Bora: “KKTC ekonomisinin artık sürdürülebilir bir modeli yok”
Akademisyen İlhan Bora, KKTC ekonomisinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, yanlış ekonomi politikalarının yatırımcıyı uzaklaştırdığını ve kamu maliyesindeki borçlanmayı artırdığını savundu.
14/10/2026
Kanal T'de Aytuğ Türkkan'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk olan Akademisyen İlhan Bora, KKTC ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kamu maliyesindeki borçlanmadan inşaat sektöründeki daralmaya, yabancı yatırımcıların ülkeden uzaklaşmasından siyasi partilerin ekonomi politikalarına kadar birçok başlığa değinen Bora, mevcut ekonomik anlayışın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
KKTC'nin ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini savunan Bora, özellikle son dönemde uygulanan politikaların ekonomik faaliyetleri yavaşlattığını ve devletin gelir kaynaklarını olumsuz etkilediğini belirtti.
"Türkiye'ye bağlı ve bağımlı bir ekonomi yürüttük"
KKTC'nin bugüne kadar belirli bir ekonomik vizyon çerçevesinde yönetilmediğini ileri süren Bora, ülke ekonomisinin büyük ölçüde Türkiye'ye endeksli bir yapıda şekillendiğini ifade etti.
Bora, mevcut ekonomik anlayışı şu sözlerle eleştirdi:
"Bu devletin hiçbir zaman belli bir ekonomik modeli, belli bir vizyona oturtulmuş bir modeli olmadı. Hep genelde biz Türkiye'ye bağlı, bağımlı, endeksli bir ekonomi yürüttük."
Kamu maliyesinin borçlanma ihtiyacını ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlamanın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiren Bora, gelirlerde yaşanan düşüşün arkasında inşaat, ticaret ve muhaceret alanlarında alınan kararların da bulunduğunu savundu.
İnşaat sektöründeki daralmaya sert eleştiri
İnşaat sektöründe yaşanan sorunlara ayrı bir parantez açan Bora, daralmanın yalnızca dış kaynaklı gelişmelerle açıklanamayacağını söyledi.
Yabancıların taşınmaz mal edinmesine yönelik düzenlemeler ve muhaceret politikalarının yatırım ortamını olumsuz etkilediğini ileri süren Bora, Güney Kıbrıs kaynaklı hukuki girişimlerin de sektördeki sorunları derinleştirdiğini belirtti.
Yabancı yatırımcıların uzaklaşmasının yalnızca inşaat şirketlerini değil, tapu harçları ve gayrimenkul işlemleri üzerinden gelir elde eden kamu maliyesini de etkilediğini ifade eden Bora, hükümetin politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
"Bizim devletin, iktidarın yanlış politikaları... Kendi ayağımıza kurşun sıktık orada."
KKTC için serbest bölge modeli önerisi
Ekonomik darboğazdan çıkış için yapısal değişimin zorunlu olduğunu savunan Bora, KKTC'nin serbest bölge veya özel ekonomik bölge modeline yönelmesi gerektiğini söyledi.
Bu önerinin geçmişinin 1980'li yıllara uzandığını hatırlatan Bora, Mağusa Serbest Bölgesi'nin kuruluş döneminde önemli bir ekonomik cazibe merkezi olduğunu ancak zaman içerisinde rekabet avantajını kaybettiğini anlattı.
Dubai, Katar ve Türkiye gibi ülkelerin yatırımcılara sunduğu alternatiflere dikkat çeken Bora, KKTC'nin mevcut koşullarla uluslararası yatırım rekabetinde geride kaldığını savundu.
Serbest bölge modelinin ürün fiyatlarını düşürebileceğini, alışveriş turizmini canlandırabileceğini ve ekonomik hareketlilik yaratabileceğini belirten Bora, vergi indirimlerinin mutlaka kamu gelirlerinde azalmaya neden olacağı görüşüne de karşı çıktı.
Modelin aşamalı şekilde uygulanmasını öneren Bora, "Bir anda her şeyi radikal bir şekilde sıfırlamıyorsunuz. Bunu adım adım politikalarla, tarifeleri ve vergileri düşürerek, gelir artışını görerek yapmak mümkündür" dedi.
Erhürman'a çağrı: Daha proaktif olmalı
Güney Kıbrıs'ın KKTC'deki taşınmaz mallarla bağlantılı hukuki girişimlerini de değerlendiren Bora, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın bu konuda daha etkin bir diplomatik tutum sergilemesi gerektiğini savundu.
Taşınmaz mallara ilişkin hukuki süreçlerin yabancı yatırımcı üzerinde baskı yarattığını ileri süren Bora, konunun liderler arasındaki görüşmelerde öncelikli gündem maddelerinden biri olması gerektiğini belirtti.
