“CTP uzun dönemde kaybedecek”
Wikileaks belgelerinde yer alan ABD elçisi, raporunda dönemin CTP-ÖRP hükümetini böyle değerlendirdi.
11/10/2011
Havadis
ÖRP CTP’YE KAYBETTİRECEK… Amerikalıların yeni oluşan koalisyon hükümeti ile birlikte CTP’nin Kuzey Kıbrıs’taki pozisyonunun güçlendiğine dair yaklaşımları öne çıkarken, CTP ile ÖRP arasında koalisyon hükümeti kurulmasının bu konuya taraf olanlara siyasi bir bedel ödeteceğine işaret edildi
DERİN DEVLET KIZACAK… Kabine değişikliğinin UBP ve DP’yi daha etkin muhalefet yapmak için birleşmeye teşvik edebileceği görüşüne de yer verilen belgede, bu değişikliğin Denktaş ve “derin devletin” tepkisine davetiye çıkaracağı değerlendirmesi de yapıldı
Wikileaks belgelerinde CTP-ÖRP koalisyon hükümetinin kurulduğu günlerde Amerikalıların yaptığı değerlendirme ve yorumlar dikkat çekici bir şekilde yer aldı.
Belgelerde Amerikalıların yeni oluşan koalisyon hükümeti ile birlikte CTP’nin Kuzey Kıbrıs’taki pozisyonunun güçlendiğine dair yaklaşımları öne çıkarken, CTP ile ÖRP arasında koalisyon hükümeti kurulmasının bu konuya taraf olanlara siyasi bir bedel ödeteceğine işaret edildi.
Amerikalılar Kıbrıs konusunda izlenen politikalarda CTP-ÖRP koalisyon hükümetinin kurulmasıyla birlikte bir değişiklik beklenmediğine vurgu yaparken, Amerikalıların yeni koalisyon hükümeti ile ilgili değerlendirmeleri ve yeni bakanlarla ilgili görüşleri Wikileaks belgelerinde dikkat çekti.
Hükümette yeni yüzler yetersiz
Belgede yer alan görüşlere göre yeni koalisyon hükümetinde görev alan yeni yüzler yetersiz bulunurken, belgede gözlemcilere atfen CTP-ÖRP koalisyon hükümetinin AKP’nin onayı ile sırf Kıbrıslı Türkleri satmak için kurulduğu iddialarına da yer verildi.
Yeni kurulan koalisyon hükümeti ile birlikte kamu yönetiminde reformların yapılmasının önünün açıldığı, bu konuda engel oluşturduğu iddia edilen Serdar Denktaş’tan CTP’nin kurtulduğu ifadeleri belgede dikkat çekerken, AK Parti’nin yeni hükümetin kurulmasındaki rolü de sorgulandı.
Yeni hükümetin oluşumuyla birlikte bakanlık dağılımı ve paylaşımının da yorumlandığı Wikileaks belgelerinde, CTP’nin Tarım Bakanlığı’nı da alarak tarımda ve tarım sübvansiyon politikalarında daha çok söz sahibi olduğu ve bunun da CTP’nin çözüm yanlısı retoriklerine her zaman kuşku ile yaklaşmış olan kırsal merkezdeki köylüler ile parti arasında köprü kurulmasına yardımcı olacağı iddia edildi.
