Advertisement

Advertisement

Arıklı Meclis’te gemi faciasıyla ilgili iddialara tek tek yanıt verdi: Hangi hatayı, hangi ihmali yaptım?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
10/09/2026

Arıklı Meclis’te gemi faciasıyla ilgili iddialara tek tek yanıt verdi: Hangi hatayı, hangi ihmali yaptım?

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı, Eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Meclis kürsüsünden gemi faciasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunarak, kazanın ardından kendisine yöneltilen eleştirilere ve istifa çağrılarına yanıt verdi.

Arıklı, geminin denetiminden kaptanın ehliyetine, Limanlar Dairesi’nin yetkilerinden Türk Loydu’nun sorumluluğuna, geçmiş bakım ve onarımlardan kaza sonrası yürütülen çalışmalara kadar gündeme getirilen iddiaları tek tek değerlendirdi.

Arıklı, olayın ardından kısa süre içerisinde kendisinin yanı sıra Başbakan ve Cumhurbaşkanı dahil yetkililerin olay yerine gittiğini, uzun süre kurtarma çalışmalarını takip ettiklerini ve daha sonra kriz masası oluşturulduğunu söyledi.

Arıklı, kriz masasında gece saat 22.00-23.00 sıralarına kadar çalıştıklarını belirtti.

“Sosyal medyada tek hedef ben gösterildim”

Geminin battığı veya batmak üzere olduğu haberinin sosyal medyada duyulmasının hemen ardından hedef haline getirildiğini savunan Arıklı, kendisi hakkında gerçeği yansıtmadığını söylediği çok sayıda bilgi ve belgenin yayımlandığını ifade etti.

Arıklı, kamuoyunda sanki geminin sefere çıkmaması gerekirken kendisinin izin verdiği, geminin yüzmeye elverişli olmadığı halde sefere çıkması için baskı yaptığı, kaptanın belgesinin geçersiz olmasına rağmen kabul edilmesi yönünde talimat verdiği ve hava şartları uygun olmadığı halde meteorolojik koşulların uygun olduğunun söylenmesini istediği şeklinde iddiaların ortaya atıldığını anlattı.

Olayın ardından gemi şirketinin önünde toplanan kalabalığın da kendisine karşı yönlendirildiğini savunan Arıklı, kriz masasındayken geminin belgeleriyle ilgili kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştıklarını ancak bunun karşılık bulmadığını söyledi.

Arıklı, ertesi gün saat 11.00’de Bakanlık yetkilileriyle basın toplantısı düzenleyerek belgeleri kamuoyuyla paylaşmayı planladığını ancak Başbakan’ın kendisine basın toplantısı yapmaması yönünde telkinde bulunduğunu belirtti. Arıklı, basın toplantısı yapılmamasının ardından kendisine yönelik kampanyaların devam ettiğini söyledi.

Sendikaların ve siyasi partilerin kayıp yakınlarının yanına gittiğini belirten Arıklı, bir süre sonra “siyasi sorumluluk gereği Arıklı istifa etsin” söyleminin başladığını kaydetti.

Arıklı: “Ben ne hata ettim?”

Kendisine yönelik istifa çağrılarını sorgulayan Arıklı, “Ben ne hata ettim? O ana kadar başarıyla uygulanan hangi kuralı, hangi işlemi ortadan kaldırdım da bu gemi kazaya uğradı? Yeni bir şey mi icat ettim, yeni bir kural mı koydum, mevzuatta bir değişiklik mi yaptım da ‘Erhan Arıklı istifa edecek, siyasi sorumluluk gereği Arıklı istifa etsin’ deniliyor?” dedi.

Arıklı, geçmiş yıllarda Avrupa ve Türkiye’de meydana gelen çeşitli deniz kazalarından da örnekler verdi. 1994’te Estonia faciasında 852 kişinin yaşamını yitirdiğini, daha sonraki yıllarda Yunanistan, Norveç, İtalya, Hollanda ve Arnavutluk’ta ölümlü deniz kazalarının meydana geldiğini anlattı.

