Petrol Dolum Tesisine “Hayır!”
15/03/2012
Ümit Bahşi
Herkes bir tarafından tutmaya çalışarak, bizi bekleyen tehlikeyi masum göstermeye çalışıyor. Ülkenin her neresinde yapılıyorsa yapılsın, gelecekte çocuklarımıza bırakacağımız KKTC bu olmamalı. Büyükonuk’da yapılması düşünülen petrol dolum tesisinin, bir felaket getireceğini bile bile, popülist politikalarla siyaset yapılmaya çalışılıyor. Eğer yapımı üstlenen şirket ille de bir dolum tesisi kurmak istiyorsa, duyurulur; İskenderun ve Mersin bölgesinde devren veya satılık onlarca petrol dolum tesisi bulunmaktadır.
Avrupa Birliği standartlarının geçerli olmadığı ülkemizde, güvenlik ve denetimler de ahbap çavuş ilişkisiyle yürütüleceğinden dolayı, zararı halkımız görecektir. Tıpkı elektrik santraline filtre takılmadığı gibi… Dünyanın başka hangi ülkesinde acaba elektrik santralleri filtresiz çalıştırılmaktadır bizdeki gibi? Ya büyük gazetecilere ne demeli? İskenderun ve Mersin’e gidip beş yıldızlı otellerde kalıp yiyip içtikten sonra, oralardaki petrol dolum tesislerini inceleyip (!) bize engin tecrübelerini aktaracaklarmış.
Bu dolum tesisinin UBP hükümetinin dönemine rastlamasının, partiyle alakası yoktur. Duyarlı milletvekilleri gizlice bu konuya destek vermeyeceklerini bizlere duyuruyorlar. Petrol dolum tesisine karşı çıkmak, bir insanlık görevidir. Size daha önce Nijerya’da yaşanmış bir felaket örneğini tekrardan sunmak istiyorum.
'Nijerya'daki petrol felaketinin izleri otuz yılda silinebilir'
Birleşmiş Milletler, 2008 ve 2009'da Nijerya'da yaşanan petrol sızıntılarıyla ilgili beklenen raporunu açıkladı.
Raporda, bölgede oluşan doğal tahribatın izlerinin silinmesinin otuz yıl alabileceği belirtildi.
BM raporunda ayrıca, petrol sızıntılarında bölgede faaliyet sürdüren Shelll şirketinin gerekli prosedürleri izlememesinin etkili olduğunun altı çizildi.
Shell, çarşamba günü yaşanan iki dev petrol sızıntısında sorumluluğu olduğunu kabul etmişti.
Bugün açıklanan BM raporunun Shell şirketi tarafından finanse edilmiş olması, raporun güvenilirliğine dair taratışma yaratmıştı.
8 santim petrol tabakası
BM Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan raporda petrol sızıntısı sonucunda oluşan hasarın bölgedeki yaşamı ciddi oranda tehdit ettiği belirtildi.
Raporun bir bölümünde, bölge halkının içme suyu olarak kullandığı bir gölde 8 santim kalınlığında petrol tabakasının bulunduğuna dikkat çekildi.
Raporda ayrıca, sızıntının yaşandığı Ogoniland bölgesinde yaşayanların kaza sonrasında stok yapmak için petrol borularına yöneldiği ve sağlıklarını riske attıkları da bildirildi.
"Zarar gören yerliler milyoner olabilir"
Ham petrolle kirlenen mangrov bataklıkları çevresinde yaşayan Bodo halkının avukatları, davanın Shell'e yüz milyonlarca dolara mal olabileceğini söyledi.
Shell, petrol sızıntısına sabotaj ya da petrol çalma girişimlerinin değil, ekipmanlardaki bir arızanın yol açtığını bildirdi.
Şirket, Nijerya yasalarına uygun şekilde tazminat ödeyeceğini söylüyor.
Bodo halkının avukatları ise bunun ülkede doğal kaynak çıkaran ve İngiltere merkezli diğer şirketler için de örnek teşkil edebileceğini, bu nedenle davaların İngiliz mahkemelerine de taşınabileceğini bildirdi.
Balıkçılıkla geçinen Bodo köylüleri, Shell'in İngiltere örgütlenmesi hakkında 2008 ve 2009 yıllarındaki iki ayrı sızıntının çevreye ve geçim kaynaklarına zarar verdiği gerekçesiyle dava açmıştı.
Bölgede 70 bin kişi balıkçılık ve çiftçilikten geçiniyor.
Sızıntılara ilişkin video kayıtları inceleyen uzmanlar, bunun Alaska'da 1989'daki Exxon Valdez felaketi kadar büyük olabileceği görüşünde.
Guardian gazetesinin haberine göre 45 milyon metreküp petrol tenha bir bölgedeki kıyı şeridini harap etmişti.
Habere göre Shell şimdiye dek 180 bin metreküpten az petrol döküldüğünü iddia ediyor.
Tazminatın miktarının henüz belirlenmediği ancak Shell'e bölgeyi temizlemenin ve geçim kaynağını kaybedenlere yapılacak ödemelerin maliyetinin 100 milyon doları aşabileceği belirtiliyor.
Nijeryalı köylüler, Shell'den milyonluk tazminat alabilir
Petrol devi Shell, Nijerya'nın Delta bölgesinde iki dev petrol sızıntısında sorumluluğu olduğunu kabul etti.
Shell'in Nijerya şubesinin sorumluluğu kabul ettiğini gösteren mektubu BBC yetkilileri de gördü.
Ham petrolle kirlenen mangrov bataklıkları çevresinde yaşayan Bodo halkının avukatları, davanın Shell'e yüz milyonlarca dolara mal olabileceğini söyledi.
Shell, petrol sızıntısına sabotaj ya da petrol çalma girişimlerinin değil, ekipmanlardaki bir arızanın yol açtığını bildirdi.
Şirket, Nijerya yasalarına uygun şekilde tazminat ödeyeceğini söylüyor.
Bodo halkının avukatları ise bunun ülkede doğal kaynak çıkaran ve İngiltere merkezli diğer şirketler için de örnek teşkil edebileceğini, bu nedenle davaların İngiliz mahkemelerine de taşınabileceğini bildirdi.
Balıkçılıkla geçinen Bodo köylüleri, Shell'in İngiltere örgütlenmesi hakkında 2008 ve 2009 yıllarındaki iki ayrı sızıntının çevreye ve geçim kaynaklarına zarar verdiği gerekçesiyle dava açmıştı.
Bölgede 70 bin kişi balıkçılık ve çiftçilikten geçiniyor.
Sızıntılara ilişkin video kayıtları inceleyen uzmanlar, bunun Alaska'da 1989'daki Exxon Valdez felaketi kadar büyük olabileceği görüşünde.
Guardian gazetesinin haberine göre 45 milyon metreküp petrol tenha bir bölgedeki kıyı şeridini harap etmişti.
Habere göre Shell şimdiye dek 180 bin metreküpten az petrol döküldüğünü iddia ediyor.
Tazminatın miktarının henüz belirlenmediği ancak Shell'e bölgeyi temizlemenin ve geçim kaynağını kaybedenlere yapılacak ödemelerin maliyetinin 100 milyon doları aşabileceği belirtiliyor.














































































































































