğim gibi zaman ayıramadım... Çünkü onlar çocukluklarını yaşarken ben ülke sorunları ile boğuşuyordum. Evime uğrayacak vaktim bile yoktu. Eşim iyi ki çok anlayışlı bir kadındı… Çok zaman ona toplantıların olduğunu söylemez eve günlerce gitmezdim. Hatta 1963 olaylarında yatağımızın altında sakladığım kasalar dolu silahı kitaplarım diye söylemek zorunda kalmıştım bunu öğrendiği zaman bile beni hiç sorgulamadı… Bana destek oldu tam aksine... Genelde çocuklarla da hep o ilgilendi. Ben onlarla bir baba gibi ilgilenemedim. Devletim, ülkem ve halkım onlardan öte oldu aslında… Bu yüzden bir yanım yaralıdır.
* Eminim zor olmuştur sizin için … dedim ve yüzüme yine gülümseyerek baktı…ve konuşmaya başladı…
-Siyaset aile yaşantımı muazzam etkiledi. Eşim sabrı ve anlayışı olmasaydı aile yaşantısını ayakta tutmayı başaramayacaktım. Eşini çok zor şartlar altında bıraktım. Uzun zaman Türkiye’de kalmak zorunda kaldım. Eşim dört çocukla yalnız kaldı. Ölüm ve yakalanma korkusuyla yaşanan belirsizlikler ile eşimi de çok üzdüm. Evimizde Kıbrıs meselesinden başka mesele konuşmuyordum. Çocuklarıma gereken ilgiyi göstermedim bu yüzden. Tüm bunlarla birlikte hem anne hem baba olmayı başaran eşime çok şey borçluyum.
Tabi röportaja daha başlamadan önce sorduğum bu sorular Denktaş Bey’in babalık duygularının yoğunluğunu açıkça belli etmişti ama bu duyguları gösterememesinden dolayı da bir tarafı yaralıydı…
Şu an çok hasta. Oğlu Serdar Denktaş ve eşi Aydın Hanım onun yanından hiç ayrılmıyorlar… Bence bir baba olarak oğluna babalık duygularını iyi yaşatamamış, eşinin de yanında pek fazla zaman geçirememiş olabilir.
Ama bir devlet adamı olarak çok şey kanıtlamıştır…
Acil şifalar diliyorum….














































































































































