Advertisement

Advertisement

Şoföroğlu: “Turizmde Geriliyoruz, Rakiplerimiz Pazarlarını Büyütüyor”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ad ads ads
04/11/2026

Şoföroğlu: “Turizmde Geriliyoruz, Rakiplerimiz Pazarlarını Büyütüyor”

Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Müdürü Mustafa Şoföroğlu, eylül ayı itibarıyla ortaya çıkan turizm istatistiklerinin ülkede ciddi bir gerilemeye işaret ettiğini belirterek, turizm politikalarını ve hükümetin sektöre yaklaşımını eleştirdi. Şoföroğlu, özellikle İngiltere pazarındaki kayıplara dikkat çekerek, Güney Kıbrıs'a eylül ayı itibarıyla 1 milyon 87 bin 344 İngiliz turist gelirken, Kuzey Kıbrıs'a aynı pazardan yalnızca 17 bin 553 turist geldiğini kaydetti.

Şoföroğlu, turizmin ülkenin ekonomik geleceğinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Turizmi kazanan ülkeyi kazanır. Ve bizim artık kazanmaya ihtiyacımız var” dedi.

Şoföroğlu'nun açıklamasının tamamı şöyle:

TURİZMİ KAZANAN ÜLKEYİ KAZANIR!

Kıymetli dostlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Eylül ayı itibarıyla ortaya çıkan turizm istatistikleri, artık görmezden gelinemeyecek kadar ciddi bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Ülke Turizmimiz genel anlamda gerilemekte, konaklama da, geceleme de, Karasınır geçişlerinde ve özellikle yabancı turist pazarında ciddi kayıplar yaşamaktayız. Üstelik bu kayıplar, bölgemizdeki rakip destinasyonların turizm alanında önemli mesafeler katettiği bir dönemde yaşanmaktadır.

Öyleyse kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Biz nerede yanlış yaptık? Bu noktaya nasıl geldik?

Cevap aramamız gereken sorular bunlardır.

Çünkü bugün yaşadığımız sorunlar bir günde ortaya çıkmadı. Plansızlık, programsızlık, gaylesizlik, vizyonsuzluk, siyasi irade eksikliği, hükümetlerin turizme gereken önemi vermemesi ve sektörün gerçek ihtiyaçlarını görmezden gelen yaklaşımlar bizi bugünkü noktaya taşıdı.

Yıllardır turizmin temel sorunlarını çözmek yerine, popülist söylemlerle günü kurtarmayı tercih ettik. Yapılabilecekleri talep etmek yerine, gerçekleşmesi mümkün olmayan beklentiler üzerinden siyaset ürettik. Turizmin önünü açacak somut politikalar geliştirmek yerine, makamlarımızı ve siyasi konumlarımızı korumayı öncelik haline getirdik.

Oysa turizm, birkaç açılış töreniyle, birkaç toplantıyla veya güzel sloganlarla yönetilebilecek bir sektör değildir. Turizm; vizyon, planlama, istikrar, tanıtım, ulaşılabilirlik ve sürdürülebilir politikalar gerektirir.

Bugün Güney Kıbrıs ile aramızdaki turist pazarlarına baktığımızda, özellikle İngiltere pazarındaki uçurum son derece düşündürücüdür. Örneğin Güney Kıbrıs’a eylül ayı itibarıyla gelen İngiliz turist sayısının 1.087.344 kişi olduğu bir ortamda, Kuzey Kıbrıs'a bu pazardan sadece 17.553 turist çekebilmesi üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Peki, aramızdaki fark nedir? Aynı adada, aynı coğrafi avantajlara sahipken neden bu kadar farklı sonuçlarla karşılaşıyoruz? Neden rakiplerimiz pazarlarını büyütürken biz mevcut pazarlarımızı dahi koruyamıyoruz?

Bu tabloyu yalnızca uçak seferlerine, ulaşım sorunlarına veya dış koşullara bağlayarak açıklayamayız. Elbette bunların etkisi vardır. Ancak asıl mesele, ülkenin turizm politikası ve bu politikayı hayata geçirecek siyasi iradenin ortaya konulamamasıdır.

Unutulmamalıdır ki turizm, KKTC ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biridir. Dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 60'ını karşılayan ekonomik katkısıyla yalnızca otelcilerin, acentelerin veya turizm çalışanlarının meselesi değildir. Turizm; esnafın, üreticinin, çalışanların, yatırımcının ve dolayısıyla bütün ülkenin meselesidir.

Bugün sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise hızla artan girdi maliyetleridir. Personel istihdamından enerjiye, ulaşımdan işletme giderlerine kadar hemen her alanda maliyetler ciddi biçimde yükseldi. İşletmelerin rekabet gücünü koruması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Böyle bir ortamda turizmi destekleyecek politikalar geliştirmek bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur.

Artık popülizmi bir kenara bırakmanın, hamasi söylemlerden uzaklaşmanın ve gerçeklerle yüzleşmenin zamanı gelmiştir.

İhtiyacımız olan şey; turizmi gerçekten benimseyen, sektörün sorunlarını kendi sorunu olarak gören, uluslararası pazarlardaki gelişmeleri takip eden, hedef koyan ve bu hedefleri gerçekleştirmek için mücadele eden bir yönetim anlayışıdır.

İngiltere pazarından Asya'ya, Avrupa'dan Orta Doğu'ya kadar yeni pazarlar oluşturmak, mevcut pazarları korumak, hava ulaşımını güçlendirmek, tanıtım bütçelerini doğru kullanmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve sektörün rekabet gücünü artırmak zorundayız.

Çünkü turizm beklemez dostlar. Rakiplerimiz beklemiyor. Dünya değişiyor, destinasyonlar gelişiyor ve turist artık alternatifler arasında çok daha kolay tercih yapabiliyor. Biz ise hâlâ aynı sorunları konuşuyor, aynı beklentileri dile getiriyor ve ne yazık ki aynı yerde sayıyoruz.

Turizm seçim dönemlerinde hatırlanan bir sektör olmaktan çıkarmalı, ülkenin ekonomik geleceğinin merkezine yerleştirilmelidir.

Çünkü turizmi kaybeden yalnızca sektör değildir. Turizmi kaybeden ülke gelirini, istihdamını, yatırımını, uluslararası görünürlüğünü ve geleceğe dair umutlarını da kaybeder.

Artık söz değil, icraat; popülizm değil, vizyon; günü kurtarmak değil, geleceği planlamak zamanıdır dostlar.

Kıbrısın Kuzeyi turizmde hak ettiği yerde değildir. Ve bu durum ne kaderdir ne de kabul edilmesi gereken bir gerçektir.

Turizmi kazanan ülkeyi kazanır. Ve Bizim artık kazanmaya ihtiyacımız var.

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.