Üstel: "Sessiz kalmayacağız"
04/07/2026
Başbakan Ünal Üstel, Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında Rum Yönetimi’nin çıkardığı Avrupa Tutuklama Emri kapsamında yürütülen iade sürecine ilişkin açıklama yaptı. Üstel, sürecin yalnızca bireysel bir adli mesele olmadığını belirterek, “Rum tarafının hukuku siyasi bir silah olarak kullanmasına ve KKTC’nin egemenlik alanına yönelik saldırılarına seyirci kalmayacağız” dedi.
Başbakan Ünal Üstel, Fransa’da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürürlükteki mevzuata uygun şekilde emlak danışmanlığı faaliyetinde bulunan Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında yürütülen iade sürecini ciddi endişeyle takip ettiklerini açıkladı.
Üstel, Rum Yönetimi’nin çıkardığı Avrupa Tutuklama Emri kapsamında devam eden sürecin, KKTC’nin egemenlik alanı, hukuk düzeni ve ekonomik yaşamına yönelik müdahale girişimi olduğunu savundu.
“Bunu kabul etmiyoruz. Sessiz de kalmayacağız”
Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin kararının yalnızca bireysel bir adli mesele olmadığını ifade eden Üstel, kararın Rum tarafının Avrupa Birliği hukukunu ve uluslararası adli iş birliği mekanizmalarını siyasallaştırma girişimlerinden biri olduğunu belirtti.
Üstel, “Bunu kabul etmiyoruz. Sessiz de kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
1974 öncesinden kaynaklanan mülkiyet meselesinin Kıbrıs sorununun en temel başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Üstel, bu sorunun yatırımcıların, emlak danışmanlarının ve ekonomik faaliyet yürüten kişilerin suçlanması, tutuklanması veya baskı altına alınmasıyla çözülemeyeceğini kaydetti.
“Mülkiyet iddialarının ele alınacağı hukuki mekanizma bellidir”
Başbakan Üstel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu’nun faaliyetini sürdürdüğünü belirtti.
Mülkiyet iddialarının ele alınacağı hukuki mekanizmanın belli olduğunu ifade eden Üstel, Rum tarafının bu hukuki gerçeği yok sayarak yargı yetkisini Kuzey Kıbrıs’a taşımaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Üstel, KKTC’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, yasalarına uygun faaliyet gösteren kişilerin Rum tarafının tek taraflı iddialarıyla üçüncü ülkelerde tutuklanmaya çalışılmasını “egemenlik alanına yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirdi.
“Hukuki tutarlılık açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır”
Başbakan Üstel, benzer hukuki nitelikteki Behdad Jafari dosyasında iade talebini reddeden aynı mahkemenin, Rasa Zilevice dosyasında farklı yönde karar vermesinin hukuki tutarlılık açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Hükümetin bu süreci sıradan bir adli mesele olarak görmediğini belirten Üstel, ilgili tüm kurumların konuyu yakından takip ettiğini, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gerekli hukuki ve diplomatik adımların kararlılıkla değerlendirildiğini kaydetti.
“Hiç kimse sahipsiz değildir”
Üstel, KKTC’de yaşayan, çalışan, yatırım yapan ve yasalara uygun faaliyet gösteren hiç kimsenin sahipsiz olmadığını belirtti.
“Halkımızın ve ülkemizde yasal faaliyet gösteren herkesin haklarını korumaya devam edeceğiz” diyen Üstel, bir yandan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin himayesinde yeni bir diyalog ortamı oluşturulmaya çalışılırken, diğer yandan Rum Yönetimi’nin tutuklama emirleri ve cezai soruşturmalar yoluyla Kıbrıs Türk ekonomisini hedef almasının büyük bir çelişki olduğunu söyledi.
Üstel, bu yaklaşımın çözüm sürecini de dinamitlediğini savundu.
“Rum liderliği artık karar vermelidir”
Güven artırıcı önlemlerden söz edenlerin, Kıbrıs Türk halkıyla ekonomik ilişki kuran insanları hedef alamayacağını ifade eden Üstel, çözümden söz edenlerin Kıbrıs Türk halkının egemenlik alanını ve hukuk düzenini yok sayamayacağını belirtti.
Üstel, “Bu yaklaşım ne samimidir, ne hukukidir ne de hakkaniyetlidir” dedi.
Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, “Rum liderliği artık karar vermelidir: Müzakere ve iş birliği mi istiyor, yoksa tehdit ve baskı siyasetini mi sürdürecek? Her ikisini aynı anda yapamaz” ifadelerini kullandı.
KKTC ekonomisini, yatırımcıları, iş insanlarını ve ülkede yasal faaliyet gösteren kişileri hedef alan bir zihniyetle diyalogdan olumlu sonuç çıkmasının mümkün olmadığını belirten Üstel, hükümetin ilgili kurumlar ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gerekli tüm hukuki ve diplomatik girişimleri sürdüreceğini kaydetti.
Başbakan Ünal Üstel, uluslararası topluma da çağrıda bulunarak, Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve mülkiyet meselesini baskı aracına dönüştüren yaklaşımlara son verilmesi gerektiğini söyledi.
Üstel, “Devletimizin egemenliğini, hukuk düzenini ve ekonomik varlığını kararlılıkla koruyacak; haklarımızdan taviz vermeyecek, ülkemizde yasal faaliyet gösteren hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız” dedi.



























































































































































































