Taçoy: Bir savaş halini fark etmek için illa ki füze mi düşmesi lazım?
03/04/2026
Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, Haber Kıbrıs ekranlarında Muazzez Gazihan’ın sunduğu Haber ve Ötesi programında hükümetin hayat pahalılığı düzenlemesini savundu. Cumhuriyet Meclisi’nde yasa yerine yasa gücünde kararnameyle yürürlüğe konulan düzenlemeye yönelik tepkileri değerlendiren Taçoy, alınan kararın bir tasarruf değil, ekonomik kriz ihtimaline karşı “sigorta” niteliği taşıdığını söyledi.
Sendikaların “mücadele sürecek” açıklamaları, Başbakan Ünal Üstel’in Bakü dönüşünde karşılaşacağı protestolar ve pazartesi günü başlayacak yeni süreçle ilgili konuşan Taçoy, hükümetin attığı adımın savaş ve küresel ekonomik belirsizlik ortamında alınmış bir önlem olduğunu savundu.
“Bir savaş halini fark etmek için illa ki füze mi düşmesi lazım?”
Taçoy, dünyadaki gelişmelerin Kuzey Kıbrıs’ı da doğrudan etkileyeceğini belirterek, hükümetin aldığı kararın arkasında yaklaşan ekonomik risklerin bulunduğunu söyledi.
“Bir savaş halini fark etmek için illa ki füze mi düşmesi lazım? Füze düşerse mi tedbir alınması lazım?” diyen Taçoy, Avustralya’dan Amerika’ya kadar birçok ülkenin ekonomik tedbir almaya başladığını ifade etti.
Bazı ülkelerin akaryakıtı karneye bağladığını, bazılarının ise yükselen maliyetler nedeniyle farklı enerji modellerine yöneldiğini söyleyen Taçoy, dünyada yaşanan gelişmelerin görmezden gelinemeyeceğini dile getirdi.
Taçoy, “Bu yıl iki tane seçim var. Seçim yılıdır. Siyasetçi normalde iyi şeyler yapmak ister, kötü şeyler yapmak istemez. Ama bazen kontrol edemeyeceği doğal olaylar ya da savaşlar nedeniyle tedbir almak zorunda kalır” dedi.
Siyasetçinin önünde iki tercih olduğunu söyleyen Taçoy, “Siyasetime uygun gelecek bir karar mı üretmeliyim, yoksa ekonomik bir tedbir mi almalıyım? Şu anda önde olan ekonomik tedbir almaktır” ifadelerini kullandı.
Hükümetin aldığı kararın tasarruf olarak görülmemesi gerektiğini belirten Taçoy, bunun gelecekte yaşanabilecek ekonomik baskıya karşı bir güvence olduğunu savundu.
“Devlet üç ay önceden cebimize para koyuyor”
Taçoy, hayat pahalılığı ödeneğinin normalde haziran ayında verilmesi gerekirken nisan ayında verilmesinin yanlış anlaşıldığını söyledi.
Düzenlemeyle birlikte devletin vatandaşın cebine üç ay önceden para koyduğunu savunan Taçoy, “Haziran’da verilecek hayat pahalılığı nisan ayında veriliyor. Üç ay için devlet fazladan para aktarıyor” dedi.
Örnek veren Taçoy, 100 bin TL maaş alan bir kişinin yaklaşık yüzde 8 oranında, yani aylık 8 bin TL civarında ek gelir elde edeceğini söyledi. Bu paranın nisan, mayıs ve haziran aylarında alınacağını belirten Taçoy, “Devlet üç ay önceden cebimize para koyuyor. Böylece ekim ayına kadar bir rahatlama sağlıyor. Bu bir tasarruf değil, sigortadır” diye konuştu.
Elektrik zammı tartışmalarına da değinen Taçoy, Kıb-Tek’te paçal hesaplama sistemi bulunduğunu, bu nedenle akaryakıt fiyatlarındaki değişimin zam ihtiyacını doğurduğunu ancak mevcut durumda yüzde 22’lik artışın uygulanmadığını söyledi.
“Yüzde 22’lik bir zam olması gerekli mi? Evet, gerekli. Ama yapılmadı” diyen Taçoy, buna rağmen kamuoyunda sürekli daha büyük zamların geleceği yönünde bir hava yaratıldığını söyledi.
“Sadece şişirme, bir bunalım yaratma noktasındadır. Şu anda kendi duygularımıza kapılıp ‘şöyle bir zam gelecek, böyle bir ateş gelecek’ diye konuşmanın anlamı yok” ifadelerini kullandı.
Özel sektör çalışanlarının ve asgari ücretlilerin de hayat pahalılığı oranında artış göreceğini öne süren Taçoy, yalnızca devlet çalışanlarının değil, özel sektörün de aynı ekonomik dengeden etkileneceğini söyledi.
