Ufukta macera göründü!..
16/08/2011
BEYAZ GÖLGE
Yeni bir alışkanlık edindim. Saçlarımı en tepeye topluyorum. Balerinler gibi. Artık böyle seviyorum. Sıcaklarda baygınlık geçirmemi önlüyor nasıl olmasa.
Ah evet sıcaklar! Birkaç hafta önce pek hoş sözlerle anmadığım, halen geçmek bilmeyen sıcaklar. İnsana yaka silktirip, esnafa dükkân kapattırıp tatile gönderen sıcaklar…
Nihayet sekiz ayın ardından ben de izne çıkıyorum. Dilediğim gibi çooook çok uzaklara gidemiyorum belki ama şu kadarını söyleyebilirim; bir maceraya atılıyorum. Tek başıma hem de. Kendime, bunu önceden de yapabildiğimi ispatlamaya gidiyorum.
Yeni renkler, kokular, sesler ve tatlar bulmaya gidiyorum. Son atımını tükettiğim yaratıcılığımı geri kazanmaya, haftalardır kalemi elime alamama lanetini kırmaya gidiyorum. İşimi, stresimi ve sorumluluklarımı kışlık bir palto gibi askıda, çamurlu ayakkabı gibi kapıda bırakıyorum.
Evet, bu kez hayal değil. Gerçekten kendime iki hafta zaman ayırıyorum. Dinlenmeye, pillerimi yeniden şarj etmeye gidiyorum. Bu sebeptendir ki, bir haftadan fazladır, kanımdaki endorfin oranı yüksek. Yüzümde saçma bir gülücük, tasayı pek takmıyorum gibi. Biliyordum işte, gitmek lazımdı, gitmek çözümdü. Pek uzağa olmasa da rutinden mola vermek lazımdı.
Bu arada pek çoğunuz son yazıma çok olumlu tepkiler verdiniz, teşekkürler. Ondan sonra da uzunca zaman yazamadım. Muhtemelen de bu yazıyı çoğunuz tatilde olduğunuz için okumayacaksınız. Olsun. Bunu bir sıçrama tahtası olarak görün. Dilerim macera planlarım umduğum kadar meyve verir. İlham gelince daha zevkle okunacak şeyler yazabilirim size.
Geçenlerde ise Elizabeth Gilbert’ın, “YE, DUA ET, SEV” isimli dünyaca ünlenmiş kitabını okudum. Okumayanlar ve aşina olmayanlar için şöyle anlatayım; kitap “Bir kadının kendini keşfi”ni anlatıyor. Kitapta başkarakter bir bölümde kendini tanımlayan kelimeyi, kendi “kelime”sini seçiyor. Okurken düşündüm, benim kelimem neydi diye. Sonra buldum. Benim kelimem “kovalama”. Hayatım boyunca hiç durmadan bir şeyler kovaladım, peşinden gittim. Başarı, aşk, mutluluk, macera…. Ve hala daha kovalamaya devam ediyorum. Çünkü durmayı bilmiyorum. Duracakmışım gibi de gelmiyor.
Beni tanımlıyor bu kelime. Sürekli bir takipte, bir şeylerin peşinde kovalayıp duruyorum. Sonuca varmayı umursuyor muyum pek de bilmiyorum.
Hayatımın ilk çeyreğine girmeye hazırlanırken, uzun zamandan sonraki ilk macerama çıkıyorum. Sonraki iki hafta beni ararsanız heyecan, huzur, mutluluk kovalıyor olacağım. Bana da ufukta macera göründü hem de MFÖ dinlerken…
“Tam ortasındayım yolun, koşunun… tam varıyorum ki hedefe bir yenisi başlıyor, bu oyun hep aynı değişmiyor. Hala devam……”
- Annem söylerdi de inanmazdım…
- Dönüşüm muhteşem oldu!
- Bir orkestra deneyimi
- Evlenmeli mi evlenmemeli mi?
- Bugünkü yıldız falınız diyor ki...
- Üzerinden bir yıl geçmiş gibi…
- Noel'den kaçarken Yeni Yıl'a tutulmak!
- Şapkadan tavşan çıkarsa…
- Siz hiç özlediniz mi?
- Bıraktığım yerden başlarken… Umutla…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































