Advertisement

Advertisement

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme: "120 bin TL bağış yaptım, ben de mağdurum"

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
24/07/2026

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme: "120 bin TL bağış yaptım, ben de mağdurum"

Ahbap soruşturması kapsamında ifadeye çağırılan oyuncu Hazal Kaya, gazeteciler Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, adliyede ifade verdi. Kaya, Ahbap Derneği'ne 120 bin lira bağışladığını ve kendisinin de mağdur olduğunu iddia etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturması devam ediyor.

Soruşturma kapsamında son olarak sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur'un tutuklanmasına karar verilmiş ve böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 27'ye yükselmişti.

6 ÜNLÜ İSİM DAHA İFADEYE ÇAĞIRILDI

Soruşturma kapsamında bugün de yeni bir gelişme yaşandı. 

Oyuncu Hazal Kaya, gazeteci Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, komedyen Şahan Gökbakar ve sosyal medya fenomeni Fatih Koparan soruşturma kapsamında ifadeye çağırıldı.

ADLİYEYE GELDİLER

Savcılığa ifade vermek üzere adliyeye ilk gelen isim Özlem Gürses oldu. Öncesinde gazetecilere açıklama yapan Gürses, "Savcı Bey, bilgimize başvurmak istemiş. Kendisinin sorularını yanıtlamaya geldik." diyerek savcıya ifade verdi  Gürses'in ifade işlemleri başladı. 

Sabah saatlerinde de savcıya ifade veren Ruşen Çakır'ın ardından Hazal Kaya giriş yaptı. 

Avukat annesiyle gelen Kaya  gazetecilere "İfadeye çağırıldım geldim. Söyleyecek bir şey yok, göreceğiz." dedi. Kaya, ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı.

FATİH ALTAYLI: VERDİĞİM DESTEK İÇİN ÜZGÜNÜM

Gürses'in ardından adliyeye gelen isim, Fatih Altaylı oldu. Altaylı, ifadesinde Haluk Levent'le ilk kez 2021 yılında yaptığı bir program vesilesiyle tanıştığını, kendisini daha önceden kamuoyundaki kimliğiyle bildiğini anlattı:

 

“Bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Kendisini kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim. Açıkçası kendisine çok güvenmezdim.”

 

Altaylı, Levent ve AHBAP Derneği'ne yönelik algısının 2020 yılındaki orman yangınları sırasında değişmeye başladığını söyledi. Derneğin helikopter ve uçak kiralayarak yangın söndürme faaliyetlerine katıldığını hatırlatan Altaylı, bu çalışmaların hem kendisinde hem de kamuoyunda derneğe karşı sempati oluşturduğunu belirtti.

 

6 Şubat 2023'teki deprem felaketinden sonra da bu güven ortamının devam ettiğini söyleyen Altaylı, kendi şüpheleri sürmesine rağmen AHBAP hakkında olumlu söylemlerde bulunmuş olabileceğini söyledi. 

 

“SÜT GİBİ LEKESİZ GÖRÜNMEK ZORUNDASIN”

 

Altaylı, Haluk Levent’in geçmişi nedeniyle derneğin çok sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini savunduğunu da ifadesine ekledi.

 

Bu konuda “Haluk, çuvallamamalısın; süt gibi lekesiz görünmek zorundasın” anlamına gelen yazılar kaleme aldığını belirten Altaylı, Levent’in kendisiyle irtibatını kestiğini, telefonlarına cevap vermediğini ileri sürdü.

 

Buna rağmen derneğin bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi gerektiğini her platformda dile getirmeyi sürdürdüğünü savundu. 

 

Altaylı’nın ifadesine göre Levent, daha sonra kendisine gönderdiği mesajda denetim geçirdiklerini ve kuruşu kuruşuna hesap vereceğini söyledi.

 

“ÇOK HAKLISIN ABİM” MESAJI

 

Fatih Altaylı, birkaç ay önce AHBAP’ın hesap vermediğine ilişkin yeni bir yazı kaleme aldığını anlattı.

 

İnternet sitesinde mali tabloların açıklanmadığını belirten Altaylı, derneğin uluslararası denetim kuruluşları tarafından incelenmesi gerektiğini yazdığını ve İçişleri Bakanlığı'nı göreve çağırdığını söyledi.

 

Altaylı, bu yazının ardından Haluk Levent'in kendisine şu mesajı attığını belirtti:

 

“Çok çok haklısın abim. Yaklaşık 10 ay önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim. Sözüm söz.”

 

Altaylı’nın, “Kumarbaz ve mali suçlarla anılan biri olduğunu biliyordum”, “Yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını araştırmadım” ve “Hak etmediği desteği vermişim” şeklindeki sözleri dikkati çekti.

"BEN DE MAĞDURUM"

Kaya'nın ifadesi ortaya çıktı.

 

"Haluk Levent'i 2020 yılında kendisi SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebi ile bana telefonla ulaştı." diyerek konuşan Kaya, Levent'in kendisine benzer yönlerdeki faaliyetlerinden bahsettiğini ancak somut bir yardım talebinde bulunmadığını dile getirdi.

 

Bu telefon görüşmesinden sonra Levent ile hiçbir şekilde görüşmediğini ifade eden Kaya, "Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır." dedi.

 

6 Şubat depremlerinde yardımda bulunmak istediğinden bahseden Kaya, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

 

"- Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı. O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra 11 Şubat tarihinde doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı.

 

"120 BİN LİRA BAĞIŞLADIM"

 

- Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP'a şahsen 120 bin TL bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım.

 

- Bu süreçte sadece AHBAP ve Babala TV'ye yönelik paylaşımların olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD'ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu. AHBAP Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum.

 

- Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK TÜRKİYE

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.