“Yasa gücünde kararnameyi sabaha karşı öğrendik”
Taçoy, düzenlemenin Meclis’te yasa yerine yasa gücünde kararnameyle geçirilmesine ilişkin tartışmalarda, bu yöntemi önceden bilmediğini söyledi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin konuşmalarından sonra söz alıp kürsüye çıkmaya hazırlandığını anlatan Taçoy, sabaha karşı Meclis’e ara verildiğini ve daha sonra kararname yoluna gidildiğini öğrendiğini belirtti.
“Ben hazırlandım, konuşacaktım. Cumhuriyetçi Türk Partisi bitirdikten sonra kürsüye çıkacaktım” diyen Taçoy, gece saat 04.00-04.30 sıralarında yasa gücünde kararname çıkarılacağını duyduğunu söyledi.
“Meclis’in kapatıldığını yaklaşık 15 dakika sonra öğrendim. Yayın bitti, herkes çıktı. Kendi odamdaydım. Sonra öğrendim ki Meclis’e ara verilmiş” dedi.
Taçoy, buna rağmen yaşananları “kandırma” olarak görmediğini ifade etti. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Meclis’e ara vermemesi halinde düzenlemenin zaten Meclis’ten geçeceğini savunan Taçoy, “Devam etseydi, yasa geçecekti” dedi.
“Bu bir seçim yılıdır, mağduriyet olursa hükümet yeniden adım atar”
Taçoy, sendikaların eylemlerinin şu aşamada erken olduğunu savundu. Tepkinin eylül ayında ortaya konulmasının daha anlamlı olacağını belirten Taçoy, hükümetin altı aylık bir süreyi güvence altına aldığını söyledi.
“Bu eylemler eylül ayında yapılmış olsaydı takdir ederdim” diyen Taçoy, son dört yılda maaşların ve asgari ücretin yaklaşık yüzde 100 arttığını savundu.
Buna rağmen ekonomide ithalata dayalı yapı nedeniyle hayat pahalılığının sürdüğünü söyleyen Taçoy, döviz kurları aynı seviyede kalsa bile devletin gelirlerinin hayat pahalılığı kadar artmadığını, bu nedenle bütçede açık oluştuğunu ifade etti.
“Hayat pahalılığını veriyorsunuz ama aynı oranda gelir yaratamıyorsunuz. Dolayısıyla finansal açık ortaya çıkar” dedi.
Taçoy, ekonomik başarıyı yalnızca para üzerinden değerlendirmenin yanlış olduğunu da söyledi. Üniversitede ekonomi derslerinde kendilerine öğretilen bir örnekten söz eden Taçoy, İngilizce “success” kelimesinin üzerindeki çizgilerle dolar ve para işaretlerine dönüştürüldüğünü, ancak gerçek başarının para değil istikrar olduğunu anlattı.
“Ekonomide başarı para değildir, istikrardır. Herkesin bazı şeylerden feragat etmesi gerekir” diyen Taçoy, önümüzdeki dönemde küresel krizin daha da derinleşeceğini savundu.
Amerika ile İran arasında yükselen gerilim, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı ve petrol fiyatları üzerinden değerlendirme yapan Taçoy, akaryakıtın varil fiyatında psikolojik sınırın oluştuğunu söyledi.
“15 Nisan’a kadar bu savaşın bitmesini bekliyorum. Çünkü ekonomik eşik başka, psikolojik eşik başka. Akaryakıt 6 dolar seviyesine çıkarsa herkes batmaya başlar” ifadelerini kullandı.
Pazartesi günü başlayacak süreçle ilgili de konuşan Taçoy, özellikle haziran ayında emekli olacak ve artıştan yararlanamayacak yaklaşık 100 kişinin mağduriyet yaşayabileceğini söyledi.
55 veya 60 yaş nedeniyle mecburi emekli olacak kişilerin haziranda almayı planladıkları artışı alamayacaklarını belirten Taçoy, hükümetin bu kişiler için ayrı bir yasal düzenleme hazırlayacağını ifade etti.
“Bu kişilerin sayısı bize yaklaşık 100 olarak verildi. Binlerce kişi değil. Onlar için ayrı bir düzenleme yapılacak” dedi.
Taçoy, sözlerini hükümetin gerektiğinde yeni adımlar atacağını söyleyerek tamamladı:
“Bu bir seçim yılıdır. Eğer alınan tedbirlere rağmen mağduriyet yaşanırsa, hükümet bunu yeniden değerlendirir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın.”































































































































































































