Trabzonsporlu Hükümet
30/07/2011
Ümit Bahşi
Daha neler göreceğiz KKTC’ de. Her gelenin yiyip içtiği, gezdiği ülkemizde, yeni yalakalık formaları oluverdi. Beleş olsun da, hediyeler, yeme içmeler modası gayet güzel. Senin ülkenin kara işler otelciliğine dönen turizmi ne alemde?
‘Bizim yanımızda hükümet var... biz istediğimiz gazeteciyi döveriz, kaçak elektrik kullanırız, ahlaksız ve her türlü gayri yasal işleri yaparız’ mantığı güden Cratos otel yönetimi, medyaya göz dağı vererek, korkutmaya çalışıyor. Bizim siyasiler de birer formacığa, lüks içinde yeme içmeye bayılıyor. Memleketin sorunları diz boyu iken, onlarda kahkahalar havalarda uçuşuyor. KTHY eski çalışanlarının işsizlikten anaları ağlıyor. Üniversiteliler, gelecek korkusu ile yaşarken, benim hükümetim yeme içme gezme derdinde.
Cratos yöneticileri, bu formaları dağıtın, başka gazetecileri de dövün, tv kanallarının haber yapmalarını engelleyin. Bir masa daha hazırlarsınız, olayları hükümetin gücüyle kapatırsınız. Bu kadar basit. Ne de olsa adalet, hukuk, insan hakları KKTC’ de geçerli değil, Cratos’ da ise hiç değil. Bu eğlenceler neye mal olacak dersiniz? Güçlü sermayesi ile bütün pis işlerini örtecek, insanlar dövülecek, çalışanlar kaçacak, hiç bir kural ve yasa Cratos’da geçmeyecek. Böyle bir anlayış, bu ülkenin omurgasını zedeleyecek.
Benim bakanlarım orada yiyip içerek, olayların üstünü örtmeye çalışacak. Böyle oluyor demek ki işler. Mafya ve kara paranın, KKTC’ yi sarmasının nedeni, hükümetin yeme-içmeye düşkün olmasından kaynaklanıyor olmasın. Cratos otelin başka marifetleri daha var, yakında onlar da ortaya çıkacak. Bakalım o zaman hükümet bu konuya ne diyecek?
Yapılması gereken sadece bir özür dilemekti, ancak Cratos yetkilileri, hükümete güvendiğinden, bir özrü bile çok gördü dövülen gazetecilerden. Ancak unutulmamalıdır ki, medya çok güçlüdür. Hükümetler ve bakanlar değişir, ancak medya hep oradadır ve bir çok konuda halka bilgi aktarmaktadır.
Güç, evrensel değerleri savunarak büyür ve yön verir, fakat hükümetleri bile zorlayan medya, gerekli yerlere daha kolay ulaşır. Kuralsız ve hukuksuz bir KKTC, kimseye fayda sağlamaz.
Kaçak taksiler ne oldu? Forma verdik ya bakana. İzinsiz hali arazi ne oldu? Forma verdik ya bakana. Kaçak elektrik ve faturalar ne oldu? Forma verdik ya bakana. Hepsini bir masaya ve bir trabzonspor formasına kapattık. İşte adalet, işte kanun, bu ülkede bu kadar ucuz.
Yazık. Bu kadar basit olmamalıdır. Ülkenin kaderi, bir yemeğe ve formaya kaldıysa, “bu ülkeden hiç bir şey olmaz” diyenler, haklı çıkar. KKTC turizminin düzgün ve seviyeli girişimcilere ihtiyacı var, kural tanımayan iş adamlarına değil. Bu yüzden insanlarımız, kendi ülkelerine yatırım yapmaktan çekiniyor.
İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin KKTC’ye yatırım yapmamasının nedeni, hukuksuzluk ve torpilin olmasıdır. Her geçen gün artan mafye ve gazinolar, ülkenin dinamiklerini bozarken, hükümet yesin, içsin, gezsin. Gerçekler hep karanlıkta kalsın. Unutulmamalıdır ki, karanlık işler, güneşin doğuşunu engelleyemez. Bir gün gelir, bazı şeyler gün ışığına çıkar.














































































































































