Erçağ: “KKTC’de pahalılığın nedeni hayat pahalılığı değil, maliyet düzeni”
Vakıflar Bankası Eski Genel Müdürü Cengiz Erçağ, KKTC'deki yüksek fiyatların temel nedeninin hayat pahalılığı değil, ithalattan enerjiye, finansmandan vergilere kadar uzanan yapısal maliyetler olduğunu belirterek, kontrollü serbest piyasa modelinin tartışılması gerektiğini savundu.
03/08/2026
Vakıflar Bankası Eski Genel Müdürü Cengiz Erçağ, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) sıkça gündeme gelen yüksek fiyatların temel nedeninin "hayat pahalılığı" değil, ekonomideki yapısal maliyetler olduğunu ifade etti.
"KKTC neden bu kadar pahalı?" sorusuna yanıt arayan Erçağ, ithal edilen bir ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar navlun, sigorta, gümrük işlemleri, vergiler, depolama, lojistik, kira, personel, enerji ve finansman gibi çok sayıda maliyet unsurundan geçtiğini belirtti.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca araç sahiplerini değil, taşımacılıktan üretime ve dağıtıma kadar tüm ekonomik zinciri etkilediğini vurgulayan Erçağ, bu artışların kısa sürede raf fiyatlarına yansıdığını kaydetti.
Finansman ve ödeme sistemlerinin de işletmeler üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu ifade eden Erçağ, POS komisyonları, banka masrafları ve kredi kartı işlem giderlerinin de nihai ürün fiyatlarına eklendiğini söyledi.
Vergi sistemine de değinen Erçağ, kamu gelirlerinin önemli bölümünün dolaylı vergilerden elde edildiğini belirterek, vergi yükünün büyük ölçüde tüketicinin omuzlarına bırakıldığını savundu.
Paylaşımında vatandaşın yalnızca satın aldığı ürünü değil, ithalatı, taşımayı, depolamayı, finansmanı, enerji maliyetlerini, kira giderlerini, bürokrasiyi ve vergileri de ödediğini dile getiren Erçağ, yüksek fiyatların temelinde sürekli maliyet üreten ekonomik yapının bulunduğunu ifade etti.
KKTC'nin küçük ada ekonomisi olmasının dezavantajlarına dikkat çeken Erçağ, yüksek enerji maliyetleri, ithalata bağımlılık, finansman giderleri, yetersiz rekabet, bürokratik yükler ve etkin denetim eksikliğinin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını kaydetti.
Çözüm önerisi olarak "kontrollü serbest piyasa ekonomisi" modelini gündeme getiren Erçağ, devletin düzenleyici ve dengeleyici rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Erçağ, gerçek reformun maaşları sürekli artırmak değil, vatandaşın satın aldığı ürünlerin üzerindeki görünür ve görünmez maliyetleri azaltmak olduğunu ifade ederek, "Gerçek refah, aynı maaşla daha fazla ürün ve hizmet satın alınabilmesidir" değerlendirmesinde bulundu.







































































































































































































