Dibe vurmanın resmidir…
15/08/2021
Ogün Genç Kaçmaz
Yapılan icraatlarda istisnasız her kesimden serzenişler ve haykırışlar yükseliyorsa, isyan noktasına gelinmişse o alanda bardak taşmış, dibe vurulmuştur. Yetersizlikleri, organize olamamayı, ne yurt içinde ne yurt dışında yapılabilecekleri hayata geçirememeyi ambargoların arkasına sığınarak saklayamazsınız. Sporda politika üretilememesi nedeniyle elbirliğiyle dibe vuruldu.
Spor Bakanlığı’nın kurulmasının elzem olduğunu spor insanları her fırsatta vurguluyor, hemfikiriz. Bakanlık düzeyinde sporun ve sporcunun menfaatlerinin ön planda olduğu yönetim anlayışında tek alana konsantre olunup organizasyonla hizmet üretilebilir. Kısa ve uzun vadede öncelikler saptanıp Spor Bakanlığı çatısında fon doğru kanallara aktarılırsa hareket bereket getirir. Spor Bakanlığı’nın kaldırılması sonrası da Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulunun uyumlu çalışmasıyla eksikliklere rağmen atılımların yapıldığı, yatırımlar ve iç-dış organizasyonlar konusunda yoğunluğun yaşandığı dönemlere şahit olduk.
Ne acıdır ki son iki hükümet dönemindeki yönetim anlayışı neresinden tutsanız elinizde kalacak, takım oyunundan uzak, amaca hizmet etmeyen sonucu ortaya çıkardı. Davul birinde tokmak diğerinde, hantal ve pratik olmayan spor yönetim formatı dibe vurulmasına neden oldu. İkili koalisyonda farklı partilerden olan Spor Dairesi Müdürü Mehmet Özbilgehan, Genel Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Deniz Dana örneğinde aksayan, tıkanan sistem son koalisyonda farklı versiyonda karşımıza çıktı. Tek partide olsa da Başbakan Yardımcılığına bağlanan spor yönetiminde Spor Dairesi Müdürü Fuat Tek, Genel Yönetim Kurulu Başkanı Mete Topçu görev aldı. Otorite boşluğu, yetki karmaşası, kaynakları kullanmadaki sıkıntılar derken federasyonlardan, kulüplere, yurt dışında başarılar elde eden sporcularımıza kadar feryatlar giderek büyüdü. Pandemi dönemiyle birlikte bir buçuk yıldır tesisler ellenmedi. Yönetim zafiyeti, rüzgâra göre yelken açma, kaynakların faaliyetlere ve başarılara göre dağıtılmaması ile popülizm anlayışı devam ettiği sürece dibe vuran yapı orada kalır. Bunu fırsat bilerek dipten sıçrama hamlesi ve yeniden yapılanma ile silkinmezsek ağlama duvarlarına gidenler çoğalacak.














































































































































