Dışişleri Bakanlığı, AP’nin “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” konulu kararını kınadı
09/07/2026
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda dün kabul edilen “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” konulu kararı kınadı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi tarafından Genel Kurul gündemine taşınarak kabul edilen bahse konu karar, “Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesine ilişkin taraflı, ön yargılı ve siyasi saiklerle şekillenen yaklaşımının yeni bir tezahürü” olarak değerlendirildi.
“1974 Türk askeri müdahalesini çarpıtarak Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef alan bu kararı şiddetle kınıyoruz.” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yunanistan ve adadaki Rum işbirlikçilerinin adayı Yunanistan’a bağlama ve Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla 15 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirdikleri kanlı darbeyi müteakip, Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974 tarihinde Ada’ya meşru bir müdahalede bulunmuştur. Bu müdahale, 1963–1974 yılları arasında Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı sistematik şekilde yürüttüğü saldırıları, katliamları ve ağır insan hakları ihlallerini sona erdirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bu harekât, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmamış; aynı zamanda Ada’da olası bir toplu kıyımı önlemiş, halkımızın varlığını ve özgürlüğünü teminat altına almıştır. Avrupa Parlamentosu bu dönemde Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getireceğine, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aşmıştır.”
-“Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararlar, bizim açımızdan yok hükmündedir”
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi hedef alan bu kararının dünyayı kandırmaya yönelik olduğunun ve Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacağının vurgulandığı açıklamada, KKTC Meclisi’ndeki kadın milletvekillerinin karar öncesinde Avrupa Parlamentosu’nda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf ettikleri ancak buna rağmen kararın kabul edildiği belirtildi. Açıklamada, bu yaklaşımın Avrupa Birliği ve kurumlarının Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne serdiği kaydedildi.
“Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararlar, bizim açımızdan yok hükmündedir ve hiçbir meşruiyet taşımamaktadır.” denilen açıklamada, Avrupa Parlamentosu “tek taraflı yaklaşımları terk ederek Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olmaktan çıkarmaya, tarihi gerçeklere ve Ada'daki mevcut gerçekliğe saygı göstermeye” davet edildi.
Açıklamada, “Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, ancak Ada’nın gerçeklerini esas alan, Ada’daki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı bir iş birliği temelinde mümkündür. Avrupa Parlamentosu’nun taraflı ve siyasi amaçlı kararları bu gerçeği değiştirmeyecektir. KKTC olarak, Anavatan Türkiye ile omuz omuza halkımızın haklarını ve egemenliğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerine yer verildi.































































































































































































