Advertisement

Advertisement

Hüseyin Ekmekçi yazdı: Maaş ödeme dışında devletin bir yatırımı da yok…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
12/08/2026

Hüseyin Ekmekçi yazdı: Maaş ödeme dışında devletin bir yatırımı da yok…

BİLİRİM CANINIZ SIKILIR AMA; RAKAMLAR HER ŞEYİ GÖSTERİYOR. GEÇTİĞİMİZ TEMMUZ AYINDA Kİ VERGİ TOPLAMA AYIDIR; 3 MİLYAR ARTI VEREN BÜTÇE BU SENE AYNI AYDA 1.3 MİLYAR ARTI VERDİ. GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN

BORÇ 25 MİLYAR, AYLIK AÇIK 3 MİLYAR, BANKA TAKSİDİ 6 MİLYAR, 6 AYDA ÖDENEN BORÇ FAİZİ 3.7 MİLYAR TL… MAAŞ ÖDEME DIŞINDA DEVLETİN BİR YATIRIMI DA YOK… SEÇİM SÜRECİNDE EN ÖNEMLİ KONU BU BENCE… MAAŞ ÖDENDİ Mİ SORUN YOK, ÖYLE Mİ?

KKTC’nin mali durumu, seçim sonuçlarından bağımsız olarak ciddi bir endişe kaynağı aslında. İşi gücü bırakıp kafa yormamız gereken alan bu tablo. 2020 yılında 269 milyon TL olan iç borç stoku, altı yılda 30 milyar TL’yi aşarak bütçe gelirinin %1,3’ünden %12,1’e yükseldi

Mevcut bütçe açığı aylık 2 milyar TL’nin üzerine çıktı. Yıl sonu itibariyle borç stoku 50 milyar TL’ye yaklaşacak. Daha da endişe verici olan ise, 2027 yılında tedbir alınmaması halinde borç stokunun 100 milyar TL’ye, gelirlerin ise neredeyse yüzde 20’sine ulaşabileceği gerçeği var

Bu veriler, muhalefetin iddiaları değil, KKTC Merkez Bankası verileri üzerinden yapılan kapsamlı bir çalışmaya dayanıyor. Muhalefetin de iktidarın da elinde bu rakamlar var. Kimse parmağının arkasına saklanarak seçim sonuçlarını beklemesin. Halka doğruyu söyleyin

2025 yılında borç faizine 3,8 milyar TL ödenmiş olması, mali yükün boyutlarını açıklıyor. Ama daha da kötüsünü ilk yedi ayda yaşadık. 2027’yi hayal edemiyorum. 2026 yılının ilk yedi ayında, devlet borçlanma kapsamında 3,7 milyar TL tutarında faiz gideri ödedi. Sadece faize 3.1 milyar TL…

Yıl sonu itibarıyla sadece faiz giderinin 10 milyar TL’ye ulaşması öngörülüyor. Bu tutarın yalnızca faiz gideri olduğunu, anapara geri ödemelerini içermediğini bilelim. Ayrıca, bu giderler hastane, okul, yol gibi altyapı yatırımlarına veya üretime yönelik değil, anca maaş, maaş, maaş… .

Devlet, 84 ile 120 gün arasında değişen vadelere sahip kısa vadeli borçlanıyor. Bu borçların vadesi geldiğinde yeniden borçlanarak eski borçları kapatıyor. Bu durum, uzun vadeli yatırımlar için gerekli finansman kaynaklarının sağlanmasını imkansız hale getiren bir kısır döngü

Bugün aylık bütçe açığı 3 milyar TL. Buna ek, her ay 4-5 milyar TL civarında kısa vadeli borç geri ödemeleri yapılıyor. Faiz giderlerinin henüz eklenmediği bu durumda, toplamda 7-8 milyar TL’lik her ay kaynak gerekli. E buna ek 13 milyar TL maaşı da ekleyin. İçim sıkıldı…

Bitmedi. Bu rakama, birkaç ayda bir milyarlarca lirayı bulan faiz ödemeleri ve normal kamu harcamaları (sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, belediye hizmetleri, cari giderler vb.) ekledik mi? Sanırım felaketin boyutu herkes tarafından idrak edilecek şekilde rakamlar net ve ortada…

Hükümet sürekli gelirlerin artması ile övünüyor.. Bu bilgi doğrudur; gelirler gerçekten de artıyor. Ancak, göz ardı edilemeyecek önemli bir husus daha var: Giderler, gelirlerden daha hızlı bir şekilde artıyor. Ortada çok da övünülecek bir tablo yok yani

Önemli olan, harcamaların ne ölçüde yapıldığı, oluşan açığın nasıl kapatılacağı, ne kadar borçlanıldığı, borcun hangi faiz oranıyla alındığı, vade süresinin ne olduğu ve en önemlisi, vadesi geldiğinde borcun nasıl ödeneceği. Seçim nedeniyle kimse bu konuda halka gerçeği anlatmıyor

Hükümete aylardır soruyoruz. Maliye Bakanlığı bu sorulara yeterince yanıt vermemekte. Sanki seçim gününe kadar maaşların ödenmesi halinde tüm sorunların çözüleceği izlenimi yaratılmakta. Tek odak noktasında bu. Maaş ödeyen başarılıdır. E borç? Nenem ödeyecek?

Üstüne üstlük, pişkince muhalefete yapılan bir tehdidi hayretle izliyoruz. “Merkez bankası şube bankalarından borçlanmanıza izin vermeyecek, maaş ödeyemezsiniz…” Bu borç bir iktidar argümanı haline geldi ya? Anlayın ne kadar kötü bir yönetimle karşı karşıyayız…

Bu soruları yönelttiğimizde bazı CTP milletvekilleri rahatsızlıklarını dile getirmektedir. Bu rahatsızlığın sebebi nedir? Biz bu ülkede ikamet etmiyor muyuz? Bu borç yükümlülüğü gelecek nesillerimiz tarafından üstlenilmeyecek midir? İktidara talip olanlara da aynı soruları yönelteceğiz.

Şimdi basit bir senaryo ele alalım. Diyelim ki 6 Aralık’ta seçimler gerçekleştirildi. 15 Aralık’ta yeni hükümet kuruldu. En geç 25 Aralık civarında 13. maaş ödemeleri gerçekleştirilecektir. Beş gün sonra normal maaş ödemeleri yapılacaktır. Ocak 2027’de yüzde 20 artışla bir daha maaş ödenecek

Bir tarafta maaş ödemeleri… Bir tarafta aylık yaklaşık 3 milyar TL açık… Bir tarafta 4-5 milyarlık kısa vadeli borç geri ödemeleri… Bir tarafta faiz yükü… Bir tarafta 40-50 milyar TL bandına doğru koşan borç stoku… tablo bu… Bu tabloda herkes halka şeffaf olmalı

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.