Ali Baturay yazdı: Peki KKTC bu değişimlere ayak uydurabilecek mi?

Ali Baturay'ın kaleminden...

ads
ads
04/04/2020
HK

ads
ads
Ali Baturay yazdı: Peki KKTC bu değişimlere  ayak uydurabilecek mi?

   Herkesin dilinde aynı sözler var; “Koronavirüs salgınından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”, “Bizi başka bir dünya bekliyor” ya da “Korona dünyayı dönüştürecek” gibi… “Peki ne olacak, nasıl olacak?” diye sorduğumuzda da ya öylece kalakalıp yüzünüze bakıyorlar ya da çok kısa klişe şeyler söylüyorlar size…

    Herkes sağlık derdine düştüğü için devlet yetkililerinden tutun da diğer tüm siyasilere, sendikalara, iş insanlarına kadar, birçok kesim henüz ilerisi için yeterince kafa patlatmış değil. Evet endişelerini ortaya koyuyorlar, bu endişe de kısa süre sonra bizi bekleyen kara senaryolar, olası ekonomik yıkım üzerine odaklanıyor.

     Kınamıyorum tabii ki, herkes önündeki badireyi atlatmanın derdinde, bu kaostan, krizden nasıl çıkacağının yollarını arıyor. O nedenle her şey bittiğinde, salgının etkisi gittiğimde ve yeniden dizayna başladığımızda ne yapacağımız konusunu biraz ötelemişler.

     Tabii genel olarak, “Dünya ne yapacak ve biz ne kadarına ayak uydurabileceğiz?” meselesi herkesin kafasının bir köşesinde duruyor ve herkes her fırsatta “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü söyleyip duruyor.

    Bir süreden beridir bu konuda çeşitli örgütlerin, bazı uzmanların yazdıklarını, paylaştıklarını toparlıyorum. Haftalık ekonomi dergileri de neredeyse her sayılarında bu konuyu işliyor. Bunları biriktirip, zaman zaman sizinle paylaşacağım. Bu arada Türkiye’deki bir danışmanlık şirketinde yönetici olan bir arkadaşımdan da bu konuda yardım istedim, o da bana müşterileriyle paylaştıkları öngörüleri iletti. DKN Kalite Yönetim Danışmanlığı Genel Müdürü Kaan Kahyaoğlu’na bize yaptığı bu katkıdan dolayı teşekkür ederim.

    DKN Kalite Yönetim Danışmanlığı şirketinin öngörüleri, sizce ne kadar sürede gerçekleşecek? Bazı çağdaş ülkelerde daha erken uygulanabilse de acaba Kuzey Kıbrıs’ın şartları bunu ne kadar sürede görebilmemizi sağlayacak? Bunları da daha sonra tartışırız tabii ki…

     Bu öngörüler içindeki “çalışanların güven duygusunun zedelendiği ve kendilerini güvende hissedecekleri şirketleri seçecekleri” maddesi kuşkusuz şu anda ülkemizde de çok konuşulan bir konu. Çalışanlar yalnızca iyi zamanlarda değil, kötü zamanlarda da yanında olacak işverenler istiyor ama acaba o kadar çok seçenek bulmak kolay mı?

     Neyse, yorumlarımızı sonraya bırakıp, sizinle DKN Kalite Yönetim Danışmanlığı şirketinin salgın sonrası önerilerini paylaşalım. İşte o öngörüler:  

- Çalışanların güven duygusu zedelenmiştir. Çalışanlar Covit19 sonrası kendilerini güvende duydukları şirketleri seçeceklerdir. Bu güven duygusu tanımına artık virüsün yarattığı hijyen ve işyerinin çalışanını ne kadar önemsediği konusu da girmiştir. Özel yaşam alanlarımızın yanında tüm kamu ve çalışma alanlarımızın da tasarımları, bulaşıcı hastalıklar düşünülerek yeniden tasarlanacak. Sağlık tetkiklerinin hızlı ve anlık yapıldığı, kimlik kontrolü gibi rutin uygulandığı bir hal alacak. İç mekan fiziki kalitesinin artırılacağı (çalışanın performansına direkt etkisi olduğundan) temiz hava, nem, sıcaklık, filtrasyon, mekanik tasarımlarda önemli unsur olacak.

-Toplum refahı için aslında nasıl da birbirimize bağlı olduğumuzu hatırlamış olduk. Firmalar, hep dediğimiz, "süreçlerine müşterilerini dahil et" deneyimini daha da geliştirerek, müşterilerin sürecin içinde olacağı somut yolları tasarlayarak karşılıklı etkileşimini artıracaklar.

