Özersay’dan hükümete mülkiyet eleştirisi: KKTC’nin verdiği tapuya sahip çıkmıyorsunuz
14/10/2026
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Postası’nda Gökhan Altıner’in sunduğu Sabah Postası programına konuk olarak, Kıbrıs Rum tarafının taşınmaz mallar üzerinden başlattığı tutuklama süreçlerini ve hükümetin bu konudaki tutumunu değerlendirdi. Özersay, “Vatandaşınızın can güvenliği ve özgürlüğü tehlike altında. KKTC’nin verdiği tapuya sahip çıkmıyorsunuz” diyerek hükümeti eleştirdi.
Kıbrıs Rum tarafının kuzeydeki taşınmaz mallarla ilgili attığı hukuki adımların yalnızca inşaat sektörünü değil, doğrudan Kıbrıslı Türklerin özgürlüğünü ve güvenliğini tehdit ettiğini savunan Özersay, hükümetin gerekli karşı tedbirleri almadığını söyledi.
“TUTUKLAMALAR ARTIK EŞDEĞER MAL SAHİPLERİNE KADAR UZANDI”
Kıbrıs Rum tarafının başlattığı tutuklama süreçlerinin giderek genişlediğine dikkat çeken Özersay, başlangıçta yabancı yatırımcıları hedef alan uygulamaların müteahhitlere, emlakçılara, mimarlara ve son olarak eşdeğer mal sahiplerine kadar uzandığını ifade etti.
Özersay, “Toplumun bir kesimiyle sınırlı kalmayacağını herkesin bilmesi gerekirdi. Döndü dolaştı, şimdi eşdeğerciye geldi iş. Yabancıyla başladılar, müteahhitle devam ettiler, emlakçıyla devam ettiler, mimarlara sorun çıkardılar, şimdi eşdeğercilere döndüler” dedi.
“MECLİS TOPLANMALI, KARŞI TEDBİR ALINMALIYDI”
Halkın Partisi olarak daha önce beş ayrı bölgede konferans düzenlediklerini belirten Özersay, hükümete Meclis’in toplanması ve ortak karar alınması yönünde çağrıda bulunduklarını hatırlattı.
Özersay, “Derhal Meclis’i toplayın, birlikte oy birliğiyle karar alın dedik. Kıbrıs Rum tarafına karşı tedbir almamız lazım. Taşınmaz Mal Komisyonu’yla ilgili adımlar atmalıyız. Uluslararası alanda diplomatik girişim seferberliği başlatmalıyız. Ancak bunlar yapılmadı” ifadelerini kullandı.
“1974 ÖNCESİ MAL SAHİBİNİN DE KKTC TAPUSU ALANIN DA HAKKI VAR”
Taşınmaz mallar konusunu uluslararası hukuk açısından değerlendiren Özersay, 1974 öncesindeki mülk sahiplerinin haklarının devam ettiğini, ancak KKTC tarafından verilen tapularla hak sahibi olan kişilerin de haklarının bulunduğunu söyledi.
Özersay, “1974 öncesindeki mal sahibinin mülkiyet hakkı bakidir. Ama 1974 sonrasında KKTC’nin verdiği tapuyla hak sahibi olmuş insanlar var. İki yarışan hak var burada. Kıbrıs Türkü’nün de hakkı var” dedi.
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun da bu anlayış üzerine kurulduğunu ifade eden Özersay, Kıbrıslı Rumların mülkiyet haklarının reddedilmeden Kıbrıslı Türklerin haklarının da savunulabileceğini belirtti.
“GÜNEYDEKİ KIBRIS TÜRK MALLARI KULLANILIYOR, TAZMİNAT ÖDENMİYOR”
Güney Kıbrıs’ta bulunan Kıbrıslı Türklere ait taşınmaz malların kullanımına da değinen Özersay, söz konusu mülklerin sahiplerinin rızası alınmadan kullanıma açıldığını ve ticari gelir elde edildiğini savundu.
Özersay, “Mal sahibinin Kıbrıslı Türk olduğunu ve hakkı bulunduğunu bilmelerine rağmen rızasını almadan kullanıma veriyorlar, ticari gelir elde ediyorlar, üzerine inşaat yapıyorlar, kamusal maksatlarda kullanıyorlar ve bir kuruş tazminat ödemiyorlar” diye konuştu.
“BU İNSANLAR KKTC YASALARINA GÖRE HAREKET ETTİ”
Kuzey Kıbrıs’ta taşınmaz mal alım satımı yapan kişilerin KKTC mevzuatına uygun hareket ettiklerini vurgulayan Özersay, hükümetin kendi hukuk düzenine göre işlem yapan vatandaşlarını koruması gerektiğini söyledi.
