İncirli: CTP’li belediyeler dahil hiç kimse denetimin dışında kalmayacak
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, partisinin tek başına iktidar hedefini ve göreve gelmeleri halinde atacakları ilk adımları anlattı.
28/09/2026
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, partisinin tek başına iktidar hedefini ve ilk dönem yol haritasını anlattı. İncirli; CTP’li belediyeler dahil denetimden kaçmayacaklarını, yolsuzluk dosyalarında siyasi müdahale olmayacağını, ilk bir yıl içinde bağımsız bir yolsuzlukla mücadele otoritesi kuracaklarını söyledi. Nüfus sayımı için göreve gelir gelmez düğmeye basacaklarını açıklayan İncirli, müdürlüklerde üçlü kararname uygulamasına da son vereceklerini belirtti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, dijital platformlardan yayınlanan Nazar Erişkin’in sunduğu Güne Dair programında seçim hedefinden kamu yönetimine, yolsuzlukla mücadeleden sağlık ve eğitime, hayat pahalılığından Türkiye ile ilişkilere kadar geniş bir çerçevede açıklamalarda bulundu. İncirli, CTP’nin tek başına iktidar hedefini koruduğunu ve kamuoyu yoklamaları ile saha çalışmalarının bunu desteklediğini savundu.
“TEK BAŞINA İKTİDAR, GÜCÜN TEK PARTİDE TOPLANMASI DEĞİL”
İncirli, CTP’nin tek başına iktidar söylemiyle “birlikte yönetme” yaklaşımı arasında çelişki bulunmadığını söyledi. Yönetim anlayışlarını “güçlü siyasi irade, demokratik katılımcılık ve güçlü denetim” üzerine kuracaklarını belirten İncirli, sivil toplum, meslek örgütleri, sendikalar ve ekonomik örgütlerin karar süreçlerine katılacağını ifade etti. “Biz denetlenmek istiyoruz” diyen İncirli, denetimin kendi iktidarlarını da kapsayacağını vurguladı.
İncirli, göreve gelir gelmez nüfus sayımı sürecini başlatacaklarını açıkladı. Hazırladıkları çalışmanın saha, ekip, mekânsal planlama ve yerel yönetim boyutlarını kapsayacağını belirten İncirli, sayımın yaklaşık 15–18 ay içinde tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi. Planlama yapılmadan kamu politikalarının sağlıklı biçimde yürütülemeyeceğini vurguladı.
BİR YIL İÇİNDE BAĞIMSIZ YOLSUZLUKLA MÜCADELE OTORİTESİ
CTP’nin yolsuzlukla mücadele planını da anlatan İncirli, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun bağımsız bir yolsuzlukla mücadele otoritesine dönüştürülmesini öngördüklerini söyledi. Kurumun ilk bir yıl içinde yasal altyapısıyla kurulacağını belirten İncirli, geçiş döneminde de dosyaların bekletilmeyeceğini ifade etti. Yeni yapının Sayıştay, Başsavcılık, Ombudsman ve diğer denetim kurumlarının yerine geçmeyeceğini; ciddi iddialara ilişkin olguları toplayıp dosya oluşturacağını ve gerekli durumda Başsavcılığa göndereceğini anlattı.
İncirli, kurulması planlanan mekanizmanın hedefinin yurttaşlar veya iş insanları olmadığını söyledi. “Kendi mali ve idari yetkisini çıkar için kullanan, devleti zarara uğratan kişilerin üzerine gidilecek” diyen İncirli, bu kapsamda atanmışların ve siyasilerin de denetimin dışında kalmayacağını ifade etti.
FİLOJET, ALKOLLÜ MAMA VE SAHTE DİPLOMA DOSYALARI
Programda Filojet faciası, alkollü mama olayı ve sahte diploma soruşturmalarının yeni dönemde yeniden ele alınıp alınmayacağı da soruldu. İncirli, göreve geldiklerinde dosyaların hangi aşamada olduğuna bakacaklarını söyledi. Toplumu yaralayan ciddi olayların kurulacak bağımsız otoritenin önüne gelebileceğini belirten İncirli, siyasi iradelerinin bu meselelerin temizlenerek ilerlemesi yönünde olacağını kaydetti.
CTP’Lİ BELEDİYELERE YÖNELİK İDDİALAR: “BUYURSUNLAR”
CTP’li belediyeler ve parti kadrolarıyla ilgili iddialar karşısında kendilerine ayrıcalık tanıyıp tanımayacakları sorusuna İncirli, “Varsa ellerinde bir şey buyursunlar zaten. Ellerinden geleni arklarına koymasınlar” yanıtını verdi. Güçlü iktidarın denetimden muaf bir iktidar anlamına gelmediğini söyleyen İncirli, “Ancak denetlenen bir iktidar güçlü bir iktidar olabilir” dedi.
