Dışişleri'nden Raffaele Fitto açıklaması: "Herhangi bir faaliyeti kabul edilmeyecek"
KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği tarafından "Kıbrıs özel temsilcisi" olarak görevlendirilen Raffaele Fitto'nun adaya gerçekleştireceği ziyaretin hiçbir meşruiyet taşımadığını belirterek, Fitto'nun bu sıfatla ülkede yürüteceği herhangi bir faaliyetin kabul edilmeyeceğini ve kendisinin muhatap alınmayacağını açıkladı.
30/07/2026
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği tarafından "Kıbrıs özel temsilcisi" olarak görevlendirilen Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun adaya gerçekleştireceği ziyarete ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Fitto'nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'in Kıbrıs temaslarının hemen ardından gerçekleştirdiği ziyaretin, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs meselesine müdahil olma yönündeki ısrarının son örneği olduğu ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs konusunda özel temsilci atamaktan kaçındığı ve taraflar arasında resmî bir müzakere sürecinin bulunmadığı mevcut ortamda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin talebi doğrultusunda, KKTC'nin rızası alınmadan ve Kıbrıs Türk halkının iradesi yok sayılarak yapılan görevlendirmenin hiçbir meşruiyet taşımadığını vurguladı.
Açıklamada, Fitto'nun söz konusu sıfatla KKTC'de yürüteceği herhangi bir faaliyet veya olası bir sürece müdahil olma girişiminin hükümet tarafından kabul edilmeyeceği belirtilerek, "Kendisinin de herhangi bir şekilde muhatap alınması söz konusu değildir." denildi.
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni 2004 yılında tek taraflı olarak üyeliğe kabul ederek Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını yitirdiğini savundu. Bu kararın Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu güçlendirdiği ve taraflar arasındaki statü eşitsizliğini derinleştirdiği ifade edilen açıklamada, adadaki mevcut dengesizliğin en büyük sorumlularından birinin Avrupa Birliği olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs meselesine yapıcı katkı sunmak istemesi halinde, öncelikle Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri yerine getirmesi ve siyasi, ekonomik, kültürel ile sportif alanlarda uygulandığı belirtilen izolasyonların kaldırılmasına yönelik somut adımlar atması gerektiği belirtildi. Ancak AB'nin oy birliği esasına dayalı karar alma mekanizması nedeniyle bu beklentinin karşılanmasının mümkün görünmediği ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasının sonunda ise Ada'da iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokratik otoritenin bulunduğu vurgulanarak, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak tarafların egemen eşitliği ile eşit uluslararası statülerinin kabul edilmesi ve iki devlet arasında iş birliğine dayalı bir ilişkinin kurulmasıyla mümkün olacağı belirtildi. Açıklamada, bu gerçekler kabul edilmeden atılacak tek taraflı adımların Kıbrıs Türk halkı açısından hukuki veya siyasi sonuç doğurmayacağı ifade edildi.




























































































































































































