Advertisement

Advertisement

İstanbul’un fethi münasiptir

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
26/08/2011


BEYAZ GÖLGE BEYAZ GÖLGE


Atatürk Havalimanında oturuyorum, uçağımın kalkmasını bekliyorum. Bir fincan kahveye 8. 50 lira vermeyi reddediyorum. Sabah sabah beynim kafein desteğinden mahrum İstanbul’a veda ediyorum. Macera sona erdi. Bütün güzel şeyler gibi; olacaktı, oluyordu derken dosyalanmak üzere diğer anıların yanına kaldırıldı.
Bundan on gün kadar önce bir maceraya atılmak, değişik bir şeyler yapmak ve alışılmışımın dışına çıkmak için kendimi yiyip bitiriyordum. Sonra tatil imkânının bana gülmesiyle seçimimi yaptım ve macera hedefimi belirledim. İstanbul’u yalnız başıma keşfedecektim. Evet, İstanbul’a daha önce gitmiştim ama hiçbirinde şehri keşfetmeye imkânım olmamıştı. Bu kez fırsattı, tam zamanıydı.
Annem daha önce bana şöyle demişti: “…..Hiç bilmediğin bir yere kalkıp tek başına gidecek cesareti nasıl buluyorsun?”
O zaman da sormuştum kendime, “Cesur mu?” “Ben cesur muyum?” Cesaret kendime yakıştırdığım son şeydi. Oysa keşif, cesaretmiş!. İçimde bunu yalanlayan bir titreme olsa da sanırım cesurum ben. Bilinmeyeni keşfetmeyi ve ondan öğrenmeyi seviyorum galiba. Ancak, oraya varana kadar akla karayı seçiyorum. Çok zor bir şey cesur olmak, çok.
İlk gece, havaalanında uçağımın kalkmasını beklerken bunları geçirdim aklımdan. Gergindim, biraz mutlu biraz da heyecanlı. Mutlaka her şeyi not almalıyım diyordum, bir anı bile kaçırmamalıyım. Çünkü her şey keşfin, maceranın bir parçasıydı. Bütün ayrıntılar bir araya geldiğinde bunun ne kadar farklı bir deneyim olduğunu ortaya koyacaktı.
Pistin en sonundaki uçağıma yürürken daha da çok düşünüm özgürlüğü, “cesareti”. Ve o soruyu sordum kendime: “Korkuyor musun?” Cevap büyük ve net bir “Evet”ti.
Korkuyordum ama yapıyordum. Korkuyordum ama korkuya sıkı sıkı sarılıyordum. Korkuyla yüzleşmek dehşet bir adrenalin dopingiydi. Tavsiye ister misiniz? Korkak bir cesaretiniz olsun. Korkun ama yüzleşin de, çünkü ne demiş Nietzsche; “ Seni öldürmeyen şey, seni güçlendirir.”
Uçak yolculuğum da taksi yolculuğum da rahat geçti. Merkeze epeyce uzakta oturan, üniversiteden beridir görmediğim bir arkadaşıma misafir oldum. Biraz hasret giderdikten sonra elime bir harita bir de kroki tutuşturdu. Gündüzleri çalışıyor olacağından bu İstanbul acemisinin kaybolmadan, kendi başına gezmeyi başarması gerekiyordu.
Ertesi gün İstanbul’un keşfine bildiğim bir yerden başladım. Taksim’den. Böylece ilk etapta işleri kendim için biraz kolaylaştırdım. Bir yandan yalnız gezmeyi garipsiyordum ama bir yandan da seviniyordum bu yolculuğa yalnız çıktığıma. Hani turla, aileyle ya da arkadaşlarla bir tatile gidersiniz de sonunda şey dersiniz, “Gitmek istediğim bir sürü yer vardı, oraya çektiler buraya çektiler, hiçbirini yapamadım.” Yalnız olmayınca yapamıyorsunuz işte. Ben bu keşifte tam da onu yaptım, yemek yerken saatler harcadım, ilginç bir şeyler bulduğum tezgâhlar önünde kararsız kaldım, kıyıda köşede kalmış pasajlara girdim, bir yol ayrımına geldiğimde “Haydi bu defa da sola sapayım” dedim. Çünkü beni yönlendiren kimse yoktu. Yeni renkler, yeni tatlar, yeni kokular ve yeni sesler keşfettim.
Üstelik İstanbul, kendini saklamadı. İlk günden kendini teslim etmeye hazırdı.
Yaşıyor İstanbul, kalp atışlarını duyuyorsunuz. Geçmişine sıkı sıkı bağlı, onu örümcek ağı gibi saran yeni yüzyılın keşmekeşine rağmen yaşıyor. Altmış bir metre yükseklikte, Galata’nın tepesinde hezarfen oluyorsunuz. Ortaköy’de kumpir sırasında sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Büyük Ada’da renklere boğuluyorsunuz.
İstiklal Caddesi’nde zamanı unutuyor, Boğaz turunda Rumeli’yi selamlıyorsunuz. Bakırköy’de yemek yiyip, Sefaköy’de geceyi geçirip, Mecidiyeköy’de alışveriş merkezi gezerek İstanbul’u köy köy öğreniyorsunuz.
Sonra da Sertab Erener’e İstanbul şarkısında hak veriyorsunuz. O da der ki “Kimisi sadece işinde gücünde, Kimisi sadece heyecan peşinde,Kimisine sorulmaz bile derdi ne…. Gelip bu şehri bozan
Bu şehre gelip bozulanlar, Hepsi aynı kazanda kaynıyor İstanbul’da….”

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK BEYAZ GÖLGE

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.