Türkiye’de de yakın zamanda iki geminin çarpışması sonucu yaşanan kazayı örnek gösteren Arıklı, bu olaylarda ulaştırmadan sorumlu bakanların istifasının gündeme getirilmediğini savundu.

Arıklı, eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek’in kendisinin Rum yönetimine “teslim edilmesini” istediğini, bazı sendika başkanlarının ise ülkeden gönderilmesi gerektiğini söylediğini öne sürdü.

“Hangi gerekçeden dolayı Arıklı istifa edecek? Hangi hatayı işledi, hangi yanlışı yaptı, hangi ihmali yaptı? Bir altını doldurun” diyen Arıklı, istifa çağrılarının somut bir gerekçeye dayandırılması gerektiğini savundu.

Denizcilik şirketlerine 2022’de yazı gönderildiğini açıkladı

Göreve geldikten kısa süre sonra denizcilik alanındaki sorunlarla ilgili girişim yaptığını belirten Arıklı, 2022 yılında KKTC’de faaliyet gösteren denizcilik şirketleri'nin çeşitli eksikliklerin giderilmesi için yazılar gönderildiğini söyledi.

Eksikliklerin 31 Mart 2022 tarihine kadar giderilmemesi durumunda gemilere servis yapma imkânı verilmeyeceğinin bildirildiğini belirten Arıklı, bunun göreve gelmesinin ilk döneminde gerçekleştirildiğini söyledi.

Liyakatsiz atama iddialarına yanıt

Limanlar Dairesi’ne liyakatsiz kişilerin atandığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Arıklı, Hasan Curcioğlu’nun kendisinden önce göreve getirildiğini ve kendisiyle yaklaşık iki buçuk yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrıldığını anlattı.

Curcioğlu’nun emekliye ayrılmasının ardından yerine uygun bir isim bulmasını kendisinden istediğini söyleyen Arıklı, Curcioğlu’nun Emsal Emirzade’yi önerdiğini ve bu öneri üzerine atamanın gerçekleştirildiğini belirtti.

Emirzade’nin geçmişte Halkın Partisi’nden milletvekili adayı olmasının kendisi açısından önem taşımadığını söyleyen Arıklı, Limanlar Dairesi’ndeki liman başkanlarında da kendi döneminde değişiklik yapmadığını ifade etti.

“Limanlar Dairesi’nde gemiyi denetleyecek sörvey yok”

Arıklı, geminin neden Limanlar Dairesi tarafından denetlenmediği yönündeki eleştirilere de değindi.

Limanlar Dairesi bünyesinde gemiyi teknik anlamda denetleyecek sörvey bulunmadığını belirten Arıklı, gemilerin denetlenmesi ve klaslanması yetkisinin 2003 yılında Türk Loydu’na devredildiğini söyledi.

Arıklı, bu uygulamanın kendi bakanlığı döneminde başlamadığının altını çizerek, anlaşmanın daha sonraki dönemlerde de yenilendiğini kaydetti.

Türk Loydu’nun yalnızca Türkiye’de değil farklı ülkelerde de kabul edilen bir klas kuruluşu olduğunu ifade eden Arıklı, gemilerin belirli dönemlerde Türk Loydu denetiminden geçtiğini anlattı.

“Gemi 2024 yılında Türk Loydu’nun denetiminden geçti”

Kazaya karışan geminin 2024 yılında Türk Loydu tarafından denetlendiğini ve klas belgesi aldığını söyleyen Arıklı, gemide daha sonra su alma olayının meydana geldiğini belirtti.

Arıklı, su alma olayının ardından şirkete ihlal verildiğini, geminin Akdeniz Tersanesi’ne götürüldüğünü ve burada ayrıntılı şekilde gözden geçirildiğini anlattı.

Yapılan işlemlerin ardından Türk Loydu’nun gemiyi yeniden kontrol ettiğini belirten Arıklı, yapılan bakım ve onarımların incelendiğini söyledi.

Türk Loydu’nun verdiği sertifikaların ciddi hukuki ve mali sorumluluk taşıdığını savunan Arıklı, kuruluşun herhangi bir kişiye ayrıcalık sağlayarak sertifika vermesinin söz konusu olamayacağını ifade etti.

