Erhürman'dan Hristodulidis'e 19 maddelik belge yanıtı: “Bana böyle bir belge ulaşmadı”
19/10/2026
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum lider Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs sorununa ilişkin 19 maddelik öneri sunduğu yönündeki açıklamalara yanıt verdi. Politis gazetesine konuşan Erhürman, kendisine doğrudan veya Birleşmiş Milletler aracılığıyla böyle bir yazılı belge iletilmediğini açıkladı. Maraş konusunda Ankara'nın müdahalesiyle öneri reddettiği iddiasını da kesin bir dille yalanlayan Erhürman, dönüşümlü başkanlık ilkesinin kabul edilmesini istedi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Politis gazetesine verdiği kapsamlı röportajda Kıbrıs müzakereleri, Maraş, yeni sınır kapıları, siyasi eşitlik ve Türkiye'nin süreçteki rolüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Gazeteci Andreas Paraschos'un sorularını yanıtlayan Erhürman, Hristodulidis'in gündeme getirdiği 19 maddelik öneri belgesinin kendisine hiçbir şekilde ulaşmadığını söyledi.
“Öneri sayısı üzerinden yarış yapmıyoruz”
Erhürman, liderler arasındaki görüşmelerde konuşulan konuları diplomatik nezaket gereği kamuoyuyla paylaşmadığını belirterek, bununla birlikte 19 maddelik yazılı bir belge almadığını açıkça ifade etti.
Son görüşmede Hristodulidis'in çeşitli konuları gündeme getirdiğini ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Erhürman, önemli olanın önerilerin sayısı değil, müzakerelerde ilerleme sağlanması olduğunu vurguladı.
Göreve geldiği 11 aylık dönemde kendisinin de başlangıçtaki 10 maddelik güven artırıcı önlemler paketi dahil olmak üzere çeşitli öneriler sunduğunu hatırlattı.
Erhürman, BM Genel Sekreteri António Guterres'in önerdiği güven artırıcı önlemlere odaklanılması gerektiğini belirterek, Hristodulidis ile yoğun biçimde çalışmaya hazır olduğunu ifade etti.
“Maraş önerisini Ankara'nın müdahalesiyle reddetmedim”
Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri Maraş konusundaki iddialar oldu.
Rum basınında, Hristodulidis'in Maraş'ın BM yönetimine devredilmesi karşılığında Mağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu denetiminde faaliyete geçirilmesini önerdiği ileri sürülmüştü.
Bir başka haberde ise Erhürman'ın bu öneriye başlangıçta olumlu yaklaştığı, ancak Ankara'nın müdahalesinin ardından geri adım attığı iddia edilmişti.
Erhürman, görüşmelerin içeriğini açıklamama ilkesini koruduğunu belirterek, söz konusu önerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin doğrudan yorum yapmadı.
Ancak Ankara'nın müdahalesiyle karar değiştirdiği iddiasını kesin biçimde reddetti.
Bu tür iddiaların Kıbrıs Türk liderliğini muhatap olmaktan çıkarıp Türkiye'yi muhatap gibi göstermeye hizmet ettiğini belirten Erhürman, bunun yanlış, yanıltıcı ve güveni zedeleyen bir yaklaşım olduğunu söyledi.
“Dönüşümlü başkanlık ilkesi kabul edilmeli”
Erhürman, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına ilişkin ortaya koyduğu dört maddelik metodolojinin Rum tarafınca kabul edildiği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.
Hristodulidis'in dört maddeden üçünü kabul ettiği iddiasının doğru olmadığını belirten Erhürman, henüz hiçbir maddenin gereğinin karşılanmadığını savundu.
Siyasi eşitliğin temel unsurlarından biri olan dönüşümlü başkanlık konusunda Rum liderin ilkesel kabul açıklaması yapmadığını belirten Erhürman, uygulamanın ayrıntılarının müzakerelerde ele alınabileceğini ancak önce ilkenin kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Erhürman, dört maddelik yaklaşımının yeni koşullar ileri sürmek amacıyla değil, geçmişte sonuçsuz kalan müzakere süreçlerinin tekrarlanmasını önlemek için hazırlandığını ifade etti.
“11 ayda tek bir yeni sınır kapısı açamadık”
Erhürman, New York'taki 5+1 toplantısının ardından dört yeni geçiş noktası için fırsat doğduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını söyledi.
