Advertisement

Advertisement

Karagözlük Diz Boyu

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
18/12/2012


Ümit Bahşi Ümit Bahşi


İçinde yaşadığımız güzelim ülkeyi nasıl mahvettik, hiç düşündünüz mü? Doğru ile yanlışın ayırım çizgisinin olmadığı bu ada, bizleri dahi şaşkınlığa düşürüyor. Hangi üniversiteyi bitirirsen bitir, hangi branştan uzman olursa ol, bu ülkede pek geçerliği olmaz. Adamcılık ve ayırımcılık hat safhada, partizanlık diz boyu. Hayır da ettirmezler, hayır da etmezler.

Sosyal risklerin üst safhalara çıkması, suçların artması, hapishanelerin dolup taşması, ekonomik krizin büyümesi ve siyasi partilerin çözüm önerileri içinde bulunduğumuz çıkmazı daha da karmaşık hale getiriyor. Olup bitenleri düzeltecek sihirli değneği taşıdığını iddia eden biri çıksa bile, halk artık kimseye güvenemez oldu. Ülkede o kadar karagözlük meydana geliyor ki, halkın siyasilere bakış açısı güvenden çok uzaktır. Belediye’den yıllardır işe gitmeden yüksek maaş alan ve batınca da neden battı diye soran birine kim inanır?

Yıllardır bu düzenden beslenen, en çok parayı alabilmek için birilerinin adamı olmak zorunda kalan müdürler, medya mensupları, gazeteciler de bu karagözlüğün zirvesinde oturuyor. Battık diye yazı yazanlar, TV programı yapanlar köşklerde yaşayacak, son model arabalarda caka satacak, hayatları hep beleş olacak; tatil beleş, kıyafet beleş, ustalar beleş… ondan sonra da “battık” edebiyatı ile bir de üstelik suçlayacak birini de bulacak bu karagözler. Günah keçimiz; İrsen Küçük. Kafanıza taş düşse, başbakandan bileceksiniz. Daha da öteye gidip Türkiye başbakanı Sayın Erdoğan’a kadar suçlu ilan edenler de var. Düzeltmek istendiğinde “vay”, düzeltmek istenmediğinde “vay”… sen yeter ki parayı ver de, ne olursa olsun.

300 ailenin saltanatı tüm KKTC halkından daha önemlidir. Toplumun çıkarlarının hiç önemi yoktur, yeter ki kendilerine bir şey olmasın karagöz takımına. Hayatın bu kadar ucuz olduğu, her türlü rüşvetin ve popülizmin döndüğü bu ülkede hayatı zorlaştıranlar bu kirli yayını yapan, konuşan ve hep kendini düşünen karagöz takımıdır. Bunlar eğer iş adamlarını övmezlerse, yazarlık yapamazlar, gazeteci olamazlar. Bir telefonla ağalar aranır ve her yer bir anda süt liman oluverir… 40 tane yargı mensubu da hukuku ve adaleti ayarlayamaz.

Dağdaki çobanı bile en ince ayrıntısına kadar tanıyan siyasiler, vaatlerde bulunup söz vermenin dışında halka ne verirler? Kazananlar nedense hep başkalarının hakkını yiyenler, zulüm yapanlar. Bunlar iyi yaşayacak, haklı olan ve hakkı yenen ise sürünecek bu adada. Haklı olup, hakları yenen gençlerimiz isyan edip, bu ülkeyi terk ediyorlar. Peki bu karagöz gazeteciler ülkedeki patronaj sistem için ne yaparlar?

Çalalım-çaldıralım, yiyelim-yedirelim mantığı damarlarımıza işlemeye başladı ve bunları olağan görmeye başladık, kısacası alıştırıldık. İnsanlığın para etmediği bu düzende kimler mutlu ise, bilin ki bunun için başkalarının umutlarını ezip geçerek bunu elde etmişlerdir. Dünyanın neresinde böyle bir tiyatro var ki? Yemeyi ve çalmayı bilmeyenin işi zor bu ülkede…

Siyasi partiler, bizleri oyalamanın ötesine gidememenin çıkmazını yaşıyorlar. Bu düzeni değiştirmek isteyeni engellemek isteyen karagöz takımları vardır, bunlar da hep olacaktır. Peki halkımız, bunları saf dışı etmek için ne yaptı şimdiye kadar? Koca bir boşluk; hiçbir şey… A partinin yerine B partisi gelse dahi, köklü bir değişiklik yapmadıktan sonra, bu düzen değişmez.

Ya çalacaksınız, ya da çalanın yanında olacaksınız; böylece de bu kasaba politikası devam edecek. Aldatmalar ve yalanlarla sarılmış bir halk olduk. Karagözler etrafımızı sarmış ve gözlerimize kum atmaya çalışıyor. Oysa gözleri aldatabilirsiniz, ama yürekleri asla…

Karagöz takımına da son bir ileti; boşuna çaba harcıyorsunuz. Halk doğruyu biliyor ve gereğini de yapacaktır.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Ümit Bahşi, gece külüpleri
MANŞETLER

HK Ümit Bahşi

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.