Özersay, “Bu insanlar yasaya aykırı bir şey mi yaptılar? KKTC mevzuatının kendilerine verdiği hak çerçevesinde hareket etmediler mi? İnşaat yaparken bütün izinleri ve ruhsatları bu ülkenin kurallarına göre almadılar mı? Kimin ne hakkı var bu insanlara bu şekilde davranmaya?” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ TEHLİKE ALTINDA”
Tutuklama süreçlerinin yalnızca ekonomik sonuçlar doğurmadığını belirten Özersay, müteahhitlerin ve ailelerinin yurt dışına seyahat konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
Bazı kişilerin çocuklarının Avrupa’daki mezuniyet törenlerine dahi katılamadığını söyleyen Özersay, aynı soyadını taşıyan aile bireylerinin de sorunlarla karşılaşabildiğini belirtti.
Özersay, “Senin vatandaşının şu anda can güvenliği, özgürlüğü tehlike altında ve bu giderek genişliyor. Bu insanlar hâlâ yurt dışına çıkamıyor. Aileleriyle birlikte sadece Türkiye’ye gidebiliyorlar, orada bile sıkıntı yaşayabiliyorlar” dedi.
“TÜRKİYE’NİN DAHA GÜÇLÜ TAVIR ORTAYA KOYMASI SAĞLANMALI”
Hükümetin Türkiye Cumhuriyeti ile daha güçlü bir diplomatik koordinasyon kurması gerektiğini belirten Özersay, uluslararası tutuklama emirleri konusunda Türkiye’nin daha net bir tavır ortaya koymasının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Özersay, “Türkiye’nin bu konuda daha net, daha güçlü bir tavır ortaya koyması için teşvik edilmesini ve yönlendirilmesini sağlayacak olan buradaki hükümetler olmalıdır” diye konuştu.
“KKTC’YE İNANIYORUZ DİYORSUNUZ AMA TAPUSUNA SAHİP ÇIKMIYORSUNUZ”
Hükümetin KKTC’nin hukuk düzenine ve verdiği tapulara sahip çıkmadığını savunan Özersay, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne inanıyoruz diyorlar. Nasıl inanayım be kardeşim senin KKTC’ye? KKTC’nin verdiği tapuya sahip çıkmıyorsun. KKTC’nin yaptığı hukuk düzenine sahip çıkmıyorsun.”
Özersay, Kıbrıs Rum tarafıyla diyaloğun sürdürülmesine karşı olmadığını ancak bu görüşmelerde taşınmaz mal konusunun açık biçimde masaya konulması gerektiğini de belirtti.
“ÜÇ TEMEL ADIM ATILMALI”
Yaşanan sorunların çözümü için üç temel adım atılması gerektiğini ifade eden Özersay, Kıbrıs Rum tarafına karşı tedbir alınması, Türkiye’nin daha etkin biçimde sürece dahil edilmesi ve uluslararası diplomasi seferberliği başlatılması çağrısında bulundu.
Özersay, “Kesinlikle bir karşı tedbir almamız lazım. İkincisi Türkiye’yi bu konuda harekete geçirmemiz gerekiyor. Üçüncüsü de diplomasi seferberliğine kalkışmak lazım” dedi.
“BİLLBOARDLARI DOLDURMUŞLAR AMA İNSANINA SAHİP ÇIKMIYORLAR”
Açıklamasının sonunda seçim sürecine de değinen Özersay, siyasi partilerin seçim kampanyalarına odaklandığını ancak vatandaşların yaşadığı sorunların çözülmediğini savundu.
Özersay, “Bizim insanımızın özgürlüğü, güvenliği söz konusu ve bu insanların huzuru kalmadı. Dönüp dolaşıp şimdi genel seçim bağlamında birtakım genel laflar edilecek. Billboardları doldurmuşlar, iki sistem partisi. Bir taraftan ‘Şimdi sıra bizde’ gibi şeyler var. Biri gelecek, sonra sıra öbürüne gelecek. Ama insanına sahip çıkmayan bir durum var ortada” ifadelerini kullandı.





























































































































































































