Advertisement

Advertisement

Levent Kutay yazdı: Kıbrıs’ta “Egemen Eşitlikten” “Gevşek Federasyona mı?”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
08/06/2026

Levent Kutay yazdı: Kıbrıs’ta “Egemen Eşitlikten” “Gevşek Federasyona mı?”

Kıbrıs sorununda son yılların en önemli tartışmalarından biri, Kıbrıs Sorunu’nun, Tufan Erhürman’ın seçilmesinden sonra nereye taşınacağıdır…

Ersin Tatar’ın İki devletli çözüm modeli geride kalmış gibi görünüyor…

En azından şimdilik…

Ama Ersin Tatar’in Türkiye ile birlikte yürüttüğü egemen eşitlik ve uluslararası statü talebi belki de önümüzdeki farklı bir sürece kapı açıyor olma ihtimalini doğuruyor gibi…

BM Genel Sekreteri Guterres’in giderayak somut sonuç girişimleri, Erhürman’ın 4 maddelik talebi, Türkiye’nin az esnek diplomasi tavrı, ortaya yeni siyasi tabloyu ve  farklı bir soruyu gündeme getiriyor:

Acaba egemen eşitlik talebi, daha gevşek bir federasyon modeline mi kapı aralıyor?

Uzun yıllar boyunca Kıbrıs müzakereleri iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde yürütüldü.

Ancak Crans Montana’nın çöküşü ve geçen yıllar içinde taraflar arasındaki güvenin daha da azalması, klasik federasyon modelinin uygulanabilirliğini ciddi şekilde sorgulanır hale getirdi.

Özellikle Kıbrıs Türk tarafı, siyasi eşitliğin geçmiş müzakere süreçlerinde yeterince karşılık bulmadığını savunarak egemen eşitlik tezini ön plana çıkarmıştı.

Bu yaklaşımın dikkat çekici yanı, sadece tanınma talebiyle sınırlı olmamasıydı…

Asıl mesele, karar alma mekanizmalarında iki tarafın kurucu iradesinin eşit şekilde kabul edilmesi ve hiçbir tarafın diğerine tabi olmamasıdır.

Tam da bu noktada gevşek federasyon tartışmaları ortaya çıkıyor.

Gevşek federasyon, merkezi hükümetin yetkilerinin önemli ölçüde azaltıldığı, kurucu devletlerin ise geniş yetkilerle donatıldığı bir yapı anlamına geliyor.

Böyle bir modelde taraflar kendi iç yönetimlerinde büyük ölçüde bağımsız hareket ederken, dış politika, Avrupa Birliği ilişkileri veya belirli ortak alanlarda birlikte hareket ediyor.

Bu yapı, federasyon ile konfederasyon arasında bir ara formül olarak görülüyor.

Aslında son yıllarda gerek Birleşmiş Milletler çevrelerinde gerekse diplomatik kulislerde dillendirilen “yaratıcı çözümler” arayışının merkezinde de bu düşünce yer alıyor.

Çünkü Rum tarafı uluslararası tanınmış tek devlet statüsünden vazgeçmek istemezken, Türk tarafı da eski federasyon anlayışına dönmeye sıcak bakmıyor.

Bu iki pozisyon arasında bir köprü kurulacaksa, bunun merkezi yapının zayıflatıldığı ve kurucu tarafların yetkilerinin artırıldığı bir model üzerinden gerçekleşmesi ihtimali giderek daha fazla konuşuluyor.

Elbette bunun önünde ciddi engeller bulunuyor.

Rum siyasi sisteminin önemli bir bölümü, gevşek federasyonun zamanla iki devlete dönüşeceği endişesini taşıyor.

Kıbrıs Türk tarafı  ise Erhürman’ın 4 maddelik ilkesi ile çözümün ana hatlarını çiziyor, sonrasını güvence altına almak istiyor.

BM ve uluslararası camianın da domine edeceği, önümüzdeki dönemde Kıbrıs’ta asıl tartışma “federasyon mu, iki devlet mi?” sorusundan çok, “iki tarafın siyasi eşitliğini ve güvenlik kaygılarını aynı anda karşılayabilecek yeni bir ortaklık modeli mümkün mü?” sorusu etrafında şekillenebilir.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.