AB'de, yasa dışı İsrail yerleşimlerine yönelik yaptırımlar için oy birliği aranıyor
12/06/2026
Avrupa Birliği'nde (AB), yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik olası yaptırımlar tartışılırken, Birlik kaynakları bu konuda karar alınabilmesi için üye ülkelerin oy birliğinin gerektiğine işaret ediyor.
Yaz tatili arasından önce, 15 Haziran'da yapılacak son Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın gündemine dair bilgiler veren üst düzey AB yetkilisi, Gazze'deki durumun, Filistin yönetiminin reform gündeminin ve AB'nin bu sürece sağlayacağı desteğin ele alınacağı ifade etti.
Bakanların ayrıca yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik olası adımları değerlendireceğini söyleyen yetkili, yaptırımların AB'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (CFSP) kapsamında ele alındığını, dolayısıyla "oy birliği" gerektirdiğini belirtti.
Yetkili, İsrail yerleşimleriyle ticaretin kısıtlanmasına yönelik ve nitelikli çoğunlukla kabul edilebilecek farklı bir hukuki zeminde hazırlanmış herhangi bir teklif bulunmadığını dile getirdi.
Bu nedenle üye ülkelerin değerlendirmesine sunulmuş somut bir ticaret tedbiri önerisinin bulunmadığını belirten yetkili, bu konuda karar alınabilmesi için öncelikle ilgili hukuki dayanakta bir teklif hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Birlik içinde son dönemde yasa dışı yerleşimlerle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlar ile yerleşim ürünlerinin Avrupa pazarındaki durumuna ilişkin tartışmalar yoğunlaştı.
Uluslararası hukuk alanında faaliyet gösteren Global Echo Litigation Center'ın son raporu, 2017-2026 döneminde Avrupa'ya ihraç edilen İsrail tarım ürünlerini taşıyan 5 bin 900'den fazla sevkiyatın yüzde 17,2'sinin yasa dışı yerleşim bölgelerinden geldiğini ortaya koymuştu.
AB, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimlerini yasa dışı kabul ediyor ve bu yerleşimlerin iki devletli çözüm perspektifini zayıflattığını belirtiyor. Ancak AB yetkilileri, yerleşimlerle ticaretin kısıtlanmasına yönelik somut bir teklifin şu aşamada masada bulunmadığını ifade ediyor. AB Komisyonu bunun için tüm üye ülkelerin onayının gerektiğini savunurken, bazıları, kararın çoğunluk oyuyla da alınabileceğini kaydediyor.










































































































































































































