Ayla Kahraman yazdı: Yürek Yakan Bir Konu: Sevilenin Kaybı
06/06/2026
“Sevgili Ayla Hanım, 80 yaşındaki babamızı dört ay önce kaybettik. Hepimiz çok üzüldük fakat bir şekilde toparlandık. 72 yaşındaki annem, babamın kaybını atlatamadı. Yemek istemez, uyumaz, sürekli ölümden söz eder. Mezarlıkta zaman geçirir. Kur’an-ı Kerim’i elinden düşürmez. Bizlerle, torunlarıyla hiç ilgilenmez. Sosyal yaşama karışmaz. Ne yazık ki doktora veya psikoloğa gitmek istemez. Bu nedenle tek çözüm olarak size yazmayı buldum. Yanıt verirseniz çok mutlu olacağım.” (Kısaltılarak aktarılmıştır)
Başınız sağ olsun.
Anneniz uzun sürme olasılığı taşıyan bir yas döneminin içinde ve haklısınız bu duruma müdahale edilmelidir. Ancak uzayan yas süreci, uzmanlara göre altı ayı aşmadıkça, psikiyatrik müdahale düşünülmez. Bununla beraber yapılacaklar vardır. Ve sizinle bunları gözden geçireceğiz.
Sevilen kişinin kaybının getirdiği yas sürecine ihtiyacımız vardır. Yani, yas, özgürce yaşanmalı ve bütün duygular dışa yansıtılabilmelidir. Erken toparlamış gibi görünen kişiler vardır elbette ama onların yas süreci ne yazık ki daha ağır ve gizlilik içinde geçer.
Kişilerin yas süreci birbirinden farklı olabilir ve herkese uyan bir çözüm bulmak zor olabilir.
Bununla birlikte, yas içindeki kişi, önce kabullenmez, sonra yakınları için tedirgin edici bir içe dönüklüğe sığınabilir. Bu içe dönüklük, öfkeyi, terk edilmişliği hatta depresyonu barındırıyor olabilir. Sizlere ve dostlarına ilgi göstermemesi ve özellikle ilaçlarını almaktan kaçınması veya unutması, yas sürecinde, annenizin hayata dönüş yollarını kapatmaya çalıştığını da gösterebilir. Bir çeşit uyku gibi. Bu yas uykusudur ve içinde pek çok “keşke” ile “belki” barındırır. Bu nedenle annenizin beslenmesine ve ilaçlarını zamanında kullanmasına çok dikkat etmelisiniz.
O bir kayıp yaşadı ve bunun ortaya çıkardığı yas sürecinde depresif çöküntü yaşaması mümkündür. Çoğumuz, acı ve keder karşısında çöküntü yaşarız. Bir ilişki biter veya işlerimiz bozulur ve bunlar olabilir. Kaldı ki, sevilen kişinin kaybı, geri dönüşü olmayan bir gidişi kabullenmek demektir. Bu da çok kolay değildir.
Sevdiğiniz anneniz için ne yapacağınızı şaşırırsınız ve başkaları için doğru görünen çözümleriniz işe yaramaması sizi üzebilir. Özellikle annenizin çabalarınızı görmemesi, ona yardımcı olamayacağınızı düşünmenize neden olabilir. Bunlardan vaz geçin. Siz çok iyi ve duyarlı evlatlarsınız. Her şey bir şekilde yoluna girecek.
Bilmenizi istediğim bir nokta vardır: annenizin bu durumunda bile, içeride bir yerde iyileşme süreci başlamıştır. O farkında olmasa da, an gelecek ve yaşam yolunda yürümeye devam edecektir. Elbette yas sürecini uzatmak, yaşama dönmeyi geciktirir ve bu gecikme, yas sürecinin duygusal hatta bedensel bütünlükle ilgili sağlık sorunlarının oluşumunu kolaylaştırır. Bu nedenle, yas süreci doğal bir süreç olsa da dikkatle takip edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Yas doğal bir süreçtir ancak çok uzadığında, yaşama egemen olduğunda, yas tutanın yardıma ihtiyacı olduğunu düşünürüz.
Sizin yaptıklarınız ve yapacaklarınızın yanında yas süreci uzarsa psikolog ve psikiyatristlerin de yapacakları vardır. Ama henüz buna hazır değil.
Mesele, hayata dönmeyi başarmasıdır. Şu anda, babanızı kaybettiği noktaya takılı kaldı. Öncesini yani onun yaşadığı yılları ve sonrasını yani yaşamın sürdüğü gerçeğini idrak edemiyor. Ya da reddediyor.
Anlatmak istediğim, annenizin yasını yaşama sürecini kabul ediniz ama gözünüzü ondan ayırmayınız ve yanında olmaya devam ediniz. Komşuları, dostları da öyle. Onun yalnızlığa kaçmasına izin vermeyiniz. Yakınını kaybetmiş dostları veya iyi ilişkide olduğu akrabaları varsa, arada onlarla görüşmesini sağlayınız. Benzer acıları yaşayanların birbirlerini iyileştirme gücü vardır.
Kur’an-ı Kerim’i okuduğunu yazdınız. Ona, öbür dünya ve ölüm ile ilgili, Türkçe açıklamalı ayetleri ve ilmihalleri veriniz. Kendini toparlama sürecine katkısı olabilir.
Bazı etkinliklere katılması için ısrar ediniz. Torunlarının gösteri ve etkinlikleri gibi. Arada bir deniz kenarında gezinmek gibi. Eskiden zevk aldığı etkinlik ve yaşantıları yavaşça canlandırınız.
Hatta çocukların yanında mutluluk rolü yapmasını telkin ediniz.
Bir şekilde, geri kalan yaşamı için karar verme aşamasında olduğunu görmesini sağlamalısınız. Bu sürekli konuşarak değil, onu yaşama bağlayacak ayrıntıları ortaya çıkarmakla daha iyi olur. Eşi olmadan yaşamını nasıl yöneteceğini düşünmeye başladığında, yas sürecini idare etmeyi de başarır ve böylece devam edebilme gücü bulur.
Bunun yanında, eşinin sadece ölmediğini, yaşadığını da hatırlatmalısınız. Zevk ve mutluluk veren anıları canlandırınız. Bir sevilen sadece ölmez. Yaşar da.
Nihayetinde, bazı kişilerin yas süreci daha uzun sürer. Onları yaşama döndürmek için sizin gibi duyarlı yakınlar, çocuklar varsa, ne mutlu. Onun yanındasınız. Onu baskı yapmadan, ısrar etmeden konuşturun ve anlattıklarını dinlediğinizi hissettirin. Aynı şeyleri anlatıyor olsa da sabır ve sevecenlik gösterin. Arada ona duyduğunuz ihtiyacı da hissettirin ama bunu baskı unsuru olarak kullanmayın. Sevgi ile dillendirin. Suskunluğunda yanında olduğunuzu hissettirin ve üzerine gitmeyin.
Duygularını ifade etmeye başladığında, yas süreci, yaşama dönmeye yaklaşır. Hele babanızdan ve ortak anılardan gülümseyerek söz ettiğinde iyileşmiş demektir.


























































































































































