Arıklı’ya göre Türk Loydu gemiyi inceleyip gerekli belgeyi verdikten sonra söz konusu belge Limanlar Dairesi’ne sunuluyor ve Limanlar Dairesi açısından geminin teknik yeterliliğine ilişkin süreç bu belge üzerinden yürütülüyor.

Kaptanın ehliyetiyle ilgili iddiaları da yanıtladı

Arıklı, kaptanın ehliyetinin geçersiz olduğu yönündeki iddialara da değinerek, Limanlar Dairesi’ne sunulan ehliyetlerin doğrudan kabul edilmediğini söyledi.

Belgelerin ilgili ülkenin denizcilik makamları ve Uluslararası Denizcilik Örgütü üzerinden kontrol edildiğini anlatan Arıklı, KKTC mevzuatında STCW 1974 Sözleşmesi ve ilgili standartların yer aldığını ifade etti.

Türkiye’nin Honduras tarafından verilen ehliyetleri otomatik olarak kabul etmediğini, bunun için ülkeler arasında anlaşma bulunması gerektiğini anlatan Arıklı, başka bir ülkeden denklik alınması halinde ise belgenin kabul edilebildiğini söyledi.

Arıklı, KKTC’de Honduras dahil Güney Amerika ülkelerinden ehliyet alan başka kaptanların da bulunduğunu ve bunların denklik yoluyla işlem gördüğünü belirtti.

Söz konusu kaptanın ehliyet işlemlerinin kendi döneminden önceye dayandığını ifade eden Arıklı, mahkeme kayıtlarında da ehliyetin geçerli olduğunun kabul edildiğini söyledi.

“Gemiyi denetleyen Limanlar Dairesi değil”

Arıklı, teknik denetim konusundaki temel savunmasını yineleyerek, “Geminin denetlemesini yapan benim Limanlar Dairesi değil” dedi.

Türk Loydu’nun kazadan yaklaşık iki-iki buçuk ay önce gemi üzerinde işlem yaptığını belirten Arıklı, Akdeniz Tersanesi’nde gerçekleştirilen işlemlerin nasıl denetlendiğinin Türk Loydu tarafından gerek Meclis Araştırma Komitesi’ne gerekse yargı makamlarına açıklanması gerektiğini ifade etti.

Arıklı ayrıca geminin Türk Loydu tarafından gerçekleştirilen son denetim ve klaslama tarihinin 2 Haziran 2026 olduğunu açıkladı.

“Limanlar Dairesi’nde denetleme kurulu diye bir şey yok”

Kamuoyunda dile getirilen “Limanlar Dairesi bünyesinde gemi denetim kurulu” iddiasına da yanıt veren Arıklı, böyle bir kurulun bulunmadığını söyledi.

Mevzuatta sörvey amirliği bulunduğunu ancak ülkede halihazırda sörvey olmadığını ifade eden Arıklı, sörveyin geminin, yükün, ekipmanın ve yapılan işlerin teknik standartlara ve mevzuata uygunluğunu inceleyen ve raporlayan teknik personel olduğunu anlattı.

Arıklı, 2019 yılında bir kaptanın sörvey eğitimi için gönderildiğini, söz konusu kişinin 2020 yılında belgesini alarak ülkeye döndüğünü ancak Bakanlar Kurulu tarafından sörvey yerine sicil memuru olarak atandığını söyledi.

Söz konusu kişinin daha sonra Gazimağusa Liman Başkanı olduğunu belirten Arıklı, eğitim almış ve sertifika sahibi bir kişinin neden sörvey olarak atanmadığının Meclis Araştırma Komitesi tarafından araştırılması gerektiğini ifade etti.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi bir deniz ülkesinin sörveyi yok” diyen Arıklı, bu durumun kendi döneminden önce de mevcut olduğunu söyledi.

Arıklı, Limanlar Dairesi’nde sürekli görev yapan bir “denetleme kurulu” bulunmadığını, belirli durumlarda, örneğin haczedilmiş bir geminin değerinin belirlenmesi amacıyla kurul oluşturulabildiğini anlattı.

