Advertisement

Advertisement

Faturayı Başbakan mı Ödeyecek Yoksa Gençlik mi?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
02/03/2011


Ümit Bahşi Ümit Bahşi


Çalışma hayatından tutun da yaşam döngüsüne kadar, KKTC’ de yanlışlarla dolu bir düzen var. Kendi ülkemize ve dünyadaki diğer ülkelere bakarak çok büyük bir fatura ödeniyor. Bu faturayı ödeyenler kimler dersiniz? Başta gençlik olmak üzere bizler elbette.


Dünyaya şöyle bir göz atalım; insanlar çalışır ve ona göre de bir birikim elde ederler. Hem çalışıp hem tüketirler. Çalışma yaşamı aşağı yukarı 25 yaşında başlar ve 60 – 65 yaşına kadar devam eder. Emekli olduktan sonra da devlete yükleri yıl olarak 15 yılı geçmez. Bu veri, ortalama yaşama süresine göre belirlenmiş bir veridir. Ayrıca insanlar yaşarken, çevrelerini ve dünyayı kirlettiklerinin de farkındadırlar ve yüz yıl sonrası için de kaygı duymaktadırlar. Daha yaşanır bir dünya için projelere destek vermektedirler. Buradaki amaç, torunlarına daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. En hassas oldukları nokta da buzulların erimesinden duydukları endişedir. Bundan ciddi anlamda kormaktalar ve bu korkuyla İngiltere’nin 1/3 nün sular altında kalabileceğini düşünerek, tedbirler almak amacıyla milyonlarca sterlin harcayarak projeler üretilmesine destek veriyorlar. Bunu yapmadaki amaçları bellidir; gelecek için tedbir.
Avrupa’daki emekli sistemi iyi incelenmelidir. Devlete yükü hesaplanırken, yaşam süresi göz önünde bulundurulursa, emekli olduktan sonra yaşayacağı ortalama süre 15 yıl olmalıdır. Yani insanlar 30 – 35 yıl çalışıp devlete hizmet ettikten sonrasını iyi hesaplamışlardır. Kaliteli bir yaşam sürdürme, hesap ve bilançolarla olmaktadır.
Bizdeki sisteme gelince, yıllardır insanları 30 – 40 yaş arası emekli ederek, devletin kamburu her geçen gün biraz artmıştır. Yani KKTC’ yi, %50 üreten ve çalışan, ve %50 üretmeyen bu hale getiren zihniyetlerdir. Büyük yanlışlar yapılmış ve gelinen şu noktada gençlik işsizlik ve gelecek kaygısıyla yaşamaya devam etmektedir. Kısacası cezayı çeken gençlerimizdir.
Trafik cezaları ve resen vergileriyle bütçe açığını kapamaya çalışan devlet, yapacak bir şey bulamayınca, her şeye zam yapmakta buluyor çareyi. Böylece bütçe açığını kapatacağım diye, KKTC halkı cezalandırılıyor. 72 bin kişinin devletten maaş çektiğini düşünecek olursak, 27 bin emekli var ise, bu fatura nasıl ödenecek? 45 bin kişi çalışıyor ve devlete hizmet ediyor. Yani kamburu olanlar bir de vatandaşlar ödüyorlar. Durum böyle iken, elbette bütçe zorlanacaktır. Bu yapıyı UBP ve Türkiye’ deki hükümetler yapmıştır ancak AKP hükümeti bunu düzeltmeye çalışmaktadır. Sürdürülebilir bir ekonomiyi kurmaya çalışıyor. Muhalefet çözüm önerileri sunmak yerine, sapla samanı karıştırıp Türkiye’ yi hedef gösteriyor. Aynısını sendikalar da yapıyor.
Çözüm nedir bayanlar ve baylar? Mademki burada yaşayacağız, gelecek ile ilgili projeleriniz nedir? Çare nedir? Bunları konuşma zamanı gelmedi mi? Gençlik için ne yapacaksınız? Hükümet bu tedbirleri hayata geçirirse, başarılı olur ve kendine olan güveni artar. Sayın Başbakan bunları hayata geçirmekte geç kalsa da, desteklemekte fayda var. Acil kararlı bir kabineye ihtiyaç var. Ha gayret...

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ümit Bahşi

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.