UBP’nin çözüm karşıtı olarak nitelendirdiği Amerikan belgesinde, Avcı’nın UBP’den ayrılması meselesi değerlendirilirken şu satırlar dikkat çekiciydi:
“2005’te UBP’de yaşanmakta olan başkanlık krizi esnasında, hırslı Avcı, Mağusalı hemşerisi ve eski “Başbakan”, partinin güç odağı Derviş Eroğlu’nun parti başkanlığı için kendisini destekleyeceğini umut etmekte idi... Avcı’nın 2006’da başkanlık mirasını açıkça devralacak gibi görünen parti genel sekreterliğine atanması onun umutlarını daha da perçinlemişti. Ancak Avcı’nın, son aylar içerisinde, Eroğlu’nun gidecek olan Hüseyin Özgürgün’ün yerine kendisini halef olarak desteklemeyeceğinin kesinleşmesi ile birlikte, UBP’den vazgeçmiş gibi görünmekteydi…”
Belgede yer alan bir başka dikkat çekici değerlendirme ise oluşan yeni koalisyon hükümeti ile birlikte Tarım Bakanlığı’na getirilen Önder Sennaroğlu ile ilgili bilgiydi. Çözüm yanlısı düşüncenin toplumda yankı bulmasıyla Sennaroğlu’nun UBP’den koptuğu yazılan belgede şu görüşler de yer aldı:
“Denktaş karşıtı yazıyı iyi okur ve UBP’den istifa eder. Onun çiftçilerin dostu gibi algılanacağının farkına varan CTP, bu kez onu devşirerek 2005’te kendi listelerinden aday yapar, partiye karşı geleneksel olarak düşman olan İskele-Karpaz bölgesinden seçimi kazanır. Sennaroğlu’nun, bu makamı, kendisine “bakanlık” verilmediği takdirde istifa ederim ki bu da partinin meclis aritmetiğini etkileyebilirdi, tehdidi ile aldığı söylenmekte.”
Kabine değişikliğinin UBP ve DP’yi daha etkin muhalefet yapmak için birleşmeye teşvik edebileceği görüşüne de yer verilen belgede, bu değişikliğin Denktaş ve “derin devletin” tepkisine davetiye çıkaracağı değerlendirmesi de yapıldı.
29.09.2006 tarihinde düzenlenen ve Wikileaks içerinde yer alan belgenin tam metni şöyle:
Referans Betimlemesi Düzenleme Yayınlandığı Tarih Sınıflandırma Menşe
06NICOSIA1691
2006-09-29 13:10
2011-08-30 01:44
MAHREM Elçilik
Lefkoşa
VZCZCXRO4815
PP RUEHDBU RUEHFL RUEHKW RUEHLA RUEHROV RUEHSR
DE RUEHNC #1691/01 2721310
ZNY CCCCC ZZH
P 291310Z SEP 06
FM AMEMBASSY NICOSIA
TO RUEHC/SECSTATE WASHDC PRIORITY 6970
INFO RUEHZL/EUROPEAN POLITICAL COLLECTIVE
RUCNDT/USMISSION USUN NEW YORK 0637
C O N F I D E N T I A L SECTION 01 OF 04 NICOSIA 001691
SIPDIS
SIPDIS
E.O. 12958: DECL: 09/28/2016
EKLENTİLER: PGOV PREL ECON EAID PINR TU CY
KONU: KIBRIS TÜRK KABİNESi AÇIKLANDI
REF: A. LEFKOŞA 1607
¶B. 05 LEFKOŞA 760
¶C. 05 LEFKOŞA 1869
¶D. LEFKPŞA 203
¶E. DIXON/CLEGG-TRIPP EMAIL (09/20/2006)
¶F. LEFKOŞA 959
¶G. LEFKOŞA 977
Sınıflandırma: Büyükelçi Ronald L. Schlicher, amil 1.4 (b) ve (d).
¶1. (C)ÖZET. Kıbrıslı Türklerin “Başbakanı” Soyer yeni kabinesini açıkladı, merkez-sol parti CTP’nin küçük ortağı olarak, eski ”dışişleri bakanı” Serdar Denktaş’ın partisi DP’nin yerini alan, yeni kurulmuş Özgürlük ve Reform Partisi(OP) ile oluşturulmuş bir koalisyon.
Yeni kabine birtakım yeni isimler içermekte – en dikkat çeken “Dışişleri Bakanı” ve “Başbakan Yardımcısı” olarak OP’nin lideri Turgay Avcı – ancak bu kabinenin içte veya Kıbrıs Sorunu’nda önemli politika değişikliği yapması olası değil. Birçok gözlemci, Soyer’in, yalpalayan, siyaseten denenmemiş OP gibi bir ortağa tercihen ele avuca sığmayan Serdar’ı atması ile iktidar mekanizmasındaki elini daha da güçlendirdiği konusunda hemfikirdirler.
