Musluklar kapandı mı?
12/02/2011
Ümit Bahşi
28 ocak mitinginin ardından açılan pankartlar, ortalığı toz duman etti. Peki UBP hükümeti, bunların olacağını bilmiyor muydu? Yani bazı hoş olmayan pankartların açılacağını ve Türkiye’nin buna tepki göstereceğini öngörmemek imkansızdı. Kusura bakılmasın ama, gelinen noktadan kar çıkartıp gemiyi yürütecekti. Kıbrıs Türkü ve halkı tepki gösterdi deyip, Türkiye’ye bunu yutturacak pozisyonu bekledi. Fakat beklendiği gibi olmadı. Her şey ters tepti. Oysa UBP Türkiye’den daha fazla para kopartabilmek için bu kargaşadan kar bekliyordu.
Yıllardır Türkiye’den gelen paralarla üç tane KKTC daha kurulabilirdi, hem de yeni baştan. Ancak ülkeyi yönetenler kötü yönettikleri için, bu hale geldik. Kimse de bunu konuşmuyor; herkes Türkiye’yi suçluyor. Türkiye’nin de hataları olmuştur elbette, fakat en büyük nankörlüğü bizler yaptık anavatana. Savaştan sonra, üleşme zihniyeti ile ülkeyi yönetenler, hiç bir doğru strateji uygulamadılar, hep ham... hum.... şupurlop yaparak. Partizanlıkla ülkeyi bitirdiler. Bunda en büyük günah payı da UBP’dedir, en çok iktidar olan partimiz. Bütün umutları boşa çıkardı. Var olan gücün % 44 ünün bu kadar kötü kullanabileceği kimsenin aklına gelmezdi. Bir iktidar düşünün ki, tek başına bu gücü kullansın fakat yeğen, akraba kayırmacılığı ve partizanlıkla 1383 kişi işe alsın. Alsın ama, bunları işe almak için işten çıkartılan ihtiyaçlı insanların sesine kulak vermeden, onları işsizliğe mahkum ederken, gerçekte hiç ihtiyacı olmayan partililerini işe alıp, çamuru elçiliğe ve Türkiye’ye atacaktı. Böylece kendi düzenlerini, yani üleşmeleri rahat yapacaklardı.
Türkiye’den gelen bakanlara ve bürokratlara anavatana dair şükran edebiyatı yaparak gönüllerini alırken, ülkede yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlara da ırkçılık yapacak. Kasaba politikacısı zihniyeti ile şeytanlık yapıp, büyük elçiyi bile yağmur duasına çağırdılar. Sayın Kaya Türkmen görevden alınırken, UBP’ de tolumun güvenini kaybetti. Bunların en büyük sorumlusu da Sayın Eroğlu olmuştur. Sayın Türkmen, KKTC halkı ve sivil toplum örgütleri ile olan diyaloğu az olduğundan, zaten başarılı olamamıştı. Sosyal bir bağ kurmayı başaramamıştı. Kendi vatandaşlarının sorunlarını çözemeyen elçilik, ülkenin sorunlarına karşı nasıl duyarlı olacaktı? Hükümetin ayak oyunlarına karşı dik durabilecek bir tutum sergilemelidir. Anavatanın parasını istemeyenler, maaşlarını iyade etmelidir. Etik olan budur.
Ülkedeki bazı sendikalar, hükümetin güdümünde olmalarına rağmen, hükümetle iş birliği yaparak mitinge katıldılar ki, daha fazla para alabilsinler. Bunu yapacak kadar kurnazdırlar kasaba politikacıları. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek insanımızı kandırıp, siyasi hayatlarını sürdüren zihniyetler şimdi ateşe düştüler ve uzlaşı yapacaklarmış. Kiminle yapacaksınız uzlaşıyı beyler? İnsanların güveni kalmadı ki sizlere. Anavatanın da güveni kalmadı. Yıllardır göz yumduğu hesaplar şimdi yapılacak ve fatura da UBP’ ye çıkacak. Neden mi? Yıllardır yapılan ihalelerden ve yapılan işlerden kimleri zengin etmediniz ki? 5 liraya 2 lira deyip, hakkınız olmayan parayı cebe indirmediniz mi? Nereden bulundu bu Mercedes cikler? Yıllardır haram yiye yiye bu hale geldiniz. Artık buraya kadar. Her şeyin bir sonu varmış demek ki. Üleşme artık zor olacak.














































































































































