Aytaç: Mağusa, hükümetten hak ettiği değeri görmüyor
CTP Gazimağusa Milletvekili Adayı Ersun Aytaç, yılın ilk sekiz ayında yeni açılan işletme sayısının geçmiş yıllara göre yaklaşık üçte iki oranında azaldığını belirterek, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
05/11/2026
CTP Gazimağusa Milletvekili Adayı Ersun Aytaç, yılın ilk sekiz ayında yeni açılan işletme sayısının geçmiş yıllara göre yaklaşık üçte iki oranında azaldığını belirterek, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
CTP Gazimağusa Milletvekili Adayı Ersun Aytaç, esnaf ve küçük işletmelerin ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, yılın ilk sekiz ayında yeni açılan işletme sayısının önceki dönemlere göre yaklaşık üçte bire düştüğünü söyledi.
Haber Kıbrıs ekranlarında Ali Baturay’ın sunduğu Markaj programına konuk olan Aytaç, esnafın durumu, üretim, kooperatifçilik, Gazimağusa’nın merkezi hükümetten ilgi görmemesi ve yeni döneme ilişkin hedefleri değerlendirdi.
Yaklaşık 15 yıldır Esnaf ve Zanaatkarlar Odası bünyesinde görev yaptığını belirten Aytaç, sahadaki sorunları yakından takip ettiğini söyledi.
Aytaç, geçmiş yıllarda ilk sekiz ayda binin üzerinde yeni işletme açıldığını, bu yıl aynı dönemde rakamın bunun yaklaşık üçte birine gerilediğini ifade etti.
“Üçte iki kayıp var. Büyük sorunlar var. Hükümetin yürüttüğü yanlış politikalar nedeniyle en çok ezilen kesimlerin başında esnaf geliyor” dedi.
“Üretmeden ayakta duramayız”
Aytaç, ekonomik sorunların aşılmasında üretimin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, pandemi döneminin yerli üretimin önemini açık biçimde gösterdiğini söyledi.
Turizm ve yükseköğretimin önemli sektörler olduğunu ancak kriz dönemlerinde üretimin ülke ekonomisi açısından vazgeçilmez hale geldiğini ifade eden Aytaç, “Üretmemiz gerekir ki ayakta durabilelim” dedi.
Kooperatifçiliğin de küçük üreticilerin büyük işletmeler karşısında ayakta kalabilmesinin önemli araçlarından biri olduğunu belirten Aytaç, üreticilerin yalnızca üretimde değil, standart, finansman, ambalajlama, markalaşma ve pazarlama alanlarında da birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
ESKOP 28 üreticiden 250’nin üzerine çıktı
Aytaç, ESKOP ve Büyükkonuk bölgesinde yürütülen kooperatifçilik çalışmalarından da örnek verdi.
Çalışmalara 28 üreticiyle başladıklarını belirten Aytaç, bugün 29 köyde 250’nin üzerinde üreticiyle çalışıldığını söyledi. İlk dönemde yaklaşık 3 ton seviyesinde olan kapasitenin zaman içerisinde 60 tonun üzerine çıktığını ifade etti.
Üreticilere eğitim, teknik destek ve alım garantisi sağlandığını belirten Aytaç, oluşturulan yapıyla üreticinin ürününü pazarlama konusunda yalnız bırakılmadığını kaydetti.
Aytaç, zeytinyağında standartların yükseltilmesi ve denetimlerin artırılmasının da şart olduğunu belirterek, “Denetimsizlik, bu işi doğru yapan insanlara haksızlık yapmak ve halkın sağlığıyla oynamak demektir” ifadelerini kullandı.
“Mağusa hükümetten hak ettiği değeri yeterince görmüyor”
Gazimağusa’nın turizm, tarım, üniversiteler, sanayi, kültür ve tarihiyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Aytaç, merkezi hükümetin ilgisizliği nedeniyle kentin bu potansiyelden yeterince yararlanamadığını söyledi.
CTP’nin Gazimağusa Belediyesi’nde enkaz devraldığını ancak, Süleyman Uluçay ve ekibinin kenti ayağa kaldırdığını, Mağusa’nın markalaşması ve Kaleiçinin gerçek değerine ulaşması, canlanması için çok güzel çalışmalar yapıldığını ifade edem Aytaç, merkezi hükümetin de yapması gerekenler olduğunu vurguladı. Aytaç, Mağusa Limanı’nın ihmal edilmesinin buna en büyük örnek olduğuna dikkat çekti.
Aytaç, Gazimağusa Limanı’nda yıllardır çözüm bekleyen sorunlar bulunduğunu belirterek, “Hükümet limanı ihmal etti. Yapılacak çok şey var. Bozulanı bıraktılar, yıllarca onarmadılar” dedi.
“Yapanın yanına kalmamalı”
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına da değinen Aytaç, toplumun devlete olan güveninin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.
“Yapanın yanına kalmasın, cezasını çeksin” diyen Aytaç, yalnızca kamuoyuna yansıyan olayların değil, henüz ortaya çıkmamış iddiaların da araştırılması gerektiğini savundu.
Aytaç, “Hesabı sorulacak demek yetmez. Bunun altını doldurarak yapmamız lazım ki toplumdaki güven ortamını yeniden yaratalım. İnsanların devlete güveni çok yıprandı” ifadelerini kullandı.































































































































































































