Advertisement

Advertisement

Zararlı sandığımız jelibonun bu faydasını kimse bilmiyor

Hayvan dokularından elde edilen jelatinin kolajen ve amino asit deposu olduğu öne sürüldü. Uzmanlar, şekerlemelerde yer alan yüksek şeker, renklendiriciler ve katkı maddelerinin bu olası faydayı gölgelediğini ve vücuda zarar verdiğini vurguladı.

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
11/08/2026

Zararlı sandığımız jelibonun bu faydasını kimse bilmiyor

Sosyal medya platformlarında ve kulaktan kulağa yayılan paylaşımlarda, jelatinli şekerlemelerin (jelibon) cilt, saç, tırnak ve eklem sağlığına iyi geldiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi. İddiaların odağında, ürünün yapımında kullanılan ve hayvan dokularından elde edilen jelatin maddesi yer alıyor.

Besin içeriği incelendiğinde jelatinin, vücut dokularını destekleyen glisin ve prolin gibi amino asitler ile kolajen proteini içerdiği biliniyor. Kolajen bileşeni, saç ve tırnak yapısının güçlenmesinde ve eklem sağlığının korunmasında rol oynayan faktörler arasında bulunuyor.

AĞIR İŞLENMİŞ ŞEKER VE TATLANDIRICILAR DİKKAT ÇEKİYOR

Buna karşın, şekerleme ürünlerinin içeriğindeki diğer maddeler ve işlenme süreçleri dikkat çekiyor. Paketler halinde sunulan bu gıdaların ağırlıklı bölümünü işlenmiş şeker, nişasta, yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler ve koruyucu maddeler oluşturuyor. Yüksek şeker tüketiminin ise obezite, diş çürümeleri, insülin direnci ve vücutta iltihaplanma riskini artırdığı biliniyor.

Ayrıca, şekerleme üretiminde ısıl işlemden geçen ve yoğun şekerle karıştırılan jelatinin biyoyararlanım oranının, saf kolajen peptidlerine kıyasla farklılık gösterdiği ifade ediliyor. Beslenme literatüründe, kolajen ve amino asit ihtiyacının karşılanması amacıyla doğal kemik suyu, et, balık ve şekersiz takviye ürünlerinin kullanımı öne çıkıyor.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Uzmanından aşırı sıcaklarda sıvı kaybı uyarısı

HK SAĞLIK

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Cemile Özsürekçi, aşırı sıcakların özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde sıvı kaybı, sıcak çarpması ve kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, “Susamayı beklemeden gün içinde en az 2-2,5 litre su tüketiniz. 11.00-16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayınız” dedi.

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.