Advertisement

Advertisement

Avcılıkta Katliam

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
21/12/2011


Ümit Bahşi Ümit Bahşi


Avcılık federasyonu ülkenin önde gelen birliklerinden oluşan ciddi bir yapıdır. Her bölgenin kendi av birliklerinin olması da iyi bir organizasyondur. Yapılan etkinliklerin iyisi de, kötüsü de federasyonundur.
Bu kadar çok avcının olduğu ülkemizde bu federasyon ciddi bir gelir kaynağı olup devlete ve ekonomiye de katkısı büyüktür 38 bin av tüfeğinin bulunduğu ülkemizde ki, bu rakamlar avcılık federasyonun verdiği, canlı yayında bizzat başkanının söylediği rakamdır. 22 bin avcıdan söz ediliyor ancak 12 356 kişi avlanma ruhsatı çıkartıp ava gitme hakkını kullandı. Geriye kalanlar ise soru işaretidir. 12 356 kişi katkı payı ödeyerek av hayvanlarının üretilmesi ve çoğalmasına yardımda bulunmuştur. Her avcı bunun için 100 TL veriyor. Rakam büyük: 12 356x100= 1. 235 600.
Bu miktar gerçekten üretim için harcanıyorsa, bu kadar az av neden? Yıllardır ava giden ve av hastası olan avcılarla konuştuğumuzda, avların çok bereketsiz geçtiğinden söz ediyorlar. Federasyon başkanı bunlara çözüm bulmalı ve her hafta bir yerde yemek vereceğine, bunları düzeltmenin bir yolunu bulmalıdır.
Bazı bölgelerde 1000 adet keklik bırakılmaya başlandı. Amaç, doğadaki kekliği korumakmış. Bunlar da avcıları şaşırtmak için doğaya salınırmış. Ancak bu laflar sadece palavra sayın Tayfunlu, zira bölge birlik başkanlarının, kendi bölgelerine bırakılan keklikleri, kendi arkadaşlarıyla birlikte avladıkları aşikardır.
Doğaya adaptasyonu sıfır olan bu kekliklerin, birer tavuktan farksız olarak doğaya bırakılması, katliyama neden olmaktadır. Uçamayan, kaçamayan bu keklikler, doğada nasıl yaşayacaklar? Yakın mesafeden vurulan keklikler, katliyamın boyutunu ortaya koyuyor. Bazılarını da köpekler bastırıyor.
Peki ya şuna ne demeli… Beyarmudu ile Köprülü arasında doğaya bırakılmak istenen keklikler bir Renault marka arabanın bagajından havaya atılarak, bir diğer avcı tarafından vurulması ve buna şahit olanın da bunu canlı yayında anlatması da bir başka katliyam örneğini teşkil etmekte.
Verilen katkı payı, bir katliyama davetiye çıkartıyor; bunu her avcı anlamak zorundadır. Gönbinalar avcılık federasyonunda da mı yaşanıyor? Bazı birlik başkanları ile sayın Tayfur arasında bir ilişki var mı? Doğaya bırakılan binlerce keklikten kimler nasibini alıyor? Buna kim “dur” diyecek?
Oysa çok basit tedbirlerle önlemler alınabilir. Üretilen hayvanlar kapalı bölgelerde doğaya bırakılarak, adaptasyonu sağlanmalıdır. Ya da av sezonu bir yıllığına kapatılıp, üretilen keklikler doğaya salınabilir. Salınma yerlerinin bilinmemesi de doğaya saygıdan olmalıdır. Kaçamayan hayvanları arkadaşlarına sunmak, jest sayılmaz. Başka bir alternatif ise üretilen kekliklerin marketlerde satışa sunulması olabilir, tıpkı bıldırcınlarda olduğu gibi.
Kaçak av çok fazla. İnanamayacağınız şahsiyetler gece ava gidiyor. Bunu engellemenin yolunu bulmalı sayın Tayfunlu. Federasyondan pis kokular geliyor. Ahbap çavuş ilişkileriyle iş götürülüyor. Ciddi tedbirler alınmazsa, ne avcı kalacak, ne de av. Her geçen gün ava gidenlerin şevki kırılıyor ve sayıları da azalıyor. Bu sektör siyasi kaygılardan uzak olmalıdır. Birileri siyasete girmek için avcıları kullanıyor olmasın…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ümit Bahşi

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.