Yeşilırmak: Biz davetle içeri giriyoruz, onlar AB’yi temsil ediyor
10/06/2026
Haber Kıbrıs ekranlarında Muazzez Gazihan’ın sunduğu Haber ve Ötesi programına konuk olan UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu kapsamında Strasbourg’da yaptıkları temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeşilırmak, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde tarafsız davranmadığını savunarak, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığının bu tabloyu daha da belirgin hale getirdiğini söyledi.
Yeşilırmak, 19-21 Mayıs tarihleri arasında Strasbourg’da gerçekleştirdikleri temaslarda, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonları, taşınmaz mal komisyonu konusunu, güven yaratıcı önlemleri, Güney Kıbrıs’ın silahlanmasını ve Avrupa kurumlarının Kıbrıs’a yaklaşımını gündeme taşıdıklarını belirtti. Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanı olmasının, milletvekillerinin bakış açısını doğrudan etkilediğini söyleyen Yeşilırmak, bunun sahada net biçimde hissedildiğini ifade etti.
“Biz davetle içeri giriyoruz, onlar AB’yi temsil ediyor”
Strasbourg’daki en çarpıcı tablolardan birinin temsiliyet meselesi olduğunu anlatan Yeşilırmak, Avrupa Parlamentosu’na bir milletvekilinin davetiyle girebildiklerini söyledi. Güney Kıbrıs’ın ise Kıbrıs Cumhuriyeti adına ayrılan altı sandalyenin tamamını kendi seçtiği isimlerle doldurduğunu belirten Yeşilırmak, Kıbrıs Türk halkının seçtiği isimlerin davetli olarak içeri girmek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti. “Bu acı bir şey” diyen Yeşilırmak, bunun Kıbrıs Türk tarafının uluslararası alanda nasıl dışlandığını gösterdiğini söyledi.
Taşınmaz Mal Komisyonu ve izolasyonları anlattı
Yeşilırmak, taşınmaz mal komisyonunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından iç hukuk yolu olarak tanınmasına rağmen, Rum tarafının bu yapıyı yeniden tartışmaya açmak için Avrupa Konseyi nezdinde yoğun lobi yaptığını söyledi. Bunun yanı sıra, 2004 sonrasında Kıbrıs Türk halkına verilen sözlerin tutulmadığını, doğrudan ticaret tüzüğünün hayata geçirilmediğini, mali yardımların toplumun gerçek ihtiyaçlarına göre şekillenmediğini ve Kıbrıs Türk tarafının halen ciddi kısıtlamalar altında bulunduğunu anlattı. Yeşilırmak, inşaat sektörü üzerinden yaşanan baskıları ve iş insanlarının Avrupa’ya girişte yaşadığı sorunları da gündeme taşıdıklarını belirtti.
“Fransa ile yapılan askeri anlaşma tehlikeli”
Programda Güney Kıbrıs’ın silahlanma politikalarına da değinen Yeşilırmak, özellikle Fransa ile yapılan savunma iş birliği anlaşmasını çok tehlikeli bulduğunu söyledi. Fransa’nın garantör bir ülke olmadığını vurgulayan Yeşilırmak, buna rağmen adada askeri varlık oluşturacak bir zeminin hazırlanmasının, güven yaratıcı önlemlerin tam tersine hizmet ettiğini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın İsrail, Fransa ve diğer aktörlerle yaptığı anlaşmaların adadaki dengeleri daha da kırılgan hale getirdiğini savunan Yeşilırmak, bu gelişmelerin barış ortamını değil güvensizliği büyüttüğünü dile getirdi.
“Avrupa bu tarafa da bakmalı”
Yeşilırmak, Avrupa’dan gelen üst düzey isimlerin sınır hattından yalnızca güney tarafına bakarak değerlendirme yapmasını da eleştirdi. Avrupa Birliği yetkililerinin kuzeye de geçmesi, Cumhurbaşkanlığı’nı, Meclis’i ve ülkenin mevcut yapısını yerinde görmesi gerektiğini belirten Yeşilırmak, “Bu tarafa da ziyaret edin” çağrısında bulundu. Kıbrıs Türk halkının yaşadığı gerçeklerin, ancak doğrudan temas ve görünürlük arttıkça daha iyi anlatılabileceğini vurguladı.






























































































































































