Yeni kabinenin, Soyer’e göre “KKTC”nin yönetimini daha rasyonel hale getirecek olan, CTP’nin “kamu yönetimi reform” planlarını daha ileriye taşıması beklenmektedir, ancak eleştiriler bunun patronaj gücünün CTP’nin elinde yoğunlaşmasına yol açacağına işaret etmekte. Bu kabine değişikliği Kıbrıs Türk kamuoyunda çok kötü karşılık buldu, ve partinin son seçimlerde elde ettiği başarının hala daha tadını çıkardığı, çözüm yanlısı ve reform yanlısı platform ile olan bal ayısının da sonunu getirmiş oldu. YORUM SONU.
CTP KAVRAYIŞINI SAĞLAMLAŞTIRDI
--------------------
¶2. (C) "KKTC Başbakanı” Ferdi Soyer 25 Eylül’de yeni kabinesini açıkladı; yeni “hükümet” ertesi gün Talat tarafından onaylandıktan sonra resmen göreve başladı, ve Kıbrıs Türk “Meclisi’nde” bir iki hafta içerisinde resmen güvenoyu alması beklenmektedir.
Yeni kabine, Soyer’in (ve Talat’ın) merkez-sol CTP’si ile yeni-yaratılan OP arasındaki bir koalisyondur –Turgay Avcı’nın başını çektiği dönme dört sağcı “milletvekilinin oluşturduğu rengarenk bir grup yanı sıra, türlü türlü yerel politikacılar ve aktivistlerin bir araya gelmesi ile bu ay içinde oluşturdukları parti.
OP’nin aniden ortaya çıkması, CTP ( 50 sandalyeli “Meclis’te” 25 “milletvekili” ile salt çoğunluğu kıl payı kaybeden ) için, eski küçük ortağı, giden “Dışişleri Bakanı” Serdar Denktaş’ın DP’sine alternatif yaratmış oldu – CTP’nin ve belki de Türkiye’de iktidardaki AKP’nin serdar’dan kurtulmak için bu olayın tümünü düzenledikleri spekülasyonlarına yol açtı(refa).
¶3. (C)Yeni kabine, CTP’nin bir önceki “hükümetteki” elinde bulundurduğu makamları(hemen hemen) kontrol etmesini sağlarken, DP’nin eski “bakanlıklarının” (hemen hemen)anahtarlarını OP’ye verir. CTP’nin içerilileri bize, OP ile koalisyon görüşmelerinin hedefinin daha önceki 7-3 dengesini korurken,DP’nin daha önce engellediği “kamu sektörü reform”unun önünü açmak olduğunu anlattılar.Belirsizlikten kurtarılması ve “hükümette” en üst düzeyde koltukların kendisine sunulması karşılığında,ÖP, CTP’nin birkaç “bakanlık” ve “kamu kuruluşlarını” “düzenleme ve rasyonalize” etme önerilerine açık çek vermiş gibi görünüyor.Buna karşılık,eleştiriler,gerçekte,bu rasyonalizasyonun,bütçe gücünü ve patronaj mekanizmasını CTP’nin ellerinde yoğunlaştırdığına işaret etmektedirler.
¶4. (C) Örneğin, DP’nin yönettiği “Tarım ve Orman Bakanlığı” ikiye bölünmüş, CTP “Tarım Bakanlığı”nın kontrolünü üstlenirken, OP’de yeni oluşturulan “Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığını” alır.Bu da CTP’ye tarımda ve tarım sübvansiyon politikaları üzerinde daha fazla söz hakkı verecektir –merkez-sol CTP’nin çözüm yanlısı retoriklerine her zaman kuşku ile yaklaşmış olan kırsal merkezdeki köylüler ile partinin köprüler kurmasına yardımcı olacaktır.yeni oluşturulmuş çevre “Bakanlığı”nın,örneğin, inşaat izinlerinin azar azar dağıtılması gibi konularda belli bir söz hakkı olacaktır.
