Dr. Esmer: “Hiçbir besin tek başına kanseri yok edemez”
19/06/2026
İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Derya Demirtaş Esmer, Haber Kıbrıs ekranlarında Yağmur Düşer’in sunduğu Yaşama Katkısı Olsun programında kanserle ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Esmer, erken teşhisin birçok kanser türünde hayat kurtardığını belirterek, “Kanserden korkmayalım, geç kalmaktan korkalım” dedi.
Kanseri, vücuttaki hücrelerin genetik yapısındaki bozulmalar sonrası kontrolsüz çoğalması olarak tanımlayan Esmer, normal hücre döngüsünde çoğalma ve ölüm dengesi bulunduğunu, kanserde ise bu dengenin bozulduğunu söyledi. Esmer, kanserli hücrelerin büyüyerek çevre dokulara baskı yapabildiğini, lenf ve kan yoluyla uzak organlara yayılabildiğini ifade etti.
“En sık meme, akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanserleri görülüyor”
Dünya genelinde ve ülkede en sık görülen kanser türleri arasında meme, over, akciğer, prostat, kalın bağırsak ve mide kanserlerinin yer aldığını belirten Esmer, kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde ise akciğer ve prostat kanserinin ön sıralarda olduğunu kaydetti.
Kanser oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzının da önemli olduğunu vurgulayan Esmer, genetik faktörlerin tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 5-10’unu oluşturduğunu söyledi. Ailede erken yaşta meme, over veya kolon kanseri öyküsü bulunması halinde daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Hangi belirtiler dikkate alınmalı?
Esmer, istemsiz kilo kaybı, uzun süren öksürük ve balgam, dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, memede ya da vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitle, uzun süren yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Hastaların en çok açıklanamayan kilo kaybını, uzun süreli öksürük ve balgamı, küçük kitleleri ve dışkılama alışkanlığındaki değişiklikleri önemsemediğini belirten Esmer, bu belirtiler devam ederse mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti.
“Erken teşhis gerçekten hayat kurtarır”
Erken teşhisin önemine dikkat çeken Esmer, tedaviye geç kalındığında hastalığın ilerlediğini, tedavinin zorlaştığını ve başarı oranının düştüğünü belirtti.
Tarama programlarına da değinen Esmer, meme kanseri için 40-69 yaş arası kadınlarda 2 yılda bir mamografi, kolon kanseri için 50-74 yaş arası kadın ve erkeklerde 2 yılda bir dışkıda gizli kan testi ve gerekirse kolonoskopi, rahim ağzı kanseri için ise 30-65 yaş arası HPV ve smear testi yapılması gerektiğini söyledi.
Aile öyküsü bulunan kişilerde tarama yaşının daha erkene çekilebileceğini belirten Esmer, meme kanserinde risk faktörüne göre bu yaşın 25’e, kolon kanserinde ise 20’li yaşlara kadar indirilebileceğini kaydetti.
“Tedavi artık kişiye özel planlanıyor”
Kanser tanısında fizik muayene, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleriyle şüphe oluştuğunu belirten Esmer, kesin tanının çoğu zaman biyopsiyle konulduğunu söyledi. Biyopsinin yalnızca kanserin varlığını değil, tipini, alt tipini, biyolojik ve moleküler özelliklerini de ortaya koyduğunu ifade etti.
Tedavi yöntemleri arasında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonal tedavi, immünoterapi ve akıllı ilaçların bulunduğunu söyleyen Esmer, özellikle immünoterapi ve akıllı ilaçların tümörün genetik ve biyolojik özelliklerine göre hedefe yönelik uygulandığını belirtti.
Aynı kanser türünün iki farklı hastada farklı şekilde tedavi edilebileceğini ifade eden Esmer, tedavi seçiminde hastanın yaşı, kronik hastalıkları, kullandığı ilaçlar, performansı ve tümörün özelliklerinin belirleyici olduğunu söyledi.
“Hiçbir besin tek başına kanseri yok edemez”
Beslenme, egzersiz ve psikolojik desteğin tedavi sürecinde önemli olduğunu belirten Esmer, hiçbir besinin tek başına kanseri yok edemeyeceğini vurguladı. Bilimsel tedavileri bırakıp yalnızca bazı besinlere yönelmenin büyük hata olacağını söyledi.
Esmer, tedavi sürecinde yeterli protein alımı, dengeli beslenme, sıvı tüketimi, düzenli yürüyüş ve aile desteğinin önemine işaret etti. Toplumdaki en büyük yanlış inanışlardan birinin “kanser eşittir ölüm” düşüncesi olduğunu belirten Esmer, erken tanı ve modern tedavilerle birçok kanser türünde tamamen iyileşmenin mümkün olduğunu söyledi.




























































































































































