-‘Küresel Tedarik Zincirini’ çözmüş işletmeler kriz sonrası eski düzenlerine dönebilecek olsa da, genel olarak yakından tedarik tercih edilecek. Uzun ve karmaşık tedarik zincirleri, yöneticileri tarafından daha derinden takip edilmek durumunda olacak. işletmeler, tedarik zincirinin kesintiye uğraması ile Çin'e ne kadar bağımlı olduklarını fark ettiler. 2- 3 - 4. kademe tedarikçilerde yaşanan herhangi bir sorunun, tüm zinciri tehlikeye soktuğunu yaşadılar. Alternatif yaratmanın farklı ülkelerden alternatif yaratma anlamına da gelebildiği ortaya çıktı. Kriz sonunda firmalar riskleri minimize edecek alternatif ülke ve tedarikçi arayışına girecekler.

-Stratejilerinde paydaşlarının tümünü dikkate alan firmalar, birlikte planlama yapabildiğinden, birbirlerinden yerel ve doğru bilgiyi hızlıca alabildiklerinden kriz durumlarında doğru adımlar attılar. Onlar bu krizden diğerlerine göre güçlü çıkacaklar ve örnek model oluşturacaklar.

-Uzaktan çalışma bundan sonra ‘Stratejik Planlara’ girecek. Bir çoğumuz zaten buna adım atmışken yeni başlayanlar için hızlı bir eğitim süreci oldu. Örgütsel süreçlerde uzaktan çalışma için kontrol noktaları, KPI'lar belirlenecek. İletişim eğitimlerine, uzaktan iletişim konusu da girecek. Geçiş olarak esnek çalışma yöntemleri denenecek. Şirketler, uzaktan çalışma çerçevesinde tasarlayacakları doğru süreçler ile çalışanlarını hedeflere yönelik çalışmaya teşvik edecekler.

-Liderlik türü değişecek. Kötüyü, endişeyi de duyan, gören, dikkate alan, dinamik, hızlı hareket eden ekipler yaratan, motive edici, soğukkanlı, cesur, hızlı ve doğru karar alan liderler ayakta kalacak.

-İş yapış şekilleri değişecek. Operasyonların hijyen unsurlarına göre yeniden tasarımı, evden çalışmanın yanında, toplantıların internet ortamına kayması ile “daha az seyahat”, “daha az yüz yüze ilişki”, operasyonel değişiklikler, iş hijyeninde iyileşme yaşanacak.

- Psikolojik destek, koçluk, mentörlük önem kazanacak. İnsanların normal rutinlerinden uzaklaşması, yeni teknolojiye zorlanma, yetkinlik endişesi, hayatlarında kontrol kaybı yaşaması, aşırı belirsiz ortam, sağlık endişesi, gelecek endişesi, gelecek planları gibi konularda psikolojik destek ihtiyacını ortaya çıkartacak.

- işletmelerde, çalışanların adaptasyonu için, iletişim kanalları açık yönetim, bol eğitim, hedeflerin net olduğu ve esnek çalışmaya uygun performans değerleme sistemleri tercih edilecek. İşletmelerde kriz yönetimi komiteleri oluşturulacak. Doğrudan YK'ya bağlı çalışacak bu komite A,B,C,.. senaryolarını oluşturacaklar.

-Konum bilgisi, yüz taraması/ tanıması, kızıl ötesi kameralar gibi veriler toplanacak, izlenecek ve salgın durumlarında hızlı aksiyon alınmasını sağlayacak.

-Hizmet endüstrisi ağır yara almıştır. Covit19 sonrası seyahatler azalacağından oteller, restoranlar, hava yolu firmaları, sinema sektörü ve çarpan etkisi ile ilişki içinde oldukları yan sektörler için kriz sonrası hizmet talebi azalacaktır.

-Uzaktan çalışma, uzaktan izlemeyi de getirecek ve otomasyon tüm süreçlerin içine daha hızı girecek. Bir- iki örneğini gördüğümüz "Karanlık Fabrika" uygulamalarına geçiş hızlanacak. loT, AR, robotik sistemler her alanda karşımıza çıkacak.

-Türkiye'de hala gelişmiş ülkelere kıyasla düşük bir yüzdeye sahip olan ‘netten alışveriş’ tüm dünyada ve Türkiye’de de artacak ve fonksiyon kazanacak. Örnek olarak AR gözlükleri gibi teknolojinin de içine dahil olacağı bu alışveriş şekli ile ürünlerin sanal ortamda denenerek alınması sağlanacak. ‘Net'ten alışveriş yüzdesi arttıkça, AVM'lerden alışveriş zaman kaybı olarak görülecek ve AVM'ler zamanla popülaritesini kaybedecek.

-Bu liste oldukça uzayabilir ancak burada her bir madde için işletmelere düşen görev, tüm paydaşlarında fikirlerini alarak kendilerine uygun yol haritalarını belirlemektir. Ancak bu şekilde yeni dünya düzeninde kendilerine yer bulabilirler.

04/04/2020 16:47
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.