Ancak bu alandaki esas yetki CTP’nin İçişleri “Bakanı”nda bulunmakta, bu nedenle ÖP’nin muhtemelen CTP’nin yandaşlarına vereceği proje izinlerini kavga etmeksizin engelleyebilmesi mümkün değildir.(Kendilerinin eski dostlarının inşat izinleri, CTP ve DP arasındaki sürtüşmenin esas kaynağını oluşturmakta idi.)CTP’nin elinde bulundurduğu eski “Gençlik ve Spor bakanlığı” kaldırıldı, ancak bu kurumun karlı spor bahisleri(“KKTC” Devlet Piyangosu’nu söylemeye gerek yok)lisans otoritesinin “Başbakanlığa” geçmesi beklenmektedir ve bu nedenle de bu CTP’nin elinde kalmaya devam edecektir. Benzer şekilde,geçmişte “Ekonomi ve Turizm Bakanlığı”nın kontrolünde olan Turizm Fonu ( parasını kumarhane izinleri ve diğer harçlardan elde eden, ve tamamen bütçe dışı olarak turizm projelerini desteklemek için kullanılan – adı herkes tarafından kötüye çıkmış yozlaşmış Serdar’ın DP’sinin takdirine bağlı olarak) Maliye’nin denetimindeki düzenli bütçenin içersine sokuldu.
NICOSIA 00001691 002 OF 004
KABİNE OLUŞUMU VE YENİLERİN ÖZGEÇMİŞLERİ
-------------------------------
¶5. (SBU) Kabinede yerini koruyan “bakanlar” aşağıda verilmektedir, bunların özgeçmişleri,2005’te ilk atandıklarında rapor edilmişti, (refb):
-- "Başbakan" Ferdi Soyer (CTP);
-- "Maliye Bakanı" ve dış yardım koordinatörü Ahmet Uzun (CTP);
-- "İçişleri Bakanı" Özkan Murat (CTP);
-- "Ulaştırma Bakanı" Salih Usar (CTP);
-- "Sağlık Bakanı" Eşref Vaiz (CTP);
-- "Çalışma Bakanı" Sonay Adem (CTP); and
-- "Eğitim Bakanı" Canan Öztoprak (CTP).
¶6. (C)Kabinenin yeni yüzleri:
-- "Dışişleri Bakanı" ve "Başbakan Yardımcısı" Turgay Avcı
(ÖP). 1959 yılında Larnaka’da doğan Avcı elçiliğimiz ile uzun süreden beridir temastadır. Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi gördü, daha sonraları idari ve yönetim alanlarında Türkiye’deki Çukurova Üniversitesi ve Mağusa’daki Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde yüksek lisan yaptı. Daha sonraları DAÜ’de uzun yıllar rektör yardımcısı, idari bölüm başkanlığı ve turizm okulu direktörü olarak görev yaptı. Evli ve 2 çocuk babası olan Avcı, İngilizce (argo sözcükler kullanacak kadar iyi) ve Arapça ( daha kötü) konuşabilmektedir. Avcı politikaya geç girenlerdendir.”Meclise” ilk girişi çözüm karşıtı UBP listesinden 2003 yılında, ve 2005’te yeniden seçildi. Görünüşte milliyetçi biri, ancak Kıbrıs sorununda kendisinin “ılımlı” olduğunu iddia etmekte, ve 2006 yılında ABD Hükümeti’nin sponsorluğunda Colorado’da düzenlenen iki toplumlu yaz kampına oğlunu katılmaya teşvik etti. 2005’te UBP’de yaşanmakta olan başkanlık krizi esnasında, hırslı Avcı, Mağusalı hemşerisi ve eski “Başbakan”,parti’nin güç odağı Derviş Eroğlu’nun parti başkanlığı için kendisini destekleyeceğini umut etmekte idi. Avcı’nın 2006’da başkanlık mirasını açıkça devralacak gibi görünen parti genel sekreterliğine atanması onun umutlarını daha da perçinlemişti. Ancak Avcı’nın, son aylar içerisinde, Eroğlu’nun gidecek olan Hüseyin Özgürgün’ün yerine kendisini halef olarak desteklemeyeceğinin kesinleşmesi ile birlikte, UBP’den vazgeçmiş gibi görünmekteydi. Avcı’nın ani ayrılma kararı, ÖP’ü kurması, ve CTP ile güçlerini birleştirmesi(ki bu iktidardaki parti için en uygun dönemde oldu) Avcı’nın bu hamleyi yapmak için rüşvet aldığı, siyaseten çıkarcı olduğu yönündeki suçlamalara neden oldu. Bu söylentiler, Avcı’nın belli belirtisi aptal sarışın görünümü( “Ferris Bueller’s Day Off”daki Principal Rooney’i anımsayınız) ve birkaç hafta öncesine kadar Mağusa haricinde sıfır tanınmışlığı olduğu gerçeği, tüm bunlar Avcı’nın embriyonik ÖP’ye destek çekmede, koalisyon içerisinde CTP’ye karşı dengeleri koruyabilmekte, “KKTC”nin dışta destek arama çabalarına önemli katkı koymakta zorlanacağının göstergeleridir.
