Doğuş Derya’dan Meclis’te dijital faş*zm uyarısı
28/04/2026
CTP Milletvekili Doğuş Derya, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hem Türkiye’ye giriş yasakları üzerinden yaşanan hak ihlallerine hem de dijital platformlar üzerinden yayılan aşırı sağ ve kadın düşmanı akımlara dikkat çekti. Derya, özellikle eğitim sistemindeki boşlukların çocukları ve gençleri bu tür karanlık yapılar karşısında savunmasız bıraktığını söyledi.
Konuşmasının başında, bazı aydınların, akademisyenlerin, gazetecilerin ve eski milletvekillerinin N82 koduyla Türkiye’ye alınmamasını eleştiren Derya, bunun normalleştirilmesini kabul etmediklerini belirtti. Bu uygulamanın, KKTC ile Türkiye arasındaki kardeşlik hukukunu zedelediğini savunan Derya, Türkiye yetkililerinin bu karara son vermesi gerektiğini ifade etti.
Cambridge Analytica’dan bugüne dijital manipülasyon vurgusu
Doğuş Derya, konuşmasının ana bölümünde ise “dijital faşizm” olarak tanımladığı yeni döneme odaklandı. 2018’de patlayan Cambridge Analytica skandalını hatırlatan Derya, sosyal medya kullanıcılarının verilerinin toplanarak seçmen davranışlarının manipüle edilmesinin, bugünkü sürecin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Pandemiyle birlikte sosyal medya kullanımının büyük ölçüde arttığını, bunun da bireyleri veri sağlayıcı nesnelere dönüştüren yeni bir düzen yarattığını savundu.
Derya, bugün internet ve sosyal medya kullanımının hayatın merkezine yerleştiğini, bu alanların yalnızca iletişim değil aynı zamanda yönlendirme, denetim ve manipülasyon aracı haline geldiğini belirtti. Algoritmaların artık bireylerin davranışlarını tahmin etme ve yönlendirme amacıyla kullanıldığını ifade etti.
“İnsel” akımına dikkat çekti
Derya, özellikle son dönemde dijital platformlarda yayılan ve “insel” olarak tanımlanan yapıya dikkat çekti. Bu çevrelerin çoğunlukla kadın düşmanı, göçmen karşıtı ve aşırı sağ eğilimler taşıdığını belirten Derya, ekonomik kriz, işsizlik, dışlanmışlık ve umutsuzluk yaşayan genç erkeklerin bu platformlarda örgütlendiğini söyledi.
Bu akımların, kadınlara yönelik şiddeti ve nefreti beslediğini savunan Derya, bazı platformlarda “Tecav*z Akademisi” benzeri içeriklerin ve kadınlara yönelik sistematik şiddeti özendiren materyallerin dolaşıma girdiğini ifade etti. Bunun bireysel sapkınlık olarak değil, sistemsel ve sosyolojik bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Sorun sadece bireysel değil, sistemsel”
Doğuş Derya, Türkiye’de son dönemde yaşanan bazı kadın cinayetleri ve okul saldırılarının da bu karanlık dijital ağlarla bağlantılı biçimde tartışıldığını söyledi. Ana akım medyanın bu olayları çoğu zaman bireysel vakalar gibi sunduğunu belirten Derya, asıl meselenin sosyal adaletsizlik, gelir eşitsizliği, sosyal devletin geri çekilmesi ve gençlerin yalnızlaşması olduğunu ifade etti.
Eğitim sistemine çağrı yaptı
Derya, eğitim sistemindeki açıkların bu süreçte kritik rol oynadığını belirterek, çocukların ve gençlerin yalnızca sınav, maaş ve gündelik tartışmalar ekseninde değil; insan hakları, dijital güvenlik, sosyal adalet, sanat, spor ve yaratıcılık alanlarında da desteklenmesi gerektiğini söyledi. Sosyal devletin bu alanlardan çekilmesi halinde gençlerin dijital platformlarda nefret ve şiddet üreten yapılara daha açık hale geldiğini vurguladı.
Derya, bu nedenle eğitim politikalarının sadece teknik ya da idari değil, aynı zamanda toplumsal ve insani boyutlarıyla ele alınması gerektiğini kaydetti.































































































































































