Gündemdeki geçiş noktalarını Haspolat, Akıncılar, Kiracıköy-Gaziler ve Eylence olarak sıralayan Erhürman, Rum tarafının taleplerini sürekli değiştirmesinin ilerlemeyi engellediğini savundu.
Gaziler ile Eylence arasında Kuzey'den geçecek yeni bir yolun masraflarını karşılamayı önerdiklerini, ancak mülkiyet gerekçesiyle bu önerinin kabul edilmediğini anlattı.
Mülkiyet iddialarının Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla çözülebileceğini de önerdiğini belirten Erhürman, bu seçeneğin de reddedildiğini söyledi.
Bunun üzerine Güney'de yeni bir yol yapılmasını gündeme getirdiğini, Avrupa Birliği'nin finansman sağlamaya hazır olduğuna ilişkin güvence aldığını ancak bu önerinin de karşılık bulmadığını ifade etti.
Erhürman, yeni geçiş noktalarının iki toplumun günlük yaşamına doğrudan katkı sağlayacağını belirterek çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
“Önemli olan çözümün adı değil, içeriği”
Erhürman, nasıl bir çözüm modeli hedeflediği yönündeki soruya da yanıt verdi.
İki bölgeli, iki toplumlu federasyon veya başka bir model üzerinden isim tartışması yürütmenin tek başına sonuç getirmeyeceğini belirten Erhürman, esas meselenin iki toplumun meşru haklarını ve kaygılarını gözeten adil, uygulanabilir bir anlaşmaya ulaşmak olduğunu söyledi.
Rum liderliğinin iktidarı ve refahı Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazır olup olmadığının belirleyici olduğunu ifade eden Erhürman, siyasi eşitliğin müzakere metodolojisinin merkezinde bulunduğunu vurguladı.
“Dönüşümlü başkanlık ile garantiler pazarlık konusu yapılamaz”
Erhürman, dönüşümlü başkanlığın güvenlik ve garantiler sistemiyle ilişkilendirilmesine karşı çıktı.
Siyasi eşitliğin vazgeçilmez unsurlarının müzakere sürecinin temel ilkeleriyle ilgili olduğunu, güvenlik ve garantilerin ise ayrı bir müzakere başlığı oluşturduğunu söyledi.
Güvenlik ve garantilerin Kıbrıslı Türkler açısından son derece önemli olduğunu belirten Erhürman, Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan üçüncü ülkelerle askeri anlaşmalar yapmasına da dikkat çekti.
“Türkiye adına konuşamam”
Türkiye'nin Kıbrıs sorununa ilişkin tutumu hakkında yöneltilen soruya da yanıt veren Erhürman, Türkiye adına konuşmasının doğru olmayacağını belirtti.
Türkiye'nin 2004 ve 2017 yıllarındaki çözüm süreçlerinde çaba gösterdiğini savunan Erhürman, Kıbrıs müzakereleriyle Türkiye-AB ilişkilerinin birbirine bağlanmasının süreci daha karmaşık hale getireceğini ifade etti.
Her iki sürecin kendi koşulları içerisinde ilerlemesi gerektiğini belirten Erhürman, olumlu gelişmelerin karşılıklı olarak destekleyici bir ortam yaratabileceğini kaydetti.
“Önce güveni zedeleyen girişimler durmalı”
Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin önerdiği güven artırıcı önlemlerin öncelikli olarak ele alınmasını istedi.
Hristodulidis ile bu yönde yoğun çalışmaya hazır olduğunu yineleyen Erhürman, yeni başlıklar ekleyerek süreci karmaşıklaştırmak yerine sonuç alınabilecek konulara odaklanılması gerektiğini belirtti.
Erhürman, karşılıklı güveni zedeleyen girişimlerin sona ermesinin ise ilerleme sağlanabilmesi açısından öncelikli olduğunu vurguladı.
Kaynak: Politis – Andreas Paraschos, 18 Ekim 2026
































































































































































