-- "Ekonomi ve Turizm Bakanı" Enver Öztürk (ÖP). 1964’te Gaziantep’te doğan Öztürk, İstanbul’da hukuk eğitimi gördü, evli ve iki çocuk babasıdır. ”KKTC”nin en üst makamlarına gelmiş ender anavatandan gelenlerdendir. Bu ve partisinin diğer kurucu üyelerinden bir kısmının da Kıbrıslı Türk olmaması gerçeği, Türkiye’deki iktidar partisi AKP’nin ada üzerindeki emirlerini yerine getirecek uysal bir “yerleşikler” partisi oluşturma umudu ile sessizce ÖP’ü desteklemekte olduğu spekülasyonlarını daha da körükledi. Ancak, layıkı ile hak edilen sağlam bir milliyetçi şöhretine sahip Öztürk’ün, İslamcı AKP’nin aleti olması olası görülmemektedir. Bir dönem, aşırı sağcı MAP(anavatandaki kardeş partisi MHP’den de daha milliyetçi uçta olduğu tartışılan) üyesiydi, ve UBP’ye transfer olduğunda, ki daha sonra partinin genel sekreter yardımcısı oldu, Çılgın Volkan Gazetesi’nin favorisi olmaya devam etti. Çok yakın geçmişte, Öztürk, UBP’nin “KKTC”nin yeni Mülk Yasası’na karşı “Yüksek Mahkeme”de açtığı davanın baş avukatı idi(AKP’nin daha fazla hiddetini çekmesine neden oldu)buna rağmen bu yasayı hazırlayan “hükümete” gireceği kesinleştiğinde ise aptalca yasaya olan muhalefetini reddeden bir kamu açıklaması yapmıştı. Öztürk, ABD Hükümeti’ni ilgilendiren, CYPEG’in (Ekonominin Gelişimi için Kıbrıs Ortaklığı)sponsorluğunu üstlendiği turizm insiyatifleri veya kumarhanelerle off-shore bankacılık sektörlerinin daha iyi regüle edilmesi gibi konularda, zorluk çıkarabilecek bir muhatap gibi görünmekte. CTP’nin bir kısım içeriklileri partilerinin özellikle Öztürk ile ortaklık yapmasından rahatsız olduklarını, ve şimdiden, ”hükümette” onun “etrafını çevirmek” için hazırlanmaya başladıklarını söylüyorlar.
-- "Tarım Bakanı" Önder Sennaroğlu (CTP). 1957 doğumlu Sennaroğlu, uzun zamandır bir kurum çalışanıdır, “devlet yönetimindeki” çeşitli tarım kredisi kurumlarında çalıştıktan sonra, UBP’nin seçim listesine temiz bir giriş yaparak 1998 yılında ilk kez “Meclis’e” girer. Bununla birlikte, o da 2003’te,birçok Kıbrıslı Türk gibi, çözüm yanlısı düşünce toplumda yankı bulmaya başladığı dönemde, duvardaki Denktaş karşıtı yazıyı iyi okur ve UBP’den istifa eder.
