Talip Atalay: Devletin kayıt sorumluluğu muhtarlara yüklenemez
02/11/2026
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Milletvekili Talip Atalay, 6 Aralık 2026’da yapılacak Milletvekilliği Erken Genel Seçimi’nde adaylardan istenen üç yıllık ikamet belgesine ilişkin açıklama yaptı. Atalay, devletin kendi kayıtlarıyla doğrulaması gereken bilgilerin muhtarların sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini belirterek, dijital sistem oluşturulması çağrısında bulundu.
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) seçime ilişkin 11 No’lu Duyurusu kapsamında adaylardan son üç yıldır KKTC’de daimi ikamet ettiklerini gösteren muhtar belgesi istendiğini hatırlatan Atalay, üç yıldır KKTC’de ikamet etmek ile üç yıldır aynı köy veya mahallede yaşamanın aynı şey olmadığını vurguladı.
Son üç yıl içerisinde farklı ilçelerde veya mahallelerde yaşamış bir vatandaşın önceki ikametinin, yeni taşındığı yerdeki muhtar tarafından hangi resmî kayıtlara dayanarak doğrulanacağının belirsiz olduğunu kaydeden Atalay, muhtarların nüfus, muhaceret ve geçmiş ikamet kayıtlarına erişimi olup olmadığını sorguladı.
Muhtarların doğrulayamadıkları bilgiler üzerinden belge düzenleyerek hukuki sorumluluk üstlenmelerinin beklenmemesi gerektiğini ifade eden Atalay, kamu kurumları arasında güvenli veri paylaşımının sağlanamamasının hem vatandaşları hem de kamu görevlilerini gereksiz sorunlarla karşı karşıya bıraktığını belirtti.
Atalay, YSK’den üç yıllık ikamet şartının nasıl belgelendirileceğini, farklı yerleşim yerlerinde geçirilen sürelerin nasıl doğrulanacağını ve muhtarların sorumluluk sınırlarını açıklığa kavuşturmasını istedi.
İçişleri Bakanlığına da çağrıda bulunan Atalay, ikamet geçmişinin resmî kayıtlardan doğrulanabileceği dijital bir sistem oluşturulmasını ve bu sistem kuruluncaya kadar uygulanabilir geçici bir çözüm geliştirilmesini talep etti.
Amaçlarının vatandaşların seçilme hakkını korumak, muhtarları hukuki risklerden uzak tutmak ve kamu hizmetlerinde güvenilirliği sağlamak olduğunu belirten Atalay, dijitalleşmenin yalnızca bürokrasiyi azaltmak değil, vatandaşın hakkını, kamu görevlisinin hukuki güvenliğini ve devlete duyulan güveni korumak anlamına geldiğini kaydetti.































































































































































































