Hüseyin Ekmekçi: Hükümetlerin görevi sesi en çok çıkana istediğini vermek değil
22/04/2026
KURALI VE STANDARDI OLMAYAN TAKSİCİLİK SEKTÖRÜNDE TEK SORUN TAŞIMA ÜCRETLERİ VE KAÇAK TAKSİLER DEĞİL… SİSTEM KÖKTEN YANLIŞ, ESKİ, BU ÇAĞA VE TURİZM ÜLKESİNE UYGUN DEĞİL.
HÜKÜMETLERİN GÖREVİ SESİ EN ÇOK ÇIKANA İSTEDİĞİNİ VERMEK DEĞİL… HIZLA RANT ALANINA DÖNEN BU SEKTÖRDE ÇAĞA UYGUN YENİLİKLER ŞART… VİZYONER EKİPLERİN HIZLA DEVREYE GİRMESİ GEREK… AKSİ NE KAVGA BİTER NE RANT…
Taşımacılık sektöründe dünya aya çıkarken, biz yaya devam ediyoruz. Dün, taksiciler bir araya gelerek önce Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, devamında da meclis önünde toplandılar. 14 maddelik talepleri, aslında ülkedeki taşımacılık sektöründeki karmaşayı da göz önüne serdi.
Kimin ne yaptığı belli değil. Olayın özeti de budur. Hiçbir kuralın geçerli olmadığı taşımacılık sektöründe aslında herkes mağdur. Denetim kuralının işlemediği bu alanda, taksi, otobüs, minibüs ne varsa hepsi birbirinin içine girmiş durumda.
Farkıdaysanız bu alanda kavga hiç bitmiyor. Toplu taşıma sisteminin bir türlü çözülemediği ülkemizde, taşımacılık master plan tartışmaları da hiç bitmedi. Kaşık kadar memlekette Dipkarpaz-Yeşilırmak arası 2 saat, o 2 saatlik ulaşımı dahi çözecek iradeyi kimse göstermedi.
Kendi aralarında dahi bölüne bölüne farklı yapılara bürünen taşımacılık sektörü, küçük rantları bölüşmeye odaklandı. En ufak bir yeniliğe dahi oluşan bu lobiler izin vermezken, “devlet” dediğimiz yapı da bir otorite ortaya koyamadı. Her eylemde de “geri bastı…” özeti budur.
Dünyada uygulanan hiçbir çağdaş sistem KKTC taşımacılık sisteminde yoktur. Aracı olmadan seyahat etmek isteyen bir yurttaş ya da öğrenci yolda belde eziyet çekiyor. Yurt dışından gelen bir turisti düşünmek dahi istemem. Bu ayıbı elbirliği ile yaşatıyoruz.
Sürekli “zam” yapmak zorunda kalan bir sistem. Hiçbir standardı yok. Taşımacılık sektöründe çalışanlar da alışmış, toplan gel, ihtiyacını al git… Ama hiçbir standarda da uyma. Hükümet de zaten seçim arifesinde ya; ne istenirse verme modunda. Dünya kadar işini tam yapan gençlerin de hakkı yeniyor.
Erhan Arıklı dertli. 3 senedir bir Ahmet Aydın’dan kurtulamadı. Erhan Arıklı izin kurulu ve Trafik Dairesi’nde hakimiyeti bir türlü ele geçiremedi. Başbakan Üstel, bu konudaki atama kararnamelerini bir türlü imzalamıyor. Hükümet arasındaki bu kavga da hiç bitmedi, inanın…
Sistemin kendisi zaten sakat. Dediğim gibi bir standart yok. Taksilerin rengi yok, taksicilerin kıyafet standardı yok, şoförlerin birçoğunun kim olduğu belli değil. Taksi HasanınC şoför Veli’nin… T izinleri fahiş fiyatlara kiralanıyor, satılıyor. Devlet bu izinleri bedavaya veriyor…
Torpille verilen T izinleri adeta mini bir servet. Hele oteller bölgesi, Ercan gibi alanlara devletin tek kuruş almadan verdiği taksi izinleri arkasında büyük rant yatıyor. Allah aşkına, devlet taksi izni verecekse neden ihaleye çıkmıyor? Ne demek “istediğine” T izni verme?
Basına düşen son T izni listelerini bir hatırlayın. Maşallah Erhan bey, hısıma akrabaya, örgüt başkanına, milletvekili adaylarına, eşe- dosta verdikçe vermişti. UBP’ye yakın isimlere Ercan izni falan… Gerçekten siyasetin elinde oyuncak olan sektörün sıfırdan ele alınması gerekiyor.
Dünyada uygulanan çağdaş hiçbir sistem yok. Tüketiciyi dar alanlara hapseden, tercih hakkı sunmayan sistem, bir Madagaskar’da kaldı, bir de KKTC’de… Hele taksicilik sektörünün düştüğü son durum utanç verici. Burada yazamadığımız hikayeleri yine taksicilerden dinliyoruz…
Toplu Taşıma Master Planı, gecikmeden. Adanın her tarafına ulaşan otobüsler… Standart taksiler, Uber ve benzeri sistemler… Kılık kıyafetiyle, aracıyla, sürücü belgeleriyle denetlenen, vergisini ödeyen şoförler… siyasetçinin keyfine göre T izni dağıtamayacağı bir sistem… Gerisi sadece rant kavgası.































































































































































































