Embriyo krizi sonrası tahliye: İsrailli iş insanı yaşadıklarını anlattı
Kuzey Kıbrıs’ta döllenmiş embriyo taşıdığı gerekçesiyle yaklaşık bir ay tutuklu kalan 24 yaşındaki İsrailli iş insanı Israel Meir Gothold, cezaevinde darp edildiğini, 11 gün tecritte tutulduğunu ve sırf İsrailli olduğu için hedef alındığını iddia etti.
26/06/2026
19 Mayıs'ta Ercan Havalimanı‘nda tasarrufundaki 4 embriyo ile geçmeye çalıştığı iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen tüp bebek merkezi çalışanı 24 yaşındaki İsrail asıllı Israel Meir Gothold‘un 23 Haziran’da serbest bırakıldığı ve ülkesine döndüğü ortaya çıktı.

ABD’de yaşayan 24 yaşındaki İsrailli iş insanı Israel Meir Gothold, Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir ay süren tutukluluğunun ardından yaşadıklarını İsrail ve Rum Basınına anlattı. Gothold, Kuzey Kıbrıs'ta cezaevinde kötü muamele gördüğünü, fiziksel şiddete maruz kaldığını ve sırf İsrailli olduğu için hedef alındığını öne sürdü.
İsrail medyasına konuşan Gothold, profesyonel görevi kapsamında iki ila üç günlük döllenmiş embriyoları taşıdığını söyledi. Söz konusu embriyoların, uluslararası genetik materyal taşımacılığı yapan ve tüp bebek ile taşıyıcı annelik programlarına hizmet veren bir şirket adına nakledildiğini belirtti.

Gothold’un aktardığına göre sorun, Kuzey Kıbrıs’taki havalimanına varışında başladı. Gümrük görevlileri, taşıdığı biyolojik materyal için gerekli ihracat izninin bulunmadığını tespit etti. İddiaya göre, Kuzey Kıbrıs’taki “sağlık bakanlığından” alınması gereken izin mevcut değildi.
Her ne kadar gerekli izin iki gün sonra çıkarılmış olsa da, Gothold serbest bırakılmadı. Sadece kendisi değil, embriyoları teslim eden bir doktor ile klinik yöneticisi de gözaltına alındı.
“Bir anda kendimi cezaevinde buldum”
Gothold, yaşadığı süreci büyük bir şok olarak anlattı.
“Her şey çok hızlı gelişti. Ne olduğunu anlamadan kendimi hücrede buldum.”
İsrailli iş insanı, kendisine yönelik muamelenin son derece sert olduğunu, dil bariyeri nedeniyle neyle suçlandığını anlamakta zorlandığını söyledi.
“Koşullar korkunçtu”
Gothold’un en ağır suçlamaları ise cezaevindeki koşullara yönelik oldu.
İddiasına göre tutulduğu cezaevinde:
- Hücreler aşırı kalabalıktı
- Verilen yemekler çok kötü kalitedeydi
- Diğer mahkumlardan tehditler aldı
- Bir gardiyan kendisine fiziksel şiddet uyguladı
En çarpıcı iddiası ise bir gardiyanın kendisine yönelik davranışı oldu.
“Beni İsrailli olduğum için dövüyor ve üzerime tükürüyordu.”
Gothold, yetkililerin diğer mahkumlardan gelebilecek saldırı riskini gerekçe göstererek kendisini 11 gün boyunca tecritte tuttuğunu söyledi.
Tecrit hücresinin ise yaklaşık 1 metreye 1 metre büyüklüğünde olduğunu belirtti.
“Orada zaman kavramımı kaybettim. Bu bir kabustu.”
Türk medyasındaki haberler ortamı daha da gerdi
Gothold, yaşadığı baskının artmasında medyada çıkan haberlerin de etkili olduğunu savundu.
İddiasına göre bazı medya organları olayı “embriyo kaçakçılığı” olarak servis etti. Bu yayınların cezaevindeki diğer tutukluların kendisine karşı olumsuz tavır geliştirmesine yol açtığını öne sürdü.
Mahkeme: Suç kastı yok
Süreç, mahkemenin Gothold hakkında verdiği tahliye kararıyla sona erdi.
Mahkeme, ortada suç kastı bulunmadığına ve Gothold’un söz konusu biyolojik materyalin taşınmasına ilişkin uluslararası kurallara uygun hareket ettiğine hükmetti.
Serbest bırakılmasının ardından Güney Kıbrıs’a geçtiğini söyleyen Gothold, özgürlüğü ancak o noktada hissettiğini belirtti.
“Ancak Larnaka’ya geçtiğimde gerçekten özgür olduğumu hissettim.”
Tazminat davası gündemde
Yaşadığı olayın kendisinde ciddi psikolojik iz bıraktığını söyleyen Gothold, şimdi hukuki yollara başvurmayı değerlendiriyor.
İsrailli iş insanının, tutukluluk süreci ve cezaevi koşulları nedeniyle tazminat talebiyle dava açmayı düşündüğü bildirildi.




























































































































































































