Advertisement

Advertisement

Eğlenmek için Ölümü Bekleyenler Var

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
02/09/2011


Deniz Gürgöze Deniz Gürgöze


Bayramların da düğünlerinde eğlencelerinde tabiri cayiz ise ölümün bile artık tadı tad değil…
Zor günler yaşamadım…yani yoksul olmadık hiç ama çok zengin de olmadık. Ailem bize her istediğimizi aldı ama alırken de abartmadı. Bayram olduğunda alınan giysilerin ayakkabıların anlamı vardı. Öpülen ellerin ve beklenen harçlıkların…. Evler dolar dolar taşardı bayram ziyaretine gelenlerle… yemekler yapılır, kalabalık bir masada tüm aile yemek yerdi. Paranızın olmasına gerek yoktu çünkü gelen bereketiyle gelirdi… büyükler hatırlanır ve evlerinde ziyaret edilirdi…ailemle tüm gün ev ev akrabalarımızı gezer ve ziyaret ederdik. Her gidilen evde izaz ikram bol olurdu.
Bakıyorum da yaşım ilerledikçe bunların hiçbirisinin kalmadığını görmek üzdü beni… aslında bu anlamlı günleri yok eden yine bizleriz. Her şeyin bolluğu bozdu bizleri. Alma gücünün artması… araba ile mesafelerin kısalması… yoğun çalışma temposundan dolayı dinlenme ihtiyacının gezmekten öteye geçerek ziyaretlerin artık ikinci plana itilmesi… tatil olarak kullandırılan iş günlerinin bayramla birleştirilip, yurt dışı tatiline dönüşmesi ve bayrama önem verilmemesi her şeyi değiştirdi. Yok etti…
Aslında yok olan sadece bayramlar değil…
Ölüm bile artık sıradan gelmeye başladı…. Genç yaşta artan ölümler..özellikle de trafik kazalarının ve kanser vakalarının artmasıyla zamansız ölümler bizleri üzse bile yine de yok olan kültürümüze sahip çıkan yok.
Nenem ve dedemin öldüğü günü hatırlarım. İlkokul çağlarındaydım. Çok severdim ikisini de... genç ölmüşlerdi. Biri 52 yaşında biri ise 60’ına gelemden… Kanser onları erken almıştı aramızdan. Onların ölümü çok üzüntü yaratmıştı evimizde...hatta 40 gün televizyon izletmemişti annem… ayıp demişti. Yas tutmuştuk. Onlara duyduğumuz saygının göstergesiydi bu. Uzun süre makyaj yapmamıştı annem... ve eğlenceli yemekli ortamlara da gidilmedi çok uzun süre. Şimdi bakıyorum da ölenle ölünmüyor denip, eğlencede atıyor birçoğu acısını... 40 güne ne hacet 2 gün bile izlemeden edemiyorlar televizyonu…
Hatta neye şahit olduğumu yazsam size şaşarsınız… babasını o gün toprağa vermiş bir kadın gecesi facebook’larda chat yapıyordu… yani ölüm ne hallere şahit olmamıza sebep atık.
Bir yıl önce yitirdiği eşinin her gün mezarında ağlayan bir adam her gün facebook ve msn ortamlarında eş arıyor. Daha eşinin kemikleri toprakla kavuşmadan nikâh bile kıyıyor.
Ben anlamıyorum! Ölüm insanlara şaka mı gibi mi geliyor yoksa gerçek olduğunu bilerek mi yapıyorlar bu anlamsız davranışları? Yani ölüm sizi sevdiklerinizden ayırdığı an hayatınız değişiyor. Ölüye bile saygıyı gösteremeyen bir toplum oluyoruz. Tabi herkes bu şekilde değildir. Genelleme yaparak birçok kişiye haksızlık etmek de istemem. Yok olan değer yargılarınız zamanla kişiliğinizi de yok ediyor… Ölümün an kadar yakın olduğunu düşünerek yaşayın hayatı… ama saygılı

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Deniz Gürgöze

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.