Baldırı Çıplak Yaşam
22/11/2011
Ümit Bahşi
Güzel ülkemin güzel insanları bu yazıyı okurken, kendilerine bir takım sorular sormak zorunda kalsınlar. Gerçekten içinde bulunduğumuz dönem itibarı ile, gerek faiz madurları, gerekse kredi kartlarından dolayı zor durumlara giren insanlarımız çoğaldı. Acaba suç hep başkalarının veya devletin mi? bizlerin bir suçu yok mu?
Nasıl hava atıyoruz komşularımıza, cepte bir kuruş yok iken? İnsanlar arasında ilginç diyaloglar geçiyor. Bu kadar hesapsız ve kitapsız bir yaşamdan devlet suçlu olamaz. Çöyle ki, bir Cumartesi gecesi lüks bir restorant da yiyip içenler, efkar dağıtmak maksatı ile bir dünya hesap ödüyorlar. Pazartesi ise cepte bir kuruş para yok, evin elektriği kesilmek üzere ve diğer faturalar da ödenemiyor. Ayın 19. günü de fatura tutarı 129 TL olan cep telefonu da kesiliyor. Cumartesi gününe dönersek yine, dansözlü-yemekli eğlencenin faturasının 550 TL olduğunu görürüz.
İşte böyle yaşıyor toplumumuzda bir çok insan. Sonra da suçlu arar oluyoruz. Bu kadar gelişi güzel harcamanın sonu sıkıntıdan başka bir şey veremez.
Peki ya kullandığı arabaya ne demeli? Son model jeep, 130 bin değerinde, 600 TL için mazbata gidiyor. İşte böyle yaşamlar da var KKTC’de. Mantık bunu almakta zorlanır oluyor. Bahsettiğim bu iki örneğe kendim gerçekten şahit oldum. Bu, sonası ve alt yapısı olmayan bir yaşam. Bu kadar sorunsuzca harcanan bu paralar ve lüks arabalar nasıl oluyor, siz düşünün. Bazıları bu kadar lüks arabalara binmek yerine, daha mütevazi bir arabaya binseler... Ama olmaz, komşunun var. Benimki daha iyi olmalı, olamasa da eş değerde olmalı. Benim neyim eksik? Son çıkan telefonu önce ben almalıyım ki, hava atayım ve böylece olduğumdan daha farklı bir durum sergileyeceğim. İşte böyle yaşıyor bir çok insan.
Peki başka bir örnek daha. Her gün farklı giyineceksin ama bütün Güzelyurt esnafına borçlusun. Nakiti Rum tarafına aktar, oradaki mağazalardan alış veriş yap, böylece herkes seni zengin sansın. Peki, ödemediğin esnaflar, seni avukata verdiğinde, suçlusu kim?
Bu gösteriş merakı çeşitli psikolojik sorunlar da yaratıyor, hem yapnlar, hem de gözleyen insanlar için. Kişiliksiz insanlar yaratıyor bu hevesler ve toplum bundan ciddi zararlar görmektedir.
Bu kadar pahallı arabaya binme, matbatını öde, eğlenceni bütçene göre ayarla, telefon faturasını ve diğer faturaları öde. Her gün mağazalardan alış veriş yapma, esnaf da seni avukata vermesin. Sonra suçlu mu arıyoruz? İşte size suçlu; esnaf ve devlet.
Bu şekilde yaşamak, insanı ve elbette ki yakın çevresini mutsuz eder. sonra da borçları kapatabilmek için krediler almaya yönelmeler başlar ve böylece geçici çözümlerle her şey ertelenir. İşte bu kadar basit. Peki sizce suçlu kim?














































































































































