Özuslu: “Etik davranan gazeteciler değil, sahte hesaplar yine bildiğini yapacak”
04/05/2026
CTP Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ceza muhakemeleri usulü değişiklikleri içindeki masumiyet karinesi düzenlemesini eleştirdi. Özuslu, sıradan yurttaşların korunmasının doğru olduğunu ancak kamuya mal olmuş kişiler için isim ve fotoğraf yasağı getirilmesinin basın özgürlüğünü geriye götüreceğini söyledi.
Özuslu, masumiyet karinesinin herkes için korunması gereken temel bir ilke olduğunu vurgularken, asıl yasaklanması gerekenin bir kişiyi mahkeme yerine geçip “suçlu” ilan etmek olduğunu belirtti. Yargı sürecinin haber yapılmasının değil, kişilerin peşinen “hırsız”, “katil”, “dolandırıcı” ya da “Tecavüzcü” diye damgalanmasının sorun olduğunu ifade etti.
“Kamuya mal olmuş kişilerle sıradan vatandaş aynı kefeye konursa sapla saman karışır”
Özuslu, ekonomik, siyasi ya da kamusal gücü olmayan vatandaşlarla, kamusal makam taşıyan kişilerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kamuya mal olmuş kişiler hakkında görevleriyle bağlantılı iddiaların toplum tarafından bilinmesinin demokratik denetimin parçası olduğunu savundu.
“Bu saatten sonra böyle bir yasa geçerse Kıbrıs Türk basın özgürlüğü çok geri bir noktaya gidecek”
Sami Özuslu, ilgili maddenin bu haliyle yasalaşmasının basın özgürlüğü açısından ciddi gerileme yaratacağını belirtti. Kıbrıs Türk basınının uluslararası alanda hapiste gazetecisi olmayan bir yapı olarak öne çıktığını hatırlatan Özuslu, bir yıla kadar hapis tehdidi içeren bu düzenlemenin gazeteciyi susturma sonucunu doğuracağını söyledi.
“Kamuya mal olmuş kişilerin ismini ve fotoğrafını yayımlamayı yasaklamak düpedüz sansürdür”
Özuslu, yargı süreci devam eden kamu görevlileri, siyasetçiler ve kamusal figürlerle ilgili açık isim ve fotoğraf yasağını açık sansür olarak niteledi. Böyle bir düzenlemenin masumiyet karinesi adı altında basına yeni bir baskı alanı yaratacağını savundu.
“Etik sorunları hapis tehdidiyle çözmeye kalkarsak bunun sonu gelmez”
Masumiyet karinesine ilişkin düzenlemenin ceza muhakemeleri usulü yasasına eklenmesini de eleştiren Özuslu, bu tür meselelerin ilgili basın yasaları ve medya düzenlemeleri içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Etik ihlallerin yasak ve hapis tehdidiyle çözülemeyeceğini belirterek, aksi halde başka etik başlıklarda da benzer cezai düzenlemelerin gündeme geleceğini ifade etti.
“Etik davranan gazeteciler değil, sahte hesaplar yine bildiğini yapacak”
Özuslu, bu tür bir yasadan esas olarak kurumsal medya ve sorumlu gazetecilerin etkileneceğini, yeraltı medyası ve sahte sosyal medya hesaplarının ise yine aynı yayınları sürdüreceğini söyledi. Bu nedenle getirilecek yasağın amacına ulaşmayacağını savunan Özuslu, düzenlemenin yeniden ele alınmasını istedi.































































































































































































