Muhammet Yaşarata yazdı: Yeni Kıbrıs Türk Hava Yolları Seçim İçin Değil, Kuzey Kıbrıs’ın Geleceği İçin Kurulmalı
01/11/2026
Başbakan Sayın Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın 2028 yılında yeniden göklerde olacağını açıkladı. Kamu-özel ortaklığına dayanan bir modelden söz etti. Bu açıklama önemlidir. Kuzey Kıbrıs’ın güçlü bir havayolu yapısına ihtiyacı vardır.
Ancak havayolu yalnızca bir isim, bir logo veya birkaç uçaktan ibaret değildir. Havayolu kurmak; sermaye, ruhsat, ortaklık, filo, insan kaynağı ve pazar demektir. Bunların hazırlanması yıllar alır. Bu nedenle 2028 hedefinin ilk kararı 2026 yılında alınmalıdır.
Önümüzde seçimler var. Böyle dönemlerde açıklanan büyük projeler doğal olarak daha dikkatli değerlendirilir. Bu projeyi seçim tartışmalarının dışında tutmanın yolu bellidir. Ekip seçimlerden önce kurulmalıdır. Görev dağılımı yapılmalıdır. Takvim açıklanmalıdır. Finansman ve ortaklık görüşmeleri hemen başlamalıdır.
Bu çağrı yeni değildir.
İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak konuyu 1 Eylül 2023’te Londra’da gündeme getirdik. Sayın Başbakan’ın da katıldığı toplantıda yeni bir havayolu modelini açık biçimde sunduk. Yüksek bilet fiyatlarını anlattık. Larnaka’ya artan bağımlılığa dikkat çektik. Ercan’ın daha etkin kullanılmasını istedik.
O gün yalnızca bir fikir ortaya koymadık. İngiltere’de kurulacak özel bir havayolu için gerekli mali kaynağı sağlayabilecek iş insanlarıyla da çalıştık. Özel sektör iradesi vardı. Yatırımcı ilgisi vardı. Kurumsal destek vardı. Buna rağmen bu imkânı siyasi bir karara ve uygulanabilir bir projeye dönüştüremedik.
Bunu bugün bir suçlama olarak söylemiyorum. Fakat kaybedilen zamanı da görmezden gelemeyiz. 2023’te adım atılmış olsaydı bugün ruhsatı, ortaklık modeli, finansmanı ve operasyon planı ilerlemiş bir yapıdan söz ediyor olabilirdik. Turizmimiz de bugünkü kadar kırılgan olmayabilirdi.
2024 yılında öneriyi daha da geliştirdik. THY ile Air Albania benzeri bir ortaklık modelini gündeme taşıdık. THY’nin uluslararası tecrübesi ile Kıbrıslı Türk iş insanlarının sermayesini bir araya getirmeyi önerdik. Turizm, ticaret ve diaspora bağlantıları için bunun stratejik bir değer yaratacağını anlattık.
Air Albania örneği bize önemli bir şey gösteriyordu. Güçlü bir uluslararası havayolunun bilgi birikimi ile yerel özel sektörün yatırım gücü aynı yapıda buluşabiliyordu. Böylece yeni bir taşıyıcı yalnızca uçuş yapmıyor, ülkenin turizm ve ekonomi politikasının da parçası hâline geliyordu.
Kuzey Kıbrıs’ın ihtiyacı da tam olarak budur. Turizmimizi büyütecek bir kapasiteye ihtiyacımız vardır. Diasporamızı ülkesine daha kolay bağlayacak bir sisteme ihtiyacımız vardır. Ercan’a yapılan büyük yatırımın ekonomik değer üretmesini sağlayacak bir yapıya ihtiyacımız vardır.
Bugünkü önerimizin temelinde çok önemli bir tercih bulunuyor. Yeni havayolu yalnızca KKTC’de veya Türkiye’de kurulmamalıdır. Şirket İngiltere’de, uygun bir Avrupa ülkesinde veya ihtiyaca göre her iki pazarda yapılanmalıdır. Çünkü taşımak istediğimiz turist bu pazarlarda yaşıyor. Satış ağı burada bulunuyor. Tur operatörleri burada çalışıyor. Diaspora sermayesi de büyük ölçüde burada yer alıyor.
Yurt dışında kurulacak bir yapı, Kuzey Kıbrıs’a uluslararası alanda yeni bir kapı açar. İngiltere ve Avrupa’daki havacılık makamları karşısında sürekli başvuru yapan, uçuş hakkı talep eden ve ticari gerekçesini ortaya koyan kurumsal bir muhatap oluşturur. Bugün mevcut havayollarının büyük bölümü böyle bir mücadeleyi üstlenmek için yeterli ticari neden görmüyor. Kuzey Kıbrıs’a doğrudan uçuş onların temel önceliği değildir.
Kendi havayolu yapımız bulunduğunda durum değişir. Bu şirketin varlık nedeni Kuzey Kıbrıs’a yolcu taşımak olur. Turizmi büyütmek olur. Diaspora bağlantısını güçlendirmek olur. Dolayısıyla doğrudan uçuş talebi geçici bir siyasi söylem olmaktan çıkar. Sürekli takip edilen kurumsal ve ticari bir hedefe dönüşür.