Erhürman'ın mevcut yaklaşımını yeterince aktif bulmadığını dile getiren Bora, "Daha aktif, daha proaktif olması gerektiğini düşünürüm. Biraz pasif olduğunu düşünürüm" ifadelerini kullandı.
Bora, Türkiye'nin de söz konusu süreçte daha güçlü diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.
Siyasi partilere ekonomi eleştirisi: Yuvarlak laflar var!
Yaklaşan seçimler öncesinde siyasi partilerin ekonomi politikalarını da değerlendiren Bora, hem iktidarın hem de muhalefetin ülkenin ekonomik geleceğine ilişkin yeterince somut bir yol haritası ortaya koyamadığını savundu.
UBP'nin uzun yıllardır Türkiye'ye endeksli bir ekonomik anlayış izlediğini belirten Bora, muhalefetin de yolsuzlukla mücadele ve kamu yönetiminin iyileştirilmesi gibi vaatlerin ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.
Siyasi partilerden yeni bir ekonomik model beklediğini vurgulayan Bora, eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:
"Yuvarlak laflar var. Bana yeni bir şey veren, fikir veren, şunu şöyle yapacağım diyen yok. Ortada bir şey yok."
Bir siyasi partiye serbest bölge modelini anlattığını da aktaran Bora, parti yönetiminin öneriyi kamuoyuna açıklamakta çekingen davrandığını ileri sürdü. Bora, modelin adının "özel ekonomik bölge" olarak değiştirilmesinin dahi gündeme geldiğini ancak somut bir adım atılmadığını ifade etti.
"Bürokrasi yatırımcının önünde engel"
KKTC'de yatırım yapmanın giderek zorlaştığını savunan Bora, muhaceret, gümrük, ticaret ve bankacılık işlemlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Yatırım Geliştirme Ajansı'nın (YAGA) kuruluş amacına uygun yetkilerle donatılmadığını düşündüğünü ifade eden Bora, yatırımcıların işlemlerini hızlandıracak daha etkin bir mekanizma oluşturulması çağrısında bulundu.
Dünyanın farklı bölgelerinde şirket kuruluşu ve yatırım işlemlerinin çok daha kolay gerçekleştirilebildiğine dikkat çeken Bora, KKTC'nin yatırımcı çekebilmesi için rekabetçi koşullar yaratmak zorunda olduğunu söyledi.
"Bilişim adası söylemi somut politikaya dönüşmeli"
KKTC'nin ekonomik geleceğinde bilişim sektörünün önemli bir yer tutabileceğini belirten Bora, yıllardır gündemde olan "bilişim adası" hedefinin henüz somut bir ekonomik modele dönüştürülemediğini savundu.
Bilişim yatırımlarının geliştirilmesi için uygun vergi politikalarının yanı sıra güçlü teknolojik altyapıya ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Bora, fiber optik yatırımlarının önemine işaret etti.
Ancak yalnızca teknolojik altyapı ve vergi avantajlarının yeterli olmayacağını belirten Bora, muhaceret ve bankacılık sistemlerinin de uluslararası bilişim yatırımlarını destekleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Ekonomik kararlar alınmadan önce sonuçları hesaplanmalı
Ekonomi politikalarının bilimsel verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Bora, özellikle vergi ve gümrük tarifelerinde yapılacak değişikliklerin olası etkilerinin önceden analiz edilmesini istedi.
Gümrük tarifelerinde yüzde 10 veya yüzde 20 oranında yapılacak indirimlerin kamu gelirlerine nasıl yansıyacağının modellenebileceğini belirten Bora, üniversitelerde bu çalışmaları gerçekleştirebilecek akademik birikimin bulunduğunu söyledi.
Ekonomik senaryoların değerlendirilmesinde yapay zekâ araçlarından da yararlanılabileceğine dikkat çeken Bora, ekonomi politikalarının birbirinden bağımsız kararlar yerine bütüncül bir anlayışla hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Bora, KKTC'nin kendi gelirlerini artıran, yatırımcıyı teşvik eden ve bölge ülkeleriyle rekabet edebilen sürdürülebilir bir ekonomik modele geçmesinin artık zorunluluk haline geldiğini savundu.








































































































































































