MÜDÜRLÜKLERDE ÜÇLÜ KARARNAMEYE SON
Kamu kurumlarının yeniden işler hale getirilmesinde liyakat vurgusu yapan İncirli, müdürlüklerde üçlü kararname uygulamayacaklarını açıkladı. Üçlü kararnameyi yalnızca müsteşarlık düzeyinde kullanacaklarını, müdürlerin kurumların içindeki teknik kadrolardan geleceğini söyledi. Son yıllarda siyasi baskı nedeniyle nitelikli kamu görevlilerinin erken emeklilik dahil çeşitli yollarla sistemden uzaklaştığını savunan İncirli, iktidara geldiklerinde kamunun insan kaynağı fotoğrafını da çıkaracaklarını belirtti.
İncirli, yüksek maliyet gerektirmeden yurttaşın günlük yaşamına doğrudan dokunabilecek adımlar arasında kamu hizmetlerinin sadeleştirilmesini ve dijitalleşmeyi gösterdi. Mükerrer belge ve başvuruların azaltılması, kamu işlemlerinin ne kadar sürede tamamlanacağının öngörülebilir hale getirilmesi ve kurumlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedeflerini sıraladı. Orta vadeli ekonomik planın da iktidarın ilk döneminde açıklanacağını söyledi.
“SAĞLIKTA DEVRİM FALAN YAPILMADI”
Başbakan Ünal Üstel’in sağlıkta “devrim” yapıldığı yönündeki açıklamasına karşı çıkan İncirli, sağlık politikalarının sonuçlarla ölçülmesi gerektiğini söyledi. Hastanelerdeki yoğunluğun hem hasta güvenliği hem de sağlık çalışanlarının refahı açısından sorun yarattığını belirten İncirli, “Sağlıkta devrim falan yapılmadı” dedi. CTP’nin birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendiren basamaklı bir sistem kuracağını ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendireceğini anlattı.
Eğitimde tam gün hedefleri bulunduğunu belirten İncirli, bunun hazırlıksız biçimde hemen uygulanamayacağını söyledi. Öğretmen ihtiyacı, okul binaları, yeni okul gereksinimi, öğrencilerin beslenmesi, güvenliği ve ulaşımının birlikte planlanması gerektiğini ifade etti. İncirli, önemli olanın çocuğun okulda kaç saat kaldığından çok ne öğrendiği ve hangi becerileri kazandığı olduğunu söyledi.
İncirli, hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca asgari ücret artışı veya hayat pahalılığı ödeneğiyle yürütülemeyeceğini belirtti. Piyasa denetimleri ve ücret ayarlamalarının yanı sıra üretim ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi, kayıt dışılıkla mücadele, hedefli destekler ve verginin daha adil biçimde tabana yayılması gerektiğini söyledi. Enerji arz güvenliğine ilk 100 gün içinde acil müdahale gerekeceğini de vurguladı.
FON SORUŞTURMASININ KIBRIS UZANTILARI: “ÜZERİNE GİDİLMESİ LAZIM”
Türkiye’de başlayan fon soruşturmasının Kıbrıs’a uzanan bağlantılarının gündeme getirilmesini önemli bulduğunu söyleyen İncirli, “Elbette bunların da muhakkak ki üzerine gidilmesi lazım” dedi. Konuyu Türkiye–KKTC ilişkileri çerçevesinde değerlendiren İncirli, ilişkilerin kişisel değil, iki devlet arasında kurumsallaşmış ve karşılıklı saygıya dayalı olması gerektiğini söyledi.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: “BAĞIMLILIK HALİNE DÖNÜŞMEMELİ”
Türkiye ile imzalanan yıllık protokollerin yalnızca mali yardım çerçevesinde kalmaması gerektiğini söyleyen İncirli, bunların kurumların kapasitesini artıracak bir kalkınma modeline dönüşmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin ayırdığı kaynakların toplumsal fayda için kullanıldığını ve yolsuzlukla ortadan kaldırılmadığını bilmesinin de önemli olduğunu belirten İncirli, görüş ayrılıklarının konuşulabilmesi gerektiğini söyledi. Karşılıklı saygı ve güvenin olmadığı ilişkinin “bağımlılık haline dönüşeceğini” ifade etti.
Programın sonunda “uslu muhalefet” eleştirisine de yanıt veren İncirli, “Biz akılcı bir iktidar kuracağız” dedi. Toplumun tüm kesimleriyle istişare ve iş birliği içinde olacaklarını belirten İncirli, ülkedeki sorunların yalnızca bir siyasi partinin çalışmasıyla çözülemeyeceğini, farklı kesimlerin birikimine ihtiyaç duyacaklarını söyledi.






























































































































































































