Üzerinden bir yıl geçmiş gibi…
01/01/2012
BEYAZ GÖLGE
Yeni senenin ilk gününün sabahında, güneşli ama soğuk esen bir rüzgârın ona eşlik ettiği bir havada kahvemi yudumlarken yazıyorum yazımı.
Ucuz şampanyanın başımda bıraktığı işkenceden beter ağrıya rağmen düşünüyorum; insanları bu kadar heyecanlandıran ne diye. Her şey bir önceki sabahla bire bir aynı görünüyorken biz neden bu kadar önemsiyoruz bu yeni sene muhabbetini. Bütün herkes gece yarısı on saniyeliğine kapatılan ve tekrar açılan bir düğmeyle saatlerini sıfırlıyor. 12:01’de bütün her şey yeniden başlıyor.
Bütün karşı argümanlara rağmen sanırım anlıyorum. Neden kendimizi paralarcasına hazırlık yaptığımızı, litrelerce alkol tüketip zihnimizi uyuşturduğumuzu, komik parlak şapkalar giyip normal bir günde yapmadığımız kadar çılgınca dans ettiğimizi.
Biz insanlar, kendimizi iyi hissetmeyi seviyoruz. Bir gerekçemiz var yeni yılı kutlarken, “Bu sene bitti, beklediklerim olmadı, iş stresi beni bitirdi, sağlığıma dikkat edemedim. Ama her zaman ardından gelen yeni bir yıl var!”
İşte bu gerekçe, bir şeyler bitmişken yeniden başlama şansının verildiği düşüncesi, insana kendini iyi hissettiriyor. Parasız bir yıl mı geçirdik, olsun! Yeni başlayan bu yıl bize para getirsin. Aşık mı olamadık, olsun! Yeni yıl hayatımıza yeni insanlar getirsin. Kötü bir hayat tarzımız var, sağlığımızdan mı olduk, olsun! Yeniden başlarız, bu sene daha çok dikkat ederiz!.
Tıpkı bir bilgisayar oyununda, biten oyunun ardından yeniden başlamak gibidir yeni yıl. Önünüze çıkan engeller yüzünden milyonuncu kere başarısız olduğunuzda, bütün canlarınız tükendiğinde(!) sinir bozucu bir müzikle ekranda beliren “GAME OVER” yazısının ardından ironik bir şekilde sorulan “PLAY AGAIN ?” sorusudur. 365 gün daha bu oyunu oynamaya hazır mısınız?
İşte bu yüzden hepimizin yeni yılla ilgili beklentileri, umutları, planları ya da yaptığı uzun listeleri vardır. Bir anlamda başa dönmüşsünüzdür ve yapamadığınız, gerçekleştirmekte başarısız olduğunuz her ne varsa “bir kez daha” baştan başlama şansınız vardır. Ocak yeniden gelir, ilkbahar- yaz ve tatiller de öyle. Diyetlere yeniden başlanılır, başka bir dil öğrenmek için yüzüncü kere söz verilir ya da bu yıl kesinlikle yurt dışında bir tatile çıkılacaktır.
Öldüren şampanyanın etkisinden yavaş yavaş kurtulurken düşünüyorum; benim geçen yılki oyunum nasıl bitti ve bu yılki listede neler var diye. Çok güzel geçen Noel’den sonra hasta geçirdiğim bir haftanın ardından bitti benim 2011 oyunum. 2012 listesinde diyetler ya da tatiller yok. Uzun süredir ertelediğim gelecek ve kariyer planları var. Değişim, huzur ve mutluluk var. Sorarsanız 2012 için ümit var mı diye? Bence var. Yılın ilk yazısı, Yeni Türkü’yle “Fırtına”yla bitsin; desin ki “Ne geçmiş tükendi ne yarınlar, hayat yeniler bizleri, geçse de yolumuz bozkırlardan denizlere çıkar sokaklar”.
İyi seneler.
- Annem söylerdi de inanmazdım…
- Dönüşüm muhteşem oldu!
- Bir orkestra deneyimi
- Evlenmeli mi evlenmemeli mi?
- Bugünkü yıldız falınız diyor ki...
- Noel'den kaçarken Yeni Yıl'a tutulmak!
- Şapkadan tavşan çıkarsa…
- Siz hiç özlediniz mi?
- Bıraktığım yerden başlarken… Umutla…
- İstanbul’un fethi münasiptir
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































