Ertuğruloğlu: “Kıbrıs’ta iki devletli çözüm tek gerçekçi yoldur”
05/08/2026
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in himayesinde düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Güçlü, Egemen Geleceği İçin Vizyon ve Proje Çalıştayı” kapsamında toplanan Dış Politika Komitesi’nde bir araya gelen uluslararası ilişkiler uzmanları, tarihçiler, diplomatlar ve akademisyenler federasyon modelinin tükendiği konusunda görüş birliğine vardı.
Toplantıya UBP’nin siyasi kadrolarının yanı sıra geçmişte partiye ve devlete hizmet etmiş isimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim temsilcileri ve alanında uzman kişiler katıldı.
Komite toplantısında kapsamlı bir sunum gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, katılımcıların görüş ve önerilerini de dinleyerek değerlendirmelerde bulundu.
Federasyon modeli tükenmiştir
Konuşmasında Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yarım asrı aşkın süredir müzakere edilen federasyon modelinin artık geçerliliğini tamamen yitirdiğini belirterek, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün ancak egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm vizyonuyla mümkün olabileceğini söyledi.
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir iş birliği ve eş güdüm içerisinde hareket ettiklerini vurgulayan Ertuğruloğlu, 2017 yılında Crans-Montana’da başarısızlıkla sonuçlanan konferansın ardından federasyon temelindeki çözüm arayışlarının fiilen sona erdiğini ifade etti. BM Genel Sekreteri Guterres’in geçtiğimiz hafta içerisinde Ada’ya gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde iki taraf arasında ortak bir zemin bulunmadığının bir kez daha teyit edildiğine dikkat çeken Ertuğruloğlu, “devletimize sonuna kadar sahip çıkmamız hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
“Bugün Ada’da dili, dini ve milleti farklı iki ayrı halk ve iki ayrı devlet otoritesi bulunmaktadır” diyen Ertuğruloğlu, mevcut gerçeklik göz ardı edilerek adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılamayacağını belirtti. Taraflar arasında başlayacak herhangi bir sürecin başarıya ulaşabilmesi için Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının teslim edilmesi ile KKTC’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesinin vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
Statü eşitsizliği çözümün önündeki en büyük engeldir
Kıbrıs sorununun özünde statü eşitsizliğinin bulunduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, BM Güvenlik Konseyi’nin 1964 yılında aldığı 186 sayılı kararın Rum tarafını adanın tek meşru temsilcisi olarak kabul ettiğini, Kıbrıs Türk halkını ise yalnızca bir “toplum” statüsüne indirgediğini söyledi.
Bu kararın bugüne kadar süren statü eşitsizliğinin temelini oluşturduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Bu yapısal eşitsizlik giderilmeden, BM himayesinde yürütülecek hiçbir sürecin başarıya ulaşması beklenmemelidir” dedi.
AB tarafsız bir aktör değildir
Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafını tek taraflı olarak üyeliğe kabul etmesini “stratejik bir hata” olarak nitelendiren Ertuğruloğlu, bunun Rum yönetiminin uzlaşmaz tutumunu daha da güçlendirdiğini söyledi.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’nun AB tarafından sözde “Kıbrıs Özel Temsilcisi” olarak görevlendirilmesini de değerlendiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının iradesi dikkate alınmadan atılan bu adımın AB’nin tarafsız bir aktör olmadığını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Uluslararası görünürlüğümüzü artırmak için çalışıyoruz
KKTC’nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak amacıyla Türkiye ile tam bir uyum içinde çalıştıklarını belirten Ertuğruloğlu, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerin güçlendirildiğini, bu platformlarda elde edilen kazanımların Kıbrıs Türk halkının haklı davasının daha geniş çevrelere anlatılmasına katkı sağladığını söyledi.
Ertuğruloğlu, hedeflerinin KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak, halkın özden gelen haklarını her platformda kararlılıkla savunmak ve iki devletli çözüm vizyonunu uluslararası alanda daha güçlü şekilde ileri taşımak olduğunu vurguladı.
TMK’nın etkinliğini koruyacağız
Rum tarafının mülkiyet konusunu siyasileştirme girişimlerine de değinen Ertuğruloğlu, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini hatırlattı. Hükümetin TMK’nın etkinliğini korumak ve gerekli mali kaynakları sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Ertuğruloğlu, yeni dönemde e-vize sistemi ve dijital konsolosluk hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade etti.
Savaşan: Çalıştayın çıktıları geleceğe yön verecek
Dış Politika Komitesi toplantılarına katılan UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan da yaptığı konuşmada çalıştayın KKTC’nin geleceğine yönelik politika ve projelerin ortak akılla şekillenmesine katkı sağladığını belirtti. Komite çalışmalarının uzman görüşleri ile saha tecrübelerini bir araya getirdiğini ifade eden Savaşan, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu başta olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür etti.
Savaşan, ortaya çıkan değerlendirme ve önerilerin UBP’nin gelecek vizyonuna ve politika geliştirme sürecine önemli katkı sunacağını vurgulayarak, istişare kültürüyle yürütülen bu sürecin geleceğe yön vereceğini söyledi.

























































































































































































