Advertisement

Advertisement

Hüseyin Ekmekçi: Bir tarafta borcu şu an 550 milyon Euro civarında olan biz, diğer yanda Rumlar…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
23/07/2026

Hüseyin Ekmekçi: Bir tarafta borcu şu an 550 milyon Euro civarında olan biz, diğer yanda Rumlar…

KKTC’NİN BORCU 30 MİLYAR TÜRK LİRASI. YAKLAŞIK 540 MİLYON EURO… BU BORÇ YALNIZCA MAAŞ ÖDEMEK İÇİN VE YIL SONUNA KADAR 50 MİLYAR TL ÖNGÖRÜLÜYOR… YANİ 1 MİLYAR EURO.

ADANIN BİR YARISINDA BÜTÇE ARTIŞI VEREN BİR EKONOMİ, DİĞER YARISINDA SÜREKLİ BORÇLANAN VE BORÇLANDIĞIYLA YALNIZCA MAAŞ ÖDEYEN BAŞKA BİR EKONOMİ… BİZ NEREDE HATA YAPTIK?

Bazen aynı adada yaşayıp iki farklı ekonomi kıyası yapınca, ister istemez sorguluyor insan. Güney Kıbrıs’ta bütçe öyle bir artı veriyor ki, AB içerisinde böyle bir ülke yok. Nasıl oluyor da, bu fark oluşuyor? Bir tarafta borcu şu an 550 milyon Euro civarında olan biz, diğer yanda Rumlar…

Düşünün, Güney Kıbrıs… 2026'nın ilk çeyreğinde 567,1 milyon Euro bütçe fazlası verdi. Avrupa Birliği'nde bütçe fazlası üretebilen ender ülkeden biri. Kamu gelirleri 3,82 milyar Euro'ya ulaşırken, harcamalar 3,25 milyar Euro'da kaldı. Gelir arttı, harcama kontrol edildi ve kasada para kaldı.

Diğer tarafta Kuzey Kıbrıs… Bütçe açıkları büyüyor, iç borçlanma ihaleleri peş peşe geliyor. Devlet maaş ödeyebilmek için her ay yeni kaynak arıyor. Açığı kapatmanın yolu üretim değil, borçlanma oluyor. Şu an borç 30 milyar civarında, 2026 sonunda öngörü, 50 milyar TL borç…

Kabaca, 1 milyar Euro… Güneyde artı veren bütçeden fazla bizim borç stokumuz birikiyor. İsyan edin yahu, çığlık atın, kafanızı duvara vurun… İşin daha düşündürücü yanı ise giderlerin ulaştığı nokta. Son bir yıldaki maaş artışlarına bakalım, kabaca maaş giderlerini hatırlayalım

2025 ocak ayında kamu maaş yükü yaklaşık 6 milyar TL seviyesindeydi. 2025 temmuz ayında 8 milyar TL'yi aştı. 2026 ocak ayında yaklaşık 10,5 milyar TL’ye çıkan maaş yükü, seki gün sonra 13 milyar TL sınırına dayanacak. Bu tempoya ne vergi yetişir, ne ekonomi…

Dubai şeyhinin bütçesi bile bu hızla büyüyen maaş yükünü uzun süre taşıyamaz. Üstelik sorun sadece maaşlar da değil. Enflasyon ayrı, döviz ayrı bir hayat pahalılığı yaratıyor. Devlet her altı ayda bir maaşları artırıyor ama aynı anda ekonominin gelir üreten damarları zayıflıyor.

Turizmde yavaşlama var, yükseköğretimde sıkıntılar yaşanıyor, Güney Kıbrıslı tüketicinin kuzeye harcamaları azalıyor. Ekonomi hızla güneye kayıyor.., Gelir daralırken gider büyüyor. Biz ise günlerdir birbirimizi yemekten bu gerçeği konuşamıyoruz.

Oysa Güney Kıbrıs'ın başarısının önemli nedenlerinden biri güven veren bir ekonomi ve öngörülebilir bir ülke olması. Enflasyon baskısı bizim kadar yüksek değil. Euro bölgesinin sunduğu istikrarı kullanıyor. Ulaşım maliyetleri düşük. Turizmde 5 milyon ziyaretçi hedefini yakalamış durumda. Vergi gelirleri artıyor, bütçe disiplini korunuyor.

Biz ise bütçeyi borçla çevirmeye çalışıyoruz. Sorun sadece para değil. Sorun, ekonominin ürettiğinden daha fazlasını tüketen bir kamu düzenine dönüşmüş olmamız. Bir tarafta bütçe fazlası veren, yatırım yapan, borcunu azaltan bir ekonomi… Diğer tarafta her ay yeni borçlanma ihalesi açan, maaş ödemek için borçlanan bir mali yapı…

İki taraf arasındaki fark artık sadece siyasi değil. Aynı adada, iki farklı ekonomik gerçeklik yaşanıyor. Ve rakamlar gösteriyor ki, bu gidişat değişmezse borç büyümeye, açık derinleşmeye devam edecek. Çünkü hiçbir bütçe, geliri küçülürken gideri bu hızla artan bir sistemi uzun süre taşıyamaz.

Tablomuz bu… Bazen hayat sadece kıyas yapmaktır… Aynı coğrafyada bu denli ekonomik bir farklılık sadece Türk Lirası kullanmakla açıklanamaz. Kötü yönetim, ekonomik akla inanmayan siyasi yapı ve her şeyden önemlisi bu memleketi sevmeyenlerin en önemli makamları tutması da çabası…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.