Advertisement

Advertisement

Kalp doktorundan uyarı: ‘Sıcaktandır’ deyip geçiştirmeyin!

Yaz sıcakları, kalbe büyük yük bindiriyor. Bu da kalp hastaları için büyük tehlike. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Demir, “Göğüste sıkışma, nefes darlığı, olağandışı çarpıntı, şiddetli baş dönmesi veya göz kararması varsa asla ‘Sıcaktandır’ diyerek, geçiştirmeyin” uyarısında bulundu

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
16/08/2026

Kalp doktorundan uyarı: ‘Sıcaktandır’ deyip geçiştirmeyin!

Koşuyolu Kalp Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Demir, kalp hastalarını aşırı sıcaklara karşı uyardı. Doç. Dr. Demir, "Serinlemek için damarların genişlemesi tansiyonu düşürür. Kalp ise bu düşüşü dengelemek adına normalden hızlı çalışır. Sıcaklıkla tetiklenen bu aşırı hız ve terlemeyle oluşan mineral kayıpları, tehlikeli ritim bozukluklarını tetikleyebilir" dedi.

HAYATİ RİSK
Sıvı kaybının kanı koyulaştırdığını, damar içi pıhtılaşmayı artırdığını söyleyen Doç. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: "Bu da kalp krizlerine zemin hazırlar. Susuzluğun böbrek fonksiyonlarını bozması ise kalp yetersizliğini ağırlaştırabilir. Bu nedenle yaz ayları, kalp hastaları için sadece bir konfor sorunu değil, dikkatle yönetilmesi gereken hayati bir risktir."

SICAK BAYILMASI MI ÇARPMASI MI?
Sıcak havalarda vücudun verdiği tepkileri doğru analiz etmenin büyük önem taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Demir, bu tepkileri şöyle anlattı:
SICAK BAYILMASI: Vücut ısısı normaldir. Damarların genişlemesiyle beyne giden kan geçici olarak azalır. Kişi kısa süreli baygınlık sonrası hızla toparlanır.
SICAK ÇARPMASI: Ölümcül bir tablodur. Vücut ısısı 40 derecenin üzerine çıkabilir, terleme durur, cilt kuru ve sıcak hale gelir, bilinç bulanıklaşır. Acil tıbbi müdahale şarttır.

KALBİ KORUMANIN 7 KURALI
Doç. Dr. Demir, kavurucu sıcaklarda kalbi korumak için şu hayati kurallara mutlaka uyulması gerektiğini söyledi ve onları şöyle sıraladı:
1- SU İÇİN: Sıvı kaybı kalbin iş yükünü artırır. Kalp yetersizliği hastalarında yetersiz sıvı böbrekleri bozarken, aşırı sıvı akciğerde ödeme yol açabilir. Günlük sıvı miktarını doktorunuza danışın.
2- GÜNEŞİN TEHLİKELİ SAATLERİ: Güneş ışınlarının dik geldiği 11.00–16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın, denize girmeyin. Yoğun sıcak ve nem, ısı dengesini ciddi şekilde zorlar.
3 EGZERSİZ: Sıcak ve nemli havada yapılan ağır sporlar kalbe ek yük bindirir. Egzersiz için sabah erken saatler veya akşam serinliği tercih edilmelidir.
4- ANİDEN KALKMA: Sıcakta damarlar genişler ve tansiyon düşer. Özellikle ilaç kullananlar ve ileri yaştakiler yataktan veya koltuktan aniden kalkmamalıdır. Bu durum göz kararması ve düşmelere yol açabilir.
5- İLAÇ KULLANIMI: 'Tansiyonum düştü' diyerek, doktorunuza danışmadan ilaç dozunu değiştirmek tehlikelidir. Yaz dönemi doz ayarlamaları mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır.
6- VÜCUDUN SİNYALLERİ: Göğüste sıkışma, yeni gelişen nefes darlığı, olağandışı çarpıntı, şiddetli baş dönmesi veya göz kararması gibi belirtileri asla 'sıcaktandır' diyerek, geçiştirmeyin.
7- DERİN SULARDAN KAÇININ: Geçmişinde ciddi ritim bozukluğu ve bayılma (senkop) öyküsü olan kişiler, tek başına derin sularda yüzmemeli.

DENİZDE KALP KRİZİ TEHLİKESİ
Deniz ve havuzdaki görünmez tehlikelere de dikkat çeken Doç. Dr. Demir, şöyle dedi: "Boğulma vakaları sadece yüzme bilmeme veya dalga gibi fiziksel nedenlerle yaşanmaz. Sıcaklık ve tansiyon dengesizlikleri su içinde çok daha ağır sonuçlar doğurur. Aşırı sıcakta suya girildiğinde ani kalp krizi oluşabilir. Kriz sonucu hayatı tehdit edici ritim bozukluğu gelişip, saniyeler içinde boğulma riski yaratır. Gerek sıcakların etkisiyle gerekse ani bir panik ve stres yüküyle tetiklenen ritim bozukluklarının, kalbin bir anda düzensizleşmesine yol açarak kişinin su üstünde kalmasını imkansızlaştırır. Denizde veya havuzda aniden fenalık hissi, çarpıntı ya da göğüs ağrısı hissederseniz; hemen sırtüstü pozisyona geçerek başınızı suyun üstünde tutun, minimum eforla su üstünde kalmaya çalışarak derin nefes alın ve vakit kaybetmeden yardım isteyin. Sıcak hava ve suyun ani ısı farkı beyne giden kan akışını azaltarak durumsal bayılmalara yol açar. Su içindeki birkaç saniyelik bilinç kaybı bile boğulmayla sonuçlanır.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Araştırma: Erkek beyni 32 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor

HK SAĞLIK

Toplumda uzun yıllardır dile getirilen ‘erkekler geç olgunlaşır’ söylemi, bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, erkek beyninde karar verme, dürtü kontrolü ve risk değerlendirmesinden sorumlu bölgelerin gelişiminin ortalama 32 yaşına kadar devam ettiğini ortaya koydu. Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, “Araştırma erkek beyninin gelişim sürecine ilişkin önemli bilimsel veriler sunuyor. Fiziksel büyümenin tamamlanması beyin gelişiminin de sona erdiği anlamına gelmiyor” dedi.

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.