NICOSIA 00001691 003 OF 004
Onun çiftçilerin dostu gibi algılanacağının farkına varan CTP, bu kez onu devşirerek 2005’te kendi listelerinden aday yapar, partiye karşı geleneksel olarak düşman olan İskele/Karpaz bölgesinden seçimi kazanır. Sennaroğlu’nun, bu makamı, kendisine “bakanlık” verilmediği takdirde istifa ederim ki bu da partinin Meclis aritmetiğini etkileyebilirdi, tehdidi ile aldığı söylenmekte. Soyer’in Sennaroğlu’nun bu “şantajına” boyun eğmesinin, “bakanlık” hevesli birçok kıskanç kişinin bulunduğu CTP içerisinde birtakım sürtüşmelere yol açtığı söylenmekte. Sennaroğlu’nun, yukarıdakilerin siyasi nedenlerle halen yaylım ateşine tutacakları, sübvansiyon reformu veya tarımsal ürünlerin güney üzerinden AB’ye ihracı (refg) gibi ihtilaflı konularda geleceğe –dönük bir duruş sergilemesi olası değildir.
-- "Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı" Asim Vehbi (ÖP)
1966 Lefkoşa doğumlu Vehbi, işletme lisansını Northern Michigan Üniversitesi’nden aldı, daha sonra ise Kuzey’deki Lefke Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler yüksek lisansı yaptı. Çok iyi İngilizce konuşan Vehbi evli ve iki çocuk babasıdır. Siyasetle yüzeysel olarak ilgilenmesine karşın (yakın zamanlara kadar Serdar’ın DP’sinin üyesi idi); bir tekstil şirketinde kısa süreli yöneticilik yapan Vehbi, meslek yaşamının büyük bir kısmını Kıbrıs Türk yüksek eğitim sektöründe geçirdi; çevre sorunları ile ilgili görünen bir backgroundu veya uzmanlığı bulunmamaktadır.
En son görev yeri ise, girişken Vehbi için zorlu bir görev olan, pazarlama ve personel alımları koordinatörlüğünü yaptığı Girne Amerikan Üniversitesi, genç üniversitesi amatörler ve güvenilmez kişilerce yönetilmekte idi. Talat’a yakın kaynaklar, Vehbi’nin, ÖP’deki birçokları gibi Türk olmayıp Kıbrıslı Türk olması ve CTP’nin kendisine yönetilmiş,”yerleşiklerin” ve onların AKP içerisinde var olduğu iddia edilen destekçilerinin çok fazla etkisi altında kaldığı yönündeki eleştirileri devre dışı bırakmak için bu göreve atandığını söylemektedirler. Yine de, yöneticilikteki geçmişi, Kıbrıslı Türklerin dış yardımı özellikle de, söz verdiği paketin önemli bir kısmını çevre ile ilgili projelerde harcamayı planlayan AB’den gelecek olan özümseme yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olabilecek, yetkin bir muhatap olabilecek kumaşa sahip olduğuna işaret etmekte. Bununla birlikte, ”hükümet” değişikliğinden bir hafta önce Vehbi’nin Siyasi Bölüm’deki Kıbrıs Türkleri FSN pozisyonu münhali için –şu anda atanmış olduğu yüksek makama göre çok komik bir tezatlık müracaat etmesinin ne kadar ilginç olduğunu da not etmek gerekir. Bu da İngilizce bilen Kıbrıslı Türkler için anlamlı iş olanaklarının bulunmadığının delili, Vehbi’nin atanmasını, ”bakanlığın” CTP’nin kendisine kafa tutamayacak siyaseten daha hafif siklet birileri tarafından yönetildiğini sağlama almak amacı ile yapıldığının kanıtı ve her ikisi de olarak yorumlanabilir.
YORUM
-------
¶7. (C) Bu kabinenin Birleşik devletleri ilgilendiren konularda herhangi bir büyük politika değişiklikleri ortaya koyması ihtimal dışıdır. BM süreci, Kıbrıs sorunu, AB ve Birleşik Devletlerle ilişkiler ve diğer önemli dış politika konuları, evrensel olarak ve Kıbrıs Türk Toplumunun doğrudan seçilmiş temsilcisi olarak, tanınmamış “KKTC”nin “Dışişleri Bakanı”nın hoş karşılanmayacağı bütün ortamlarda konuşma yetkisine ve meşruluğa sahip statüsü nedeniyle, geleneksel olarak “Cumhurbaşkanı”nın kontrolündedir.
Serdar’da olduğu gibi,”Dışişleri Bakanı” Avcı’nın da kenardan kalarak, ”Kıbrıs Türk Devletini” İKÖ de temsil etme, Afrika, Azerbeycan veya Orta Asya’daki potansiyel diplomatik destek arayışları gibi daha marjinal görevleri üstlenmeye devam etmesi olasıdır.
¶8. (C)Bu arada, elçiliğin iyi çalışma ilişkileri geliştirdiği “bakanların” birçoğu yerinde durmaktadır – CYPEG’nin iş gücü geliştirme projesindeki esas muhatabımız olan “Eğitim Bakanı” Canan Öztoprak, veya gelen dış yardımlar koordinatörü yetkisini elinde bulunduran, bizim AID misyonumuz için gittikçe artan faydalı bir bağlantımız olan, “Maliye Bakanı” Ahmet uzun gibi. Kumarhaneler yasası, ada içi ticaret ve AB müktesabatı ile uyum konularında ters etki yaratan bir rol oynayabilecek Öztürk(Ekonomide, elçiliğimizin iyi bir bağlantısı olan Derviş Deniz’in yerini alan) ise bir jokerdir. Ancak yeni “hükümette” geçmiş hükümete nazaran daha fazla girişimlerde bulunacak gibi görünen CTP’de, Serdar’ın sorumluğunda olan Ekonomideki hassas konularda esas karar vericilerin, Soyer, Uzun veya hatta Talat olacak gibi görünmekte.
¶9. (C) “Hükümetteki” yeni yüzlerin yetersizliği, görülmemiş derecede gücün CTP elinde yoğunlaşmasına –ayni zamanda “KKTC”nin en üst makamlarında Denktaş kabilesinden kimsenin bulunmadığı tuhaf bir durumu da beraberinde getiren, bu kabine değişikliğinin ciddiyetini yalanlamaktadır.
NICOSIA 00001691 004.2 OF 004
Ancak, bu değişiklik müdahil olan tüm taraflara siyasi bir bedel ödetecektir. Toplum büyük çoğunluğunun, CTP’nin iktidar hırsı, Avcı’nın ihtirası ve inanç eksikliği ve geçmiş kötü günlerde kendinden önceki Türk hükümetlerinin yaptığı gibi AKP’nin de yerel siyasete müdahale etmeye hazır olması ile ilgili en kötü varsayımları yapmak suretiyle, tepkisi negatif olmuştur. Gözlemcilerin birçoğu, limanların açılması ile ilgili AB’ye verilecek olan kabul edilemez tavizlerin önünü açmak için, AKP’nin onayı ile Soyer’in Serdar’ı attığına – ve AKP ve CTP’nin Kıbrıslı Türkleri satma hazırlığı içerisinde olduklarına inanmaktadırlar.
¶10. (C)CTP içerisinde dahi, Talat dahil,UBP ve DP’yi daha etkili muhalefet yapmak için birleşmeye teşvik edebilecek,Denktaş ve “Derin Devletin” tepkisine davetiye çıkaracak, veya kısaca CTP’nin uzun dönemde popülaritesini lekeleyebilecek olan bu hamlenin mantığını sessizce eleştirenler mevcut.
. Her halükarda,- Kıbrıslı Rumlar ile birleşme ve iç reformlar için kurulan bir platform üzerinden seçimi kazanan- parti için balayı sona erdi.
YORUM SONU.
SCHLICHER
































































































































































