“Geminin geçmiş kazaları sefere çıkmasına tek başına engel değildir”

Geminin geçmiş hasarları, bakım ve onarımlarının incelenip incelenmediği sorusuna da yanıt veren Arıklı, geçmişte yaşanan su alma olayı dahil gemiyle ilgili kazaların Türk Loydu tarafından incelendiğini söyledi.

Türk Loydu yetkililerinin Meclis Araştırma Komitesi’ne gelerek hangi işlemlerin yapıldığını ve bunların nasıl kontrol edildiğini açıklaması gerektiğini belirten Arıklı, geminin geçmişte kaza yapmış olmasının yeniden sefere çıkmasına tek başına engel teşkil etmediğini savundu.

Arıklı, “Bir geminin kaza yapması onun sefere çıkmasına engel değil. Önemli olan kurallara uygun bir şekilde tamirinin, bakımının yapılıp yapılmadığıdır” diyerek, bunun kontrolünden sorumlu kuruluşun Türk Loydu olduğunu ifade etti.

Türk Loydu-IACS konusu da gündeme geldi

Meclis’teki konuşma sırasında Türk Loydu’nun 1 Kasım 2023 tarihinde International Association of Classification Societies’e (IACS) katılması ve KKTC ile yapılan protokolün durumuna ilişkin soru da gündeme geldi.

Arıklı, KKTC ile yapılan protokolün Türk Loydu ile devam ettiğini savundu.

Türk Loydu’nun IACS üyeliği sonrasında gemiye verilen klas belgesinin geçerliliği konusunda ortaya atılan iddiaların ise Meclis Araştırma Komitesi sürecinde ele alınacağını belirten Arıklı, “Bunu hep birlikte göreceğiz, konuşacağız” dedi.

Kazanın ikinci günü Türkiye’den teknik ekip istendi

Arıklı, kazanın ardından teknik inceleme konusunda Türkiye’den yardım talep ettiğini de açıkladı.

Kazanın ikinci günü Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu aradığını belirten Arıklı, KKTC’de geminin nasıl ve neden battığını inceleyebilecek yeterli teknik ekip bulunmadığını kendisine ilettiğini söyledi.

Arıklı, Uraloğlu’ndan Türkiye’de bu alanda uzman olan kaza kırım ekibinin KKTC’ye gönderilmesini istediğini belirterek, söz konusu teknik incelemenin hem Meclis Araştırma Komitesi’nin çalışmalarına hem de mahkeme sürecine ışık tutacağını ifade etti.

Sigorta konusuna da değindi

Arıklı konuşmasının devamında geminin sigortasına ilişkin soruları da yanıtladı.

Geminin sigorta poliçesinin bulunduğunu belirten Arıklı, yolcular ile geminin sigortalanmasına ilişkin Türkiye ve Anadolu Sigorta üzerinden işlemler bulunduğunu ifade etti.

Arıklı, sigorta eksperlerinin gerçekleştirdiği incelemeler dahil bu konuların da araştırma sürecinde ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

“Çok daha detaylı olarak Meclis Araştırma Komitesi’nde konuşacağız”

Arıklı, konuşması boyunca olayın bütün boyutlarının Meclis Araştırma Komitesi tarafından incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Türk Loydu’nun gemiye ilişkin yaptığı denetimlerin, Akdeniz Tersanesi’ndeki bakım ve onarımların, geminin geçmiş kazalarının, kaptanın belgelerinin, Limanlar Dairesi’nin yapısının ve geçmişte alınan kararların araştırılması gerektiğini ifade eden Arıklı, geçmişte ilgili protokollerin hazırlanmasında görev alan kişilerin de hayatta olduğunu ve komisyona gelerek bilgi verebileceklerini söyledi.

Arıklı, Meclis kürsüsündeki açıklamalarının amacının kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu belirterek, olayla ilgili çok daha ayrıntılı değerlendirmelerin Meclis Araştırma Komitesi’nde yapılacağını kaydetti.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Arıklı Meclis’te gemi faciasıyla ilgili iddialara tek tek yanıt verdi: Hangi hatayı, hangi ihmali yaptım?
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.