Gerçekçi olmalıyız. İngiltere veya Avrupa’da şirket kurmak, Ercan’a doğrudan uçuş engelini ertesi gün ortadan kaldırmaz. İlk aşamada operasyon Türkiye üzerinden yürüyebilir. Avrupa’dan veya İngiltere’den kalkan uçak, gerekli izinlerle Türkiye’de planlanan operasyonel duruşun ardından Ercan’a devam edebilir. Türkiye’nin ortaklığı ve havacılık tecrübesi bu geçiş modelini güçlendirebilir.
Uzun vadeli hedef ise açıktır. Şirket, İngiltere ve Avrupa’daki yetkili makamlara düzenli başvurular yapmalıdır. Hukuki ve ticari dosyasını sürekli geliştirmelidir. Doğrudan uçuş hakkını kararlılıkla talep etmelidir. Şartlar oluştuğunda Türkiye’de duruş gerektirmeyen seferlere geçebilecek operasyonel kapasiteyi hazır tutmalıdır.
Bu model tek bir havayolunun adına bağlanmamalıdır. THY güçlü bir stratejik ortak olabilir. AJet bu yapıda önemli rol oynayabilir. Pegasus’un pazar tecrübesi değerlendirilebilir. Kuzey Kıbrıs’a uçan veya bu projeyi gerçekleştirebilecek başka havayollarıyla da masaya oturulmalıdır.
Burada esas soru, ortağın adı değildir. Esas soru, kimin bu projeye uçak, operasyon, bakım, eğitim, satış ağı ve ticari disiplin getirebileceğidir. Kuzey Kıbrıs’ın çıkarı, bütün seçeneklerin aynı masada karşılaştırılmasını gerektirir.
Yeni şirket özel sektör disipliniyle yönetilmelidir. Siyasi müdahaleden korunmalıdır. Profesyonel yöneticiler görev almalıdır. Hesaplar bağımsız denetime açık olmalıdır. Devlet ise diplomasi, izinler, tanıtım ve kurumlar arası koordinasyon alanlarında güçlü destek vermelidir.
Finansman da baştan netleştirilmelidir. Biz İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak 2023’te yalnızca çağrı yapmadık. Yurt dışındaki iş insanlarının finansal ve manevi katkı koymaya hazır olduğunu da açıkladık. Bugün bu potansiyel yeniden harekete geçirilebilir. İngiltere’deki ve Avrupa’daki Kıbrıslı Türk yatırımcılar sürece davet edilebilir.
Fakat yatırımcıdan para istemeden önce güvenilir bir yapı kurulmalıdır. İş planı hazırlanmalıdır. Hisse düzeni belirlenmelidir. Yönetim hakları açıklanmalıdır. Hat bazında maliyet ve gelir hesapları yapılmalıdır. Yaz aylarının geliri kadar kış aylarının riski de hesaba katılmalıdır.
Havayolunun başarısı yalnızca taşıdığı yolcu sayısıyla ölçülmemelidir. Kuzey Kıbrıs’a kaç turist getirdiğine bakılmalıdır. Bu turistlerin kaç gece kaldığı ölçülmelidir. Otellere, restoranlara, acentelere ve yerel işletmelere ne kadar gelir bıraktığı izlenmelidir. Havayolu, turizm politikasının taşıyıcı gücü olmalıdır.
Sayın Başbakan’a çağrımız açıktır. 2028 hedefini hemen kurumsal bir çalışma programına dönüştürelim. Havacılık uzmanlarından, turizm kuruluşlarından, özel sektörden, diaspora yatırımcılarından ve ilgili kamu kurumlarından oluşan bir ekip kuralım. İngiltere ve Avrupa’daki kuruluş seçeneklerini birlikte inceleyelim.
Bu ekip THY, AJet, Pegasus ve diğer potansiyel ortaklarla görüşmelere başlamalıdır. Kuruluş ülkesi için İngiltere ve Avrupa seçeneklerini karşılaştırmalıdır. Lisans, sahiplik, yönetim, filo ve finansman modellerini hazırlamalıdır. İlk operasyonun Türkiye bağlantılı planını ve doğrudan uçuş için uzun vadeli yol haritasını aynı dosyada ortaya koymalıdır.
İlk somut adımlar seçimlerden önce atılmalıdır. Bu yaklaşım, açıklanan hedefe duyulan güveni artırır. Projenin bir seçim vaadi olmadığını gösterir. Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın ülkenin geleceğine yönelik ciddi bir devlet ve özel sektör projesi olduğunu ortaya koyar.
İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak bu sürece katkı koymaya hazırız. 2023’te ortaya koyduğumuz özel sektör ve diaspora bağlantılarını yeniden masaya getirmeye hazırız. Yatırımcılarla, turizm sektörüyle ve uluslararası iş dünyasıyla kurulacak köprüye destek vermeye hazırız.
Üç yıl önce yaptığımız uyarının bugün yeniden gündeme gelmesi önemlidir. Ancak artık yeni bir açıklamadan fazlasına ihtiyacımız var. Karara ihtiyacımız var. Ekibe ihtiyacımız var. Takvime ihtiyacımız var.
2028’de uçmak istiyorsak, 2026’da başlamalıyız